Davalı şirkete ait aracın manevrası esnasında parmakları kopan ve kalıcı engelli kalan davacının, uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini talepli davası.
Özet: Davacı, davalı şirkete ait araçları dezenfekte ettiği sırada şirketin çalışanı tarafından kullanılan aracın çarpması sonucu parmaklarının koptuğunu, kalıcı engellilik, kazanç kaybı ve derin acılar yaşadığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiş; davalı sigorta şirketi, olayın karayolu dışında meydana geldiği gerekçesiyle teminat dışı olduğunu ve kusur oranının belirsizliğini ileri sürerek sorumluluğu reddetmiş; davalı şirket ise kendi sorumluluğunu kabul etmeyerek, davacının iddialarının soyut olduğunu ve talep edilen tazminatın kapsamını sorgulayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

T.C.

İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kira akdi ile davalı ... ait kantinin işletmesini kiraladığını, aynı zamanda davalı şirkete ait araçların dezenfekte edilmesi işlemlerini yaptığını, █████/2015 tarihinde müvekkilinin dezenfekte işini yaptığı sırada davalı şirkete ait, yine davalı çalışanı ... idaresinde ki... plakalı araç müvekkili duvara sıkıştırıp düşürerek parmaklarının kopmasına sebebiyet verdiğini, kazanın davalı şoför ...n kullanmış olduğu araç manevra yaptığı sırada müvekkilinin lavabo ve araç arasına sıkıştırıp düşürdüğünü, müvekkilinin parmaklarında his kaybı olduğunu, kazanın tamamen davalı şirket çalışanın kusurundan kaynaklandığını, ceza mahkemesinde yargılama yapılarak kusur raporları alındığını, müvekkilinin epilepsi hastası olup %40 özrü bulunduğunu ve bu nedenle piyasa da kendisinin iş bulması hayli zor olduğunu, günlük yaşantısının da sekteye uğradığını, geçirdiği kaza sonrasında 40 gün rapor aldığını, kaza sonrası davalı şirketin dezenfekte alanını kapattığını, müvekkilinin yapmış olduğu masraflarında karşılığını vermediğini, müvekkilinin bu kazançlardan da mahrum kaldığını, kaza sonrası parmağı kopan müvekkilinin düzenli olarak kontrollere gitmesi gerektiğini, bu kontroller için giderleri oluştuğunu, hastaya ait ilaç giderleri, sargı bezleri, pansuman ilaçları ve ameliyat giderleri olduğunu, kopan parmağı için çeşitli tedavilere maruz kalması sonucu aşırı derecede fiziki acı çektiğini, birde parmağının kopması sonucu eklenince psikolojik buhrana girdiğini bu sebeple manevi tazminat talebininde olduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı...nonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasını kabul etmediklerini, söz konusu kaza ile ilgili davadan önce Müvekkil sigorta şirketine müracaat edilmiş ve ... no lu hasar dosyası açıldığını, müvekkil şirket nezdinde... no'lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat verilen... plakalı aracın █████/2015 tarihinde meydana gelen kazası neticesi davacının malul kalması sebebiyle açılan hasar dosyası incelendiğini, buna göre, başvuran taraf, talep edilen tazminatın olay yerinin kara yolu sayılmaması sebebiyle Trafik Sigortası Genel Şartları'na göre teminat dışı olduğu ve herhangi bir ödeme yapılamayacağı hususunda bilgilendirildiğini, müvekkil sigorta poliçe kapsamında sorumlu olduğundan teminat dışı oluşan zarardan sorumluluğu bulunmadığını, davacı taraf, müvekkil nezdinde sigortalı araç sürücüsünün, kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğuna dair herhangi bir delil sunamadığını, huzurda görülmekte olan davada, müvekkilinin sorumlu tutulacağı tutarın hesaplanması için, öncelikle dosyanın alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilmesi ve kusur oranının hesaplanması gerektiğini, Davacı taraf; lehine hükmolunacak tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep ettiğini, davacının bu talebi de mesnetsizdir, zira faiz talebinin ön koşulu, davacının muaccel hale gelen bir alacağa sahip olması ve bu alacak nedeniyle davalı şirketi BK. Md. 101 ve devamı uyarınca temerrüde düşürdüğünü, müvekkil şirket bakımından olay tarihinden itibaren faiz talebi yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Gıda Sanayi Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının durumu değerlendirilirken ve kazanç kaybı belirlenirken tüm sağlık durumu, epilepsi