Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu oluşan değer kaybı ve eşdeğer parça fiyat farkı tazminatı istemli sigorta davasına ait gerekçeli kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu aracı hasar gören davacı, %75 kusurlu bulunan diğer aracın sigorta şirketi, sahibi ve sürücüsünden, aracında oluşan değer kaybı ve orijinal parça yerine eşdeğer parça kullanılması nedeniyle meydana gelen fiyat farkının tazminini talep etmiş; başlangıçta sembolik miktar istemişken ıslah dilekçesiyle talebini 65.959,69 TLye yükseltmiş, davalı sigorta şirketi ise zamanaşımı, kusur durumu, yapılan 75.250 TLlik ödemeler, hasar hesaplama yöntemleri ve faizden sorumluluk gibi gerekçelerle davanın reddini savunurken, diğer davalılar da kusurları olmadığını iddia etmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVALILAR
:
DAVA
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili, .....tarihinde saat .....sıralarında müvekkiline ait .....plaka sayılı aracın Şanlıurfa Bulvarı istikametinden .....Sk üzerinde seyir halindeyken davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen, davalı .....ait ve .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre .....plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu bulunduğunu, müvekkiline ait araçta yapılan taminatlar sonucu KDV hariç 67.000,00 TL hasar meydana geldiğini, aracın onarımı aşamasında orijinal parça yerine eş değer parça değişimi yapıldığını, dava açılmadan önce sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden 25.000,00 TL ödeme yapılmış ise de yapılan ödemenin yetersiz olduğu ileri sürerek fazlası saklı 50,00 TL değer kaybı ile 50,00 TL eş değer parça fiyat farkının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, .....tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu, değer kaybı yönünden 15.000,00 TL'na, orijinal parça ile eş değer parça 50.969,69 TL'na yükselterek toplamda 65.959,69 TL'nın davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, zamanaşımının dolduğu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, müvekkili şirket tarafından alınan ekspertiz raporu kapsamında reel (rayiç) değer kaybının belirlendiğini ve yapılan hesaplama kapsamında değer kaybına ilişkin davacı vekili .........tarihinde 25.000,00 TL ödeme yapıldığını, yine hasar onarıma ilişkin davacıya .....tarihinde 50.250,00 TL hasar onarım bedeli ödendiğini, davayı kabul etmemekle birlikte, mahkemenin aleyhe tazminata hükmetmesi durumunda yapılan tüm ödemelerin kaza tarihindeki araç başına poliçe teminat limiti olan 120.000,00 TL'den mahsup edilmesi gerektiğini, hasar bedelinin sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde hesaplanması gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, poliçede sigorta bedeline KDV'nin dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, değer kaybının maddi olaya uygun ve genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, temerrüt tarihinden öncesine ilişkin müvekkili sigorta şirketinin faizden sorumluluğunun bulunmadığını ve talep edilebilecek faizin yasal faiz olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı .....davaya cevap vermemiş, .....tarihli celsede, her ne kadar kaza tespit tutanağında tarafına kusur atfedilmiş ise de, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davaya konu kazanın kontrolsüz kavşağa gelip geçişini tamamlamak üzereyken sağ tarafından gelen davacıya ait aracın kendi kullandığı aracın sağ arka kapı ve sağ arka çamurluğa çarptığını, kavşaktan geçişi esnasında davacının geliş istikametine göre kavşağa yakın mesafede belediyenin toprak yığını bulunduğundan dolayı davacı tarafı göremediğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı .....davaya cevap vermemiş, .....tarihli celsede. Diğer davalı .....beyanlarına iştirak ettiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası, yapılan ödemelere dair belgeler ve davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, kusur durumunun tespiti yönünden trafik bilirkişisinden rapor alınmış, değer kaybı ve hasar fiyat farkı talebi yönünden öncelikle makine mühendisi bilirkişiden kök rapor alınmış, sonrasında davaya konu araç üzerinde keşif yapılarak ek bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı davalı ZMMS sigorta şirketi ile işleten ve sürücüye yöneltilmiş, kaza nedeniyle hasara uğrayan davacıya ait aracın onarımı esnasında eş değer parça kullanılmış olması nedeniyle orijinal parça ile eşdeğer parça arasındaki fiyat farkı istemine ve değer kaybı istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile davalı .....kayıt maliki olduğu ve davalı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihide kapsar şekilde .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası düzenlenen eksper raporuna göre davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin 40.350,00 TL yedek parça ve 26.650,00 TL işçilik bedeli olmak üzere iskonto ve KDV uygulanmaksızın 67.000,00 TL olarak belirlendiği ve hasar onarım bedeline ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından davacıya .....tarihinde 50.250,00 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden değer kaybına ilişkin olarak .....tarihinde 25.000,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemeler poliçe limitinden mahsup edildikten sonra bakiye kalan poliçe limitinin 44.750,00 TL olduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk süresinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, davacıya ait aracın onarımı aşamasında orijinal parça mı yoksa eş değer parça mı kullanıldığı, eşdeğer parça kullanıldığının kabulü halinde orijinal parça ile eşdeğer parça arasında fiyat farkı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı, hasar nedeniyle davacıya ait araçta davalı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelden daha yüksek miktarda değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir.
