Kadastro tespiti öncesi zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasında, arazinin orman vasfında olduğu gerekçesiyle reddedilen kararların Yargıtayca onanması.
Özet: Uzun yıllardır tarla olarak zilyetliğinde bulunduğunu iddia ettiği taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ve kendi adına tescilini talep eden davacının açtığı tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi taşınmazın orman niteliği taşıdığı, geçmişte ve halen orman karakteristiğine sahip olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı ve hava fotoğraflarına göre tasarruf edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, bu karar davacının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, temyiz incelemesinde de bölge adliye mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle onanarak, davacının zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil talebi kesin olarak reddedilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KARAR
    : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Eruh Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili Eruh ilçesi ... köyünde bulunan 150 ada 25 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı ... adına tespit ve tespitin kesinleşmesi ile de tapuya tescil edildiğini, taşınmazın 50 yılı aşkındır tarla olarak malik sıfatıyla davacının zilyetliğinde bulunduğunu, davacının taşınmazı ekip biçtiğini ve bakımını düzenli olarak yaptığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davalı taşınmazda geçmişte yoğun bir şekilde meşe orman ağaçları varken bu parsel üzerinde bulunan orman örtüsü zaman içerisinde yok edildiği, davalı parselin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olduğu, toprağının orman toprağı olduğu, mevcut haliyle orman bütünlüğünü bozmakta olduğu, mevcut ormanlar ile bir bütünlük arz ettiği ve mevcut ormanların bir devamı niteliğinde olduğu, bu parselin fiili durumunun ve geçmişinin orman parseli olduğu, 2001 yılı hava fotoğraflarında taşınmazın tasarruf edilmediği ve kullanılmadığı, taşınmazın özel mülkiyete konu olmayacak yerlerden olduğu ..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, jeodezi bilirkişi raporundan 1984, 2001 yılı hava fotoğrafı incelemesinden kullanılmadığı ve tasarrufa konu olmadığı belirtilerek mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, kadastro tespiti öncesi nedene (zilyedliğe) dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    SONUÇ
    : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
    179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    17.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!