hastası olması, % 40 özrü olması , davaya konu kaza nedeniyle uzuv eksikliği olup olmadığı ve varsa bunun çalışma durumuna etkisi, kantinden elde ettiği kazanç konusunda ileri sürdüğü delilleri varsa bunlar, başka gelirinin olup olmadığı, SGK'dan bir kazanç elde edip etmediği gibi pek çok husus birlikte değerlendirilmesinin gerektiği, tedavi ve iyileştirme giderleri konusunda ise; bu giderler davacının sosyal güvencesi kapsamında karşılandığını, Kaldı ki zaten yapıldığı iddia edilen tedavi giderlerinin ne olduğu ve bundan sonra yapılacak tedavi giderlerinin ne olacağı konusunda dilekçede bir açıklık ve dosyaya sunulan bir delil belge mevzubahis olmadığını, davacı tarafın iddialarının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla- her ne kadar davalı müvekkil şirketi de sorumlu tutmaya çalışıyor ise de buna dayanak olarak ileri sürdüğü hususlar sadece soyut iddialardan ibaret olduğunu, burada yıkanan veya dezenfekte edilen araçlar, Abalıoğlu şirketine ait olmadığını, davacı tarafın, davalı müvekkil şirketi soyut iddialarla kusurlu kılmaya çalışmasında açıkça kötü niyet bulunmadığını, daha önce de davacı, müvekkil şirketten kendisine para verilmesini istemiş olup, hatta istediği yüksek meblağlar verilmeyip; kazada sorumlu olunmadığı ama gerekirse kira konusunda yardım edilebileceği söylenince ısrarcı olarak istediği para verilmezse başlarına dert olacağını söyleyerek intihara teşebbüs ettiğini, bu konu ile ilgili Kemalpaşa Cumhuriyet Savcılığı'nın ...Soruşturma numaralı dosyası ile davacı... hakkında müvekkil şirket yetkilileri tarafından şikayette bulunulduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı taraf müvekkile ait aracın manevra sırasında kendisini lavabo ile araç arasına sıkıştırdığını, düştüğünü, kolunun tekerleğin altında kaldığını, parmağının koptuğunu ve sol el 2. Ve 3. Parmakta his kaybı oluşturduğunu iddia etmiştir. Davacı asilin ceza soruşturması ve kovuşturmasında ayrı ayrı ifadeleri alındığını, Ceza Mahkemesindeki dosyada mevcut doktor ve adli tıp raporlarında sol el işaret parmağı sadece yaralı olarak belirtildiğini, davacının beyanına göre sol kolu teker altında kalmıştır. Ancak nasıl olmuştur ki, sadece sol el işaret parmağı yaralandığını, kamyon tekerinin genişliği düşünüldüğünde bir insanın kolu veya elinin altında kalması neticesinde sadece bir parmağının yaralanması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Ceza Mahkemesinde ifadeleri alınan... açıkça beyanlarında davacının para almak için kendisine zarar vereceğinden bahsettiğini, hatta intihar girişimi dahi yaşandığını, davacının bu psikolojik durumu değerlendirildiğinde ve yaralanma ile anlattığı olayın oluşu karşılaştırıldığında uyuşmadığını, davacının iddia ettiği olaydan hemen sonra müvekkile elinin üstünden geçtiğini söylese de o sırada kanama ve benzeri bir durum olmadığı ancak aradan bir süre geçtikten sonra elinin sargılı ve kanlı olduğunun görüldüğünü, davacının beyan ettiği üzere para alabilmek için kendisine zarar vermesinin olası olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde talep ettiği kalemleri kesinlikle kabul etmediklerini, davalılardan ...Yem Soya ve Teks. A.Ş. ye ait kantini işlettiğini, araçların dezenfekte edilmesi ile ilgili olarak hiçbir sorumluluğu ve görevi bulunmadığını, Ceza Mahkemesine yansıyan ve davalı yetkililerinin beyanlarından da sadece kantin işletmesinin kendisi tarafından yapıldığının açık olduğunu, davacı meydana geldiğini iddia ettiği yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik nedeniyle tazminat talep ettiğini, davacının iddia ettiği yaralanma sırasında zaten kantininin kapalı olduğu ve davalı... A.Ş. ile anlaşmazlık içinde olduğunu, herhangi bir işte çalışmadıklarını, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Kurulu'nun █████/2020 Tarih ve... sayılı raporunda; Davacının tüm vücut engellilik oranının % 12 (yüzdeoniki) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Adli Trafik Uzmanı ...in █████/2021 Tarihli bilirkişi raporunda; Sürücü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 67.maddesini ihlal ettiği, Yaya ...'in 2918 sayılı KTK'nun 68.maddesini ihlal ettiği tespit edilmiştir.
