Nakliyat emtiası hırsızlığı sonrası sigorta tazminatının davalı sigorta şirketi tarafından sahte e-posta ile yönlendirilen üçüncü kişiye ödenmesi nedeniyle açılan tazminat davası.
Özet: Davacı şirket, nakliye sırasında çalınan malları için eksperce belirlenen sigorta tazminatının, davalı sigorta şirketi tarafından, kendilerinin göndermediği ve dolandırıcılık amaçlı olduğunu iddia ettikleri bir e-posta ile değiştirilen üçüncü taraf banka hesabına yapıldığını, bu nedenle şirkete bir ödeme gerçekleşmediğini ve basiretli tacir gibi davranmayan sigorta şirketinin tazminatı asıl hak sahibine ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini belirterek tazminat alacağını talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2023
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;Müvekkili Şirketin; faaliyet gösterdiği alan/larda öncü, güvenilir ve itibarlı bir firma olduğunu, faaliyet gösterdiği alan ile gerçekleştirdiği işler kapsamında yurt içi ve yurt dışı taşımacılık ve nakliye operasyonları da gerçekleştirdiğini, bu kapsamda, basiretli bir tacir olarak, olası kazalar ve yaşanabilecek çeşitli sorunlara ilişkin “sigortacılık” alanında faaliyet gösteren şirketler ve/veya bu şirketlerin acenteleri ile sigorta poliçelerini tanzim ettiğini, ilgili operasyonlarını güvence altına aldığını, huzurdaki olayda da; ------ başlayıp----- yapılacak olan sevkiyat, Davalı ---- acentesi olan ----- tanzim edilen ------- başlangıç tarihli nakliyat abonman blok poliçesi (“Poliçe”) ile sigortalandırıldığını, daha sonra, Müvekkili Şirket tarafından----- yapılması planlanan sevkiyata başlandığını, sevkiyat devam ederken;------ konu emtianın kimliği belirlenemeyen kişilerce çalındığını, akabinde; Müvekkili Şirket tarafından, ---- yaşanan olaya ilişkin bildirimde bulunulduğunu, yapılan bildirimin ardından ---- numaralı dosya açılarak “eksper” ataması yapıldığını, yapılan eksper incelemesi neticesinde ise Müvekkili Şirket’e ödenmek üzere 66.288,32-USD (Altmış Altı Bin İki Yüz Seksen Sekiz Amerikan Doları Otuz İki Sent) tazminat tutarı hesaplandığını, daha sonra Müvekkili Şirket tarafından, hesaplanan tazminat tutarının ödenmesine ilişkin talep ve bildirimde bulunulmuş ve fakat tazminat tutarının Müvekkil Şirket’e ödenmediğini, sonrasında ise ilgili duruma ilişkin -------- şikayette ve bildirimde bulunulduğunu, konuya ilişkin Müvekkili Şirket’e; (i) ---- tarihli cevap yazısı; (ii) Kurum tarafından ise ---- referans numaralı cevap yazısı iletildiğini, davalı sigorta tarafından iletilen 13.09.2023 tarihli cevap yazısında özetle; Eksper incelemesi neticesinde 66.288,32-USD tutarında tazminatın belirlendiğini, belirlenen tazminat tutarının -----bildirilmiş olan banka hesabına, 24.07.2023 tarihinde yatırıldığı, Müvekkili Şirket tarafından gönderildiği iddia edilen bila tarihli e-postalar doğrultusunda ödemenin yapıldığı banka hesap bilgilerinin değiştirildiğini, -----gerekli ödemeyi yaparak hukuki sorumluluğunu yerine getirdiği ifade edildiğini, kurum’un ---- referans numaralı cevap yazısında da ----- tarafından iletilen ---- tarihli cevap yazısındaki ifadelerin aynısına yer verilmiş, kurum’un konuya ilişkin araştırmasının değil; ----- iletildiğini, yukarıda belirtilen cevap yazılarında ifade edildiği üzere; ------ konuya ilişkin beyan ve iddiasının, Müvekkili Şirket tarafından ilgili tazminat