Davaya konu kazanın .....tarihinde gerçekleştiği ve elde ki davanın 2918 sayılı KTK.'nun 109/2. maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde .....tarihinde açıldığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiş olup, davalı işleten ve sürücü de, sürücünün kusura nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür.
Kaza tespit tutanağı ile trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporundan; .....günü saat .....sıralarında, .....sevk ve idaresindeki davacıya ait .....plaka sayılı araç ile trafik akımının iki yönlü işlediği ...... Sokakta seyir halinde iken ...... Sokak ile kesişen kontrolsüz dört yönlü kavşak ortak alanına girdiği sırada, kullandığı aracın ön kısımlarıyla, yine trafik akımı iki yönlü işleyen ...... Sokağı takiben kavşak ortak alanına giren davalı .....’in sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracın sağ yan orta kısımlarına çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda; .....plaka sayılı araç sürücüsü ....., çarpışmanın gerçekleştiği kavşak bölgesinde seyir ikametine göre ilk geçiş hakkına sahip olduğu, bu halde kavşak bölgesinde ilk geçiş hakkına sahip olmasına rağmen kavşak bölgesine yaklaştığında yavaşlaması, yolu kontrol ederek dikkatli geçmesi gerektiği, olay sonrasına ait fotoğraflar ile araç temas noktaları, çarpışma şiddeti ile taşıt seyir yolundaki çarpışma noktası irdelendiğinde, mahal şartlarına göre tehlikeyi algıladığında reaksiyona geçebilecek ölçüde uygun hızda kavşağa yaklaşmadığı ve bu halde duraksamadan yolu ve çevresini yeterince kontrol etmeden kavşak ortak alanına giriş yaptığı, bu nedenle çarpışmaya engel olabileceği manevra, fren vb. etkili tedbirlere zamanında başvuramadığı, bu davranışı nedeniyle çarpışmaya kısmen zemin hazırladığı ve tali oranda katkı sağladığı, kavşak ortak alanı içerisinde gerçekleşen çarpışma da olaya hakim şartlara göre sürüş güvenliği ile ilgili gerekli tedbirleri yeterince almadığından kazanın meydana gelmesinde tali ve %25 oranında kusurlu olduğu, .....plaka sayılı araç sürücüsü .....ise, sevk ve idaresindeki araç ile kontrolsüz dört yönlü kavşak ortak alanına girmeden önce hızını azaltması, geçiş yolu yeterince kontrol etmesinin akabinde seyrine devam etmesi, sağından gelen trafik akımına hakkını vermesi gerekirken sürüş güvenliği için gerekli bu hususa riayet etmediği, trafik akımı iki yönlü işleyen yolda, duraksamadan yolu ve çevresini yeterince kontrol etmeden kavşak ortak alanına giriş yaptığı, seyir istikametine göre sağından gelen davacı sürücüye ilk geçiş hakkını vermediği/güvenle geçişini beklemediği, sayılan bu davranışlarının olayın gelişimine asli oranda katkı sağladığından kazanın meydana gelmesinde asli ve % 75 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu denetime elverişli kabul edilmiş ve ışık kontrolsüz dört yönlü kavşak içerisinde gerçekleşen elde ki davaya konu trafik kazasında, geçiş üstünlüğüne riayet etmeyen davalı .....davaya konu kazanın meydana gelmesinde %75 oranında, davacıya ait araç sürücüsünün ise kavşağa yaklaşırken güvenli sürüş için yeterince hızını azaltmadığından % 25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce, davaya konu kaza sonrası davacıya ait araçta hasar tespitine ilişkin düzenlenen eksper raporunda hasar onarımına ilişkin yapılan tespitlerin davaya konu kaza ile uyumlu olup olmadığı, eksper raporunda tesipt edilen yedek parçaların orijinal mi, yoksa eşdeğer parçamı olduğu, eşdeğer parça olduğunun kabulü halinde, orijinal parça ile eş değer parça arasındaki fiyat farkı ile değer kaybının tespiti yönünden makine mühendisi bilirkişiden kök ve ek bilirkişi raporları alınmıştır.