Aktüerya Uzmanı Dr....'in █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; 27.09.2015 tarihinde yaralanan ... 'in geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 1.500,81 TL olduğu, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 1.077.299,67 TL olduğu, önceden tespit edildiği üzere SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 400,00 TL olduğu, 25.11.2015 tarihli reçeteden kaynaklı SGK sorumluluğunda olmayan fark bedelinin 27,72 TL olduğu, diğer tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna faturalandırıldığı, başka bir tedavi giderinin dosya içerisinde bulunmadığı, önceden tespit edilen tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 300,00 TL olabileceği, davacının toplam maddi tazminat alacağının 1.079.528,20 TL'ye tekabül ettiği, 28.11.2024 tarihli belgeyle davacı adına herhangi bir gelir bağlanması ya da geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığından mahsup edilecek ek bir bedelin bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 290.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan █████/2025 tarihli duruşmada;
Hukuki sorunların en yetkin kişisi hakimdir. Hukuk kurallarını resen araştırarak bulmak, yorumlamak ve olaya uygulamak hakimin asli işidir. Hakim, hukuki sorunun çözümüne ilişkin incelemeyi bizzat kendisi yapmak zorunda olan ve bunu yapabilecek yegane kişi konumundadır.
Hakimin hukuki bilgisiyle aydınlatamadağı bilimsel ve teknik meseleleri açıklığa kavuşturmak, bu tür meselelerden mahkemeyi bilgilendirmek amacıyla alanında uzman olması cihetiyle bilgisine başvurulan bilirkişi görüşünün takdiri bir delilden ibaret olduğu ve mahkemeyi bağlamayacağı kuşkusuzdur.
Hakim, bilirkişi raporunun yeterliliğini, raporda açıklanan görüşün itibar edilebilirliğini ve dayandığı olguları göz önünde bulundurarak hükme esas alınıp alınmayacağının serbestçe değerlendirir ve takdir eder.
Türk Dil Kurumuna göre kusur bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda hukuki olarak kusuru eylemde bulunanın eylemini bilerek ya da kanunda düzenlenmiş olmak şartıyla bilmeyerek hukuka ve kanunda açıkça düzenlenmek kaydıyla ahlaka aykırı olarak dış dünyaya yansıtması olarak tanımlayabiliriz. Bu durumda kusurun bir hukuk ya da ahlak kuralına ihlal niteliğinde ortaya çıktığını kabul etmek ve bu konudaki yapılacak değerlendirmeyi hakime bırakmak gerekecektir. Zira kusurun değerlendirilmesi bu anlatılanlar ışığında teknik değil, hukuki bir konudur. Normatif bir değerlendirme gerektiren kusurluluk, ancak olay hakimi tarafından yapılabilir. Bundan ötürü kusurluluğun matematiksel olarak ifadesi mümkün değildir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapamaz.
Kusurun belirlenmesinde ve derecelendirilmesinde hayat deneyimleri ve genel tecrübelerle elde edilen ve hukuk dogmatiğinde kabul edilen ölçütler ağır ve hafif kusur tanımlarıdır. Hakimin kusurlu davranışı belirledikten sonra ağır ve hafif kusur için kabil edilmiş ölçülere göre kusuru değerlendirmesi gerekir. Mahkemenin önüne gelen somut olayda bi değerlendirmeyi yaptıktan sonra ortada zarar görenin kusuru ve varsa ağır ve hafif kusur ölçülerinden hareketle ve hakkaniyet ölçülerinde kusurlu davranışta bulunan tarafın sorumlu tutulacağı oranı belirleyip sonucuna göre karar vermesi gerekir. Hakimin, kusur durumunu belirlemek için uzmanından ihtiyaç duyduğu teknik bilgileri aldıktan sonra, gerekçesinde tartışarak kusurun ağırlığını vicdani kanısına göre kendisinin belirlemesi gerekir. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.
6098 sayılı yasanın 74. Maddesinde haksız eylemin kusur öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölümdür. Birincisi kusurun bulunup bulunmadığına, ikincisi kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye ilişkindir. Kusurun varlığını araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede tam bağımsız kılınmıştır.
6100 sayılı yasanın 266. Maddesine göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları göz önüne almalıdır.