ödemesinin yapılacağı banka hesap bilgilerinin değiştirilmesi talebinde bulunulduğu yönünde olduğunu, Müvekkili Şirket tarafından ---- sigorta tazminatının başka bir banka hesaba yapılması talebine ilişkin herhangi bir e-posta dahil ve fakat bununla sınırlı olmaksızın hiçbir bildirimde ve/veya talepte bulunulmadığını, bu hususun, Müvekkili Şirket’in, -------bilgisayarları ile e-posta sistemleri incelendiğinde de açıkça görüleceğini, ---------tarafından gönderildiğini iddia ettiği e-posta, daha sonra detaylıca izah edileceği üzere, Müvekkili Şirket tarafından gönderilmediğini, bu hususun, yalnızca e-posta yazışmasının içeriği, ---- kullanımı ve anlatım bozukları ile dahi açıkça anlaşılabilir nitelikte olduğunu, ----- ilişkin ödeme yaptığını iddia ettiği banka hesap bilgilerinin --------- bulunan bir banka nezdindeki hesaba ait olduğunu, Müvekkili Şirket’le hiçbir ilgisi bulunmadığını, Müvekkili Şirket’in ----------- kain herhangi bir gerçek veya tüzel kişiyle herhangi bir ticari, hukuki veya sözleşmesel ilişkisi bulunmadığını, bu hususun davalı tarafından da bilindiğini, daha sonra detaylıca izah edileceği üzere, “sigortacılık” gibi ------ve hukuki bilgi gerektiren ve gerek ulusal gerekse uluslararası mevzuatta özel olarak düzenlenen bir alanda faaliyet gösteren ------------kendilerine iletilen banka hesabının Müvekkili Şirket’e ait olmadığını bilebilmeleri; en azından bu hususa dair Müvekkili Şirket’le iletişime geçmelerinin gerektiğini, fakat, huzurdaki olayda, davalı, bu hususa dair Müvekkili Şirket’le hiçbir şekilde iletişime geçmediğini, bu kapsamda, davalı tarafın, “basiretli bir tacir” gibi hareket etmediği gibi kanuni yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, bu kapsamda,-------- tarafından Müvekkili Şirket’e yapılan bir “sigorta tazminatı” ödemesi bulunmadığından ----- ödenmesine ilişkin hukuki ve/veya sözleşmesel sorumluluğunun devam ettiğini, daha sonra, -------- tarafından Müvekkili Şirket’çe gönderildiği iddia edilen ilgili e-postanın, Müvekkili Şirket tarafından gönderilmediği hususunun detaylı bir şekilde -------- bildirildiğini, davalı’ya, ----- yevmiye numaralı ihtarnamesinin (“İhtarname”) keşide edilerek ---------- tutarındaki tazminatın İhtarname’nin Davalı’ya tebliğinden itibaren, 3 (üç) iş günü içerisinde, Müvekkil Şirket’e nakden ve defaten ödenmesi gerektiği ihtaren bildirildiğini, bununla birlikte, davalı, İhtarname’nin Davalı’ya tebliğ edildiği ------- tarihinden 3 (üç) iş günü sonrası olan----------- tarihi itibariyle Müvekkili Şirket’e hiçbir ödemede bulunmadığını, ayrıca İhtarname’ye karşı,---- tarafından,-----yevmiye numaralı ihtarnamesiyle cevap verildiğini, davalının, ilgili ihtarnamede önceki beyanlarını tekrar ettiğini, müvekkili Şirket’e hiçbir ödemede bulunmayacağını tekrar belirttiğini, akabinde, huzurdaki uyuşmazlığın çözümüne ilişkin ---------- numaralı başvuruda bulunulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden ise bir sonuç alınamadığını, dolayısıyla, Müvekkili Şirket’e ödenmesi gereken ve fakat ödenmemiş olan 66.288,32-USD (Altmış Altı Bin İki Yüz Seksen Seksiz Amerikan Doları Otuz İki Sent) tutarındaki sigorta tazminatının davalı’dan tahsili ile Müvekkili Şirket’e ödenmesine karar verilmesi talebiyle Sayın Mahkemeniz nezdinde huzurdaki davayı ikame etme gereği hasıl olduğun beyanla , 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 56 Yukarıda arz ve izah edilen şekilde ve Mahkemece re’sen takdir edilecek sebeplerle, fazlaya ilişkin her türlü hakları ile ---------- karşı her türlü dava, talep ve sair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; haklı davalarının KABULÜNE, Şimdilik 1.000,00-USD’nin (Bin Amerikan Doları) Davalı’nın temerrüde düşmüş olduğu 31.