9. Ceza Dairesi, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve fuhuş suçlarından verilen mahkumiyet kararlarını, eksik delil ve hukuki yanılgılar nedeniyle inceleyerek bazılarını bozmuş, bazılarını ise onamıştır.
Özet: Bu hukuki belgede, Ağır Ceza Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve fuhuş suçlarından mahkum edilen sanıklar hakkındaki temyiz incelemesi sonucunda, bir sanık yönünden nitelikli cinsel istismar mahkumiyeti onanırken, diğer bir sanık hakkında fuhuş suçunun hukuki vasıflandırmasında ve mağdurenin birden fazla kez cinsel ilişkiye girmesi sağlandığına yönelik ifadeler olmasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasında hata yapıldığı, üçüncü sanık hakkında ise mağdurenin çelişkili beyanları dışında cezalandırmaya yeter, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.
9. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇLAR
    : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, fuhuş
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    İlk Derece Mahkemesince verilen ve sanık ... hakkında re'sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
    Sanık ... müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve fuhuş; sanıklar ... ve ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
    Özetle, adli tıp kurumu raporuna göre mağdurenin kızlık zarının bozulmasının ve buna bağlı travmaların sanık ... ile tanışmasından önceye dayandığına, sanığın mağdure ile birlikte kalmadığına yönelik beyanlarını tanık komşularının da doğruladığına, diğer sanık ...’ın anlatımlarının dahi sanık ...’ın beyanlarını doğruladığına, sanık ...’ın akıl hastası olduğu tespit edilmesine rağmen beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulduğuna, sanık ... ile mağdurenin beyanları arasındaki çekişkinin giderilmediğine, tanıklar Meryem ve Mehmet’in mağdurenin abla ve abisi olmalarına rağmen sanığı hiç tanımadıkları beyanlarının sanık lehine yorumlanması gerektiğine, sanık hakkında hiç bir delil olmamasına rağmen verilen mahkumiyet kararının hatalı olduğuna ilişkindir.
    B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
    Özetle, mağdurenin soyut ve afaki beyanları dışında dosyada delil olmadığına, hayatın olağan akışı da dikkate alındığında sanığın suçla bir ilgisi olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
    C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
    Özetle, mağdure ve tanıkların beyanlarına göre sanığın suçsuz olduğuna, ayrıca sanık akıl hastası olduğu için suçun sabit kabul edilmesi halinde sanık hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, hapis cezası verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    A. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    B. Sanık ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
    Mağdure ifadeleri, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanık ...'ın on beş yaşından küçük mağdureyi sanık ... ile mağdurenin kendisine ait ikamette birden çok kez cinsel ilişkiye girmesini sağladığının kabulü karşısında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37. maddesi kapsamında müşterek fail olarak katıldığı ve mevcut haliyle eyleminin hem 5237 sayılı Kanun'un 227/1. maddesinde düzenlenen fuhuş hem de aynı Kanun'un 103/2. maddesinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını oluşturup, bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinde yer alan fikri içtima kuralı uyarınca sanığın daha ağır olan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek fuhuş suçundan hüküm kurulması,
    Kabule göre de, mağdurenin aşamalarda sanık ...'ın fuhuş suçunu birden fazla kez işlediğine yönelik ifadesi ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanması gerekirken eksik ceza tayini,
    Hukuka aykırı bulunmuştur.
    C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
    Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurenin mahkemede babasının kendisini sanık ...'la zorla evlendirdiğine, annesi olan sanık ...'ın bu evliliğe karşı çıktığına yönelik ifadesi, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurenin çelişkili beyanları dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
    D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
    Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2018 gün, ███████-1107 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da ayrıntıları açıklandığı üzere suç tarihinde yürürlükte bulunan; 5237 sayılı Kanun'un 103/2. maddesinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezasının alt sınırının 8 yıl olması ve 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi bulundurulmasının zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında Mahkemece hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 151/1, 188/1. maddeleri uyarınca, duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken sanık ... müdafiinin yokluğunda, adı geçen sanık hakkında yeni bir müdafii de görevlendirilmeden ya da oturum ertelenmeden yargılamaya devam edilerek hükmün tesis ve tefhim edilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup bu durumun 5271 sayılı Kanun'un 289/1-e maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık hâllerinden olduğu anlaşıldığından, Mahkemece verilen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
    IV. KARAR
    A. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
    Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
    B. Sanık ... Hakkında Fuhuş ve Sanıklar ... ile ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
    Gerekçenin (B), (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İskenderun 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, sanık ... ve ...'ın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    23.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!