Yukarıdaki açıklamalar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ışığında, █████/2021 havale tarihli kazanın oluşumuna etki edenlerin tespiti ve bu husustaki teknik inceleme için alınan bilirkişi heyet raporu, 13.06.2022 tarihli bilirkişi ek raporu ve ek rapora dayanak olan 25.02.2021 tarihli kök rapor birlikte değerlendirildiğinde, ...laka sayılı sevk ve idare eden sürücünün 2918 sayılı yasanın 67/b ve KTY 137/2-d maddelerini ihlal etmek ayrıca dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmek ve aracın park edilmesi esnasında gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamak, park işlemini 2918 sayılı yasanın bildirdiği şekilde güvenli bir şekilde gerçekleştirmek için gerekli önlemleri almadığı anlaşılmak suretiyle kazanın oluşumunda %75 oranında etken olduğu, davacı yaya ...'in 2918 sayılı yasanın 68/c maddesini ihlal etmek ayrıca dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmek suretiyle kazanın oluşumunda %25 oranında etken olduğu, ayrıca davalı...Gıda Sanayi Anonim Şirketinin dava konusu edilen trafik kazasının oluşumunda etken olmadığı, bilirkişi... tarafından sunulan raporda yer alan kazanın kara yolu üzerinde meydana gelmesi, fabrika girişine 750 metre uzaklıkta olduğu, kazanın olduğu yere giriş çıkışların izne tabi olmadığı, özel çevrili bir alan ve mülkte olmadığı, girişin yasaklandığına dair bir levhanında bulunmadığı gözetlilmek suretiyle kazanın oluşumunda etken bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmek suretiyle,
Davalı ...T.C. Kimlik numaralı ...kazanın oluşumunda 75% oranında etken olduğuna, Davacı ...T.C. Kimlik numaralı...'in kazanın oluşumunda 25% oranında etken olduğuna, Davalı ... Gıda Sanayi Anonim Şirketinin kazanın oluşumunda etken olmadığının tespiti yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı...'in cismani zarara uğradığı trafik kazası sebebiyle kazanın oluşumunda etken olanların etki miktarlarına ilişkin 14.03.2025 tarihli celsede gerekli ara kararın kurulduğu, davacının maluliyet oranı ile ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Kurulu'nun █████/2020 Tarih ve... sayılı raporu ile gerekli tespitlerin yapıldığı, kusura ve maluliyet hususuna ilişkin bu tespitler neticesinde en güncel asgari ücret tutarı dikkate alınmak suretiyle 18.01.2025 tarihli bilirkişi raporu ile geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatları ile tedavi ve ulaşım giderine ilişkin hesaplamaların yapıldığı görülmekle, hesaplama ilkelerine uygun surette düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne, kusur durumu davacının maluliyet oranı ve talep edilen manevi tazminat miktarı gözetilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, davalı... Gıda Sanayi Anonim Şirketi yönünden ise kazanın oluşumuna etki eden bir davranışının bulunmadığı, adam çalıştıran sıfatının bulunmadığı ve sair başkaca nedenlerle de sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-)807.974,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ...Sigorta Anonim Şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, davalı... yönünden ise 27.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE, (Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğununu poliçe teminat limiti olan 290.000 TL olduğu gözetilmek kaydıyla)
3-)20.000 TL manevi tazminatın davalı ... yönünden ise █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-)Davanın davalı ...Gıda Sanayi Anonim Şirketi yönünden REDDİNE,
5-)Fazlaya ilişkin diğer istemlerin REDDİNE,
6-)Alınması gerekli 56.644,34 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 179,31 TL peşin harç ve 2.768,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 53.697,03 TL harcın davalılar ...Sigorta Anonim Şirketi ve...den alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, (Davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu 18.256,99 TL ile sınırlı olmak kaydıyla)
7-)Davacı tarafça yatırılan 179,31 TL peşin harç, 31,40 TL başvurma harcı, 571,90 TL keşif harcı, 400,00 TL keşif araç ücreti, 2.214,36 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti, 90,00 TL tanıklık ücreti, 5.100,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 896,84 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 9.483,81 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre 9.104,45 TL nin davalılar... Sigorta Anonim Şirketi ve ...den alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu 3.095,51 TL ile sınırlı olmak kaydıyla)
8-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 125.291,47 TL vekalet ücretinin davalılar... Sigorta Anonim Şirketi ve...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, (maddi tazminat yönünden)(Davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu 42.599,09 TL ile sınırlı olmak kaydıyla)
9-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 20.000 TL vekalet ücretinin daval...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, (kabul edilen manevi tazminat yönünden)
10-)Davalı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 20.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı...e VERİLMESİNE, (reddedilen manevi tazminat yönünden)
11-)Davalı ... Gıda Sanayi Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 2.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Davalı ...Gıda Sanayi Anonim Şirketi'ne VERİLMESİNE,
12-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!