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek, kamu bankalarınca USD (Amerikan Doları) cinsinden mevduatlara uygulanan en yüksek faizle birlikte Davalı’dan TAHSİLİNE ve Müvekkili Şirket’e ÖDENMESİNE karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle;Davacı şirketin ---------- gerçekleştirmiş olduğu taşımacılık faaliyeti sırasında kimliği belirlenemeyen kişiler tarafından taşınan emtiaların çalınmış olunduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından tanzim edilmiş olunan------- üzerinden hasar dosyası açtırılarak uğranılan zararın tazmininin talep edilmiş olduğunu, ilave olarak eksper tarafından hesaplanmış olunan tutarın kendilerine ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından konu tutarın kendileri tarafından bildirilmeyen başka bir hesaba ödenmiş olması sebebi ile söz konusu ödemenin kendilerine yapılması talebi ile işbu davanın açılmış olduğunun beyan edildiğini, müvekkili şirketin hasar tazmin talebi üzerine hesaplanmış olan hasar tazminatını ödemiş olup poliçeden doğan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bu nedenle belirtilen hususlara itiraz ettiklerini, şöyle ki; davacı ----olarak yer aldığı müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen -------- davacı tarafın, meydana gelen hırsızlık fiili neticesinde oluşan hasarlar sebebi ile davalı müvekkilin şirketten talepte bulunduğunu, anılan taşıma esnasında oluştuğu iddia edilen hasar bakımından, bağımsız ve alanında uzman bir eksper tarafından incelemeler neticesinde oluşturulan 03.05.2023 tarihli ekspertiz raporu uyarınca hasarın oluş şekline ve bulgulara ilişkin bilgilere yer verilerek hasar tazmini hesabı gerçekleştirildiğini, yapılan işbu hasar tazmin hesabı neticesinde ise davacı taraftan --------belgeleri alınmış ve davacı tarafın iletilen banka hesabına 24.07.2023 tarihinde 66.288,32 USD ödendiğini, bu nedenle söz konusu ödeme ile poliçe sorumluluğunu yerine getiren davalı müvekkili şirket tarafından yapılması gereken başkaca bir ödeme mevcut olmadığını, ancak ödeme yapılmasından bir müddet sonra davacı şirket tarafından söz konusu ödemenin kendilerine yapılmadığı yönünde dönüş yapıldığını, müvekkili şirketi tarafından acenteleri kanalı ile iletilen davacı iban değişikliği talebine istinaden yeni iban numarasına tazminat ödemesi yaptıklarının kendilerine iletildiğini, davacı yanca kendilerinin bir iban değişikliği talebi olmadığını, ödemelerin kendilerine değil, yurt dışında mukim başkaca bir firmaya yapılmış olduğunun ifade edildiğini, davacı tarafın delillerinde de paylaşmış olduğu mail içeriği incelendiğinde maili gönderen adresin -----------olduğunun görüldüğünü, acente ile müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen yazışmaların da işbu mail adresi üzerinden gerçekleştirilmiş olduğunu, öte yandan hasara ilişkin sefer bilgileri, imza sirküleri vb. evrak paylaşımları ile hasar yazışmaları ve banka hesap bilgilerinin de aynı mail adresi üzerinden iletildiğini, davacı şirketin yetkilisi olduğu gözüken ilgili kişinin maili üzerinden gerçekleştirilen yazışmalar ile, ilgili hasar dosyasına yönelik bilgilendirmeler gerçekleştirilmiş ve en sonunda ise işbu mail üzerinden bildirilen iban numarasına hasar tazminat tutarının ödenerek poliçe sorumluluğunun yerine getirildiğini, bu kapsamda davacı tarafın konu mail adresinin ilgili kişiye ait olup olmadığı hususunda açıklamada bulunmasının gerektiğini, aynı zamanda dava konusu hasara yönelik yazışmaların kimler ve hangi iletişim kanalları üzerinden gerçekleştirilmiş olduğunun da açıklanması gerektiğini, ayrıca davacının e-mail adresi kullanılmak sureti ile dolandırıcılık maksadı ile iban değişikliği talebinin müvekkil şirkete gönderilmiş olduğu iddiası nedeni ile mevcut bilgi ve bulgular karşısında bu hususun sigortalı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, kaldı ki bu halde dahi söz konusu durumla ilgisi olmayan müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunun açık olduğunu ve bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı vekilinin bu kapsamda uğradığı bir mağduriyeti varsa husumeti dolandırıcılık sureti ile para almak kastı ile hareket ettiği iddiasında olduğu faillere/sorumlu kişilere yöneltmesi gerektiğini, tüm bunların yanında davacı tarafça davalı müvekkilinin aydınlatma yükümlülüğü ile bildirim yükümlülüğüne uygun davranmamış olduğu ifade edildiğini, bu kapsamda da ,TTK m.1416 ile m.1423 hükümlerine atıfta bulunulduğunu, müvekkili şirketin bu maddelere aykırı bir eylemi olmadığı gibi, anılan bu ihtilafın bu madde düzenlemeleri ile de bir ilgisinin olmadığını, arak sigortacının sigorta sözleşmesine ilişkin tüm gelişmelerin sigorta ettirene yazılı olarak bildirilmesi, yazılı bildirimin ise sigortalının veya lehtarın sigortacıya bildirilmiş olan son adresine yapılması gerektiğinin beyan edildiğini, nitekim, poliçenin akdi ve devamı sırasında anılan madde gerekliliklerine uyulduğunu, oluşan hasar sonrası bağımsız eksper incelemesi yapılmış ve ödeme kararı alınmış tüm süreç sigortalının aynı e-mail adresi üzerinden yürütüldüğünü, yukarıda da açıklandığı üzere bu kapsamda dava konusu hasara ilişkin tüm sürecin davacı tarafça da----------üzerinden yürütülmüş olup, konuya ilişkin gelişmeler ve bilgilendirmeler de işbu mail adresi üzerinden karşılıklı olarak gerçekleştirildiğini, davacıdan ibra ve masak evrakları gibi çeşitli belgeler istenmiş ve onlar da yine şirketimize iletildiğini, akabinde ise yine işbu mail adresi üzerinden iletilen yeni iban bilgisine istinaden de konu hesaba ödeme gerçekleştirildiğini, bu sebeple de davacı tarafın konu hükümlere dayanarak müvekkili şirketin gerekli aydınlatmayı ve bilgilendirmeyi yapmamış olması iddiasına katılmadıklarını, kaldı ki bunun dışında poliçe kapsamına ve riziko tarihine kadar herhangi bir itirazda bulunulmadığını, sigorta ettiren/sigortalı tarafından kendilerine yeterli aydınlatmanın yapılmamış olduğuna yönelik yukarıda belirttikleri Türk Ticaret Kanunu’nun 1423. Maddesinde belirtilen 14 gün içerisinde de bir itiraz da gerçekleştirilmediğini, ------tarihinde yapılmış, davaya konu hasar ise 02.02.2018 tarihinde meydana gelmiştir. 6102 sayılı TTK 1423/2 maddesinde düzenlendiği şekilde, aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde sigorta ettirenin 14 gün içinde itiraz edebileceği, edilmemesi halinde sözleşmenin poliçede yazılan şartlarla yapılmış olduğunun kabulü gerekecektir. Davacı tarafından sözleşmeye yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmamış olup, bu durumda itiraz hakem heyetince sigortacının bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir." -------- ayrıca söz konusu poliçenin zorunlu olarak yapılması gereken bir poliçe türü olmadığı hususu da dikkate alındığında sigortalının serbest iradesi ile poliçenin tanzim edildiğini, sözleşme serbestisi ile kurulan işbu sigorta sözleşmesine konu poliçede yer alan yazılı şartların da TTK ve ilgili diğer kanunlara uygun olarak düzenlenmiş bulunduğunu, bu bakımdan poliçenin mevcut koşulları ile hüküm doğuracağını, davayı ve karşı tarafın beyanlarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı müvekkili şirketin ödeme yapması gerektiğine ilişkin hüküm kurulması halinde ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebilmesinin mümkün olacağını, davacı tarafça talep edilebilecek faiz türünün, CMR Konvansiyonu m.27 uyarınca yıllık %5 oranında olabileceği öngörülmüş olmasından bahisle, ancak işbu oran üzerinden faize hükmedilmesi gerekeceğinin açık olduğunu. konu hasarın taşıma fiili neticesinde meydana gelmiş olması ve taşımanın multimodel bir taşıma olduğu göz önüne alındığında konu olaya CMR Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiğini, söz konusu hasarın, davalı müvekkili tarafından karşılanması gerektiğinden bahisle davacı yanca huzurdaki dava açılmış olduğundan, davacı yanın poliçe teminatı kapsamında olmayan istemlerinin, poliçe ve bağımsız eksper incelemesi esas alınarak müvekkili sigortacı şirket tarafından haklı olarak reddedilmiş olduğunu, yargılama ile de bu hususun sübuta ereceğini, müvekkili şirketin huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediği de gözetilerek müvekkil sigortacı şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmolunmamasının gerektiğini, son olarak konu malların hırsızlığa konu olmuş olduğunun dikkate alındığında sonraki süreçte malların bulunup bulunamadığına dair son bilgilerin ve belgelerin de dosyaya sunulmasının gerektiğini, ödeme yaptıkları tutara yönelik dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu emtiaların bulunması halinde hem davacı tarafa ödenen tazminat tutarı hem de talep konusu edilen tazminat tutarı dikkate alındığında davacı tarafın sebepsiz zenginleşeceğinin açık olduğunu, yukarıda yer verilen usule ve esasa ilişkin itiraz sebepleri baki kalmak ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, açılan davanın haksız olduğunu, bir an için müvekkili şirket bakımından yukarıda yer verilen nedenlerle davanın reddi cihetine gidilmeyecek olması halinde de, esasa ilişkin olarak davayı ve hasar istemlerini kabul etmediklerini, talep konusu hasarın ve kusur durumlarının yargılamayı ve muhakemeyi gerektirdiğini, talep konusu edilen hasar tutarının kadri maruf olup olmadığının bilirkişi incelemesi ile denetlenmesi gerektiğini ve dolayısı ile, esasa ilişkin olarak da tüm haksız istemlerin ve davanın reddini talep ettiklerini beyanla, açıklanan ve yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerden dolayı, davalı müvekkil aleyhine açılmış olan işbu haksız davanın esastan karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, sigorta poliçesi kapsamında hasar bedelinin tahsiline ilişkindir.
----- başlayıp ---- kain olan ------ yapılacak olan sevkiyatın, Davalı ----numaralı, ---- başlangıç tarihli nakliyat abonman blok poliçesi ----- sigortalandığı, daha sonra, davacı şirket tarafından ------- yapılması planlanan sevkiyata başlandığı, sevkiyat devam ederken; ------------- şehri civarında sevkiyata konu emtia kimliği belirlenemeyen kişilerce çalındığı, emtianın niteliği, hasarın poliçe kapsamında kaldığı ve ve hasar bedeli konularında ise uyuşmazlık bulunmadığı, zira davalı sigorta şirketinin taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucu 66.288,32 USD lik ödemeyi yaptığı hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, taraflar arasında düzenlenen poliçe kapsamında davacı şirkete ödenmesi gereken 66.288,32 dolar tutarındaki hasar bedelinin davalı ----- şirketi tarafından, davacıya ait olmayan bir hesaba ödenmesinin davalı sigorta şirketinin kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacıya karşı hasar bedelini ödeme sorumluluğunun devam edip etmediğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Davacı vekili dava dilekçesinde 1.000.- doların kısmi talepte bulunmuş, 16.12.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 66.288,32-USD'ye yükseltmiştir.Mahkememizce ödemenin yanlış yapılmasında tarafların kusurunun tespitine yönelik bilirkişi heyetinden 27.11.2024 tarihli rapor alınmış, bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.Davacı tarafça Davalı’ya, --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek 66.288,32-USD (Altmış Altı Bin İki Yüz Seksen Seksiz Amerikan Doları Otuz İki Sent) tutarındaki tazminatın İhtarname’nin davalı’ya tebliğinden itibaren, 3 (üç) iş günü içerisinde ödenmesi ihtar edilmiş, tebliğ şerhli ihtarname dosyaya sunulmuş, buna göre temerrüt tarihinin 30.09.2023 tarih olduğu tespit edilmiştir.Dosyada yer alan belgeler ve teknik bilirkişi raporuna göre, davacı -------yetkilisi ------ posta adresinden gelen bir talimatla hasar bedeli ödemesinin yapılacağı banka hesap numarası----------dönüştürüldüğü, teknik incelemede değişiklik talimatını içeren e postanın davacı tarafa ait kurumsal ------- sunucusundan gönderildiği, dava konusu e-postanın--------işaretlendiği, aynı dava konusu e-postada yönlendirme adresinin eklendiği-------dava konusu e-postaya yazılan cevapların ---- ayarlamanın yapıldığı,------ adresleri olduğu, davacının kurumsal e-posta adresleri olmadığı görülmüştür.
---------- kararında da belirtildiği üzere; banka, sigortacı gibi sıfatları haiz gerçek ve tüzel kişilerin “güven ve özen” kurumu niteliğinde olduğu, basiretli tacir gibi davaranma sorumluluğu da göz önüne alındığında, yukarıda açıklanan iletişim akışı içerisinde, hesap değişikliği talep eden e postaların geldiği adres kurumsal e- posta adresi olarak görünüyorsa da, finans sektöründe yapılacak ciddi ölçekte büyük bir ödemenin alıcı hesabının son anda değiştirilmesinin, alıcı firmaya yazılı olarak teyit ettirilmemesi, değişiklik içeren e postanın sistem tarafından şüpheli e-posta olarak nitelendirilip alıcının uyarılmış olması, daha önce değişiklik ile ilgili olarak yapılan mesajlaşmada alıcının, hesap IBAN'ını eski, değişmemiş IBAN olarak göndermiş olması hususları dikkate alındığında, davalı sigorta şirketinin farklı hesaba ödeme yapmış olmasının tamamen kendi kusurundan kaynaklandığı, davacı tarafa kusur yükletilemeyeceği, poliçe kapsamında hasar bedelini davacıya ödemesi gerektiği kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
-66.288,32.-USD nin █████/2023 temerrüt tarihinden itibaren 3095.sayılı yasanın 4 / a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD döviz cinsine uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 129.669,60.- TL harcın peşin alınan 489,04.-TL harç ile 38.990,37.-TL Islah harcı toplamı 39.479,41.-TL'nin harçtan mahsubu ile kalan 90.190.19.-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 489,04.-TL peşin harç, 269,85.-TL başvurma harcı, 38.990,37 TL ıslah harcı ve 12.323,25.-TL dosya masrafı olmak üzere toplam 52.072,51 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre takdir edilen 268.807,74.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----------Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı . █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!