Makine mühendisi bilirkişi tarafından dosyaya sunulan ... Tarihli kök bilirkişi raporunda; davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasara bağlı meydana gelen değer kaybının 40.000,00 TL olduğu, aracın onarımı aşamasında değişimi yapılan tüm yedek parçaların eş değer parça olduğu, kaza tarihindeki orijinal parça ile eş değer parça arasındaki fiyat farkının KDV hariç 42.466,41 TL, KDV dahil ise 50.959,69 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili tarafından rapora yapılan itirazlar üzerine düzenlenen tarihli birinci ek raporda da kök rapordaki gibi mütalaa verilmiştir. Gerek kök rapor, gerekse ek bilirkişi raporunda, davacıya ait aracın önceki kazasına ilişkin .....Sigorta A.Ş. Nezdinde açılan hasar dosyasının bilirkişi raporlarının düzenlenmesi aşamasında elde ki dava dosyası içerisinde bulunmaması, gerekse celbi için .....Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevaben, saklama süresi sona erdiğinden hasar dosyasının gönderilemediğinin bildirilmesi karşısında mahkememizce bu sefer keşif icra edilerek bilirkişi refakatinde davacıya ait araç üzerinde inceleme yapılarak ek bilirkişi raporu alınmıştır. İkinci ek bilirkişi raporunda da değer kaybı yönünden, önceki raporlarda ki gibi mütalaa verilmiştir. Mahkememizce, bilirkişi raporları denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
1-Aracın onarımı esnasında orijinal parça kullanılmamasından kaynaklı talep edilen hasar fiyat farkına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2.1 maddesinde; "Hasar halinde, hasar gören orijinal parça, onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Ancak, hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilir. Bu fıkra kapsamında hak sahibinden onay alındığını veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkan olmadığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu fıkranın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez.
" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan düzenleme gereğince hasar onarım aşamasında öncelikle hasar gören parçanın onarımı gerektiği, hasar gören parçanın onarımının mümkün olmaması halinde çıkma veya eşdeğer parça kullanılması için hak sahibinin muvafakati veya orijinal parça ile değiştirilme olanağının bulunmaması gerekir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait aracın onarımı aşamasında değişimi yapılan parçaların eşdeğer parça olduğu, kaza tarihine göre yapılan piyasa araştırması sonucu orjinal parça fiyatı ile eşdeğer parça fiyat farkının KDV dahil 50.959,69 TL olabileceği mütalaa edilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım aşamasında eş değer parça ile değişimi yapılan yedek parçalara ilişkin orijinal parça ile değiştirilmesine olanak bulunmadığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gibi eş değer parça kullanılmasına yönelik davacı tarafça verilen bir muvafakate rastlanmadığından davacının orijinal parça yerine eş değer parça bedeli ödenmiş olması nedeniyle oluşan fiyat farkını talep edebileceğinin kabulü gerekir. Bu halde, hasar fiyat farkına ilişkin açılan davanın 50.959,69 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
2-Değer kaybı istemine ilişkin yapılan değerlendirmede;
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve ███████ E., ███████ K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-█████/2022 tarih,████████ E.-█████████ K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporlarında, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 40.000,00 TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Davalı Naci Keskin davaya konu kazanın meydana gelmesinde % 75 oranında kusurlu olup, bu kusur oranına isabet eden değer kaybı miktarı 30.000,00 TL'dir. Davadan önce ödenen 25.000,00 TL değer kaybı mahsup edildiğinde bakiye kalan miktar 5.000,00 TL olup, davacının değer kaybı isteminin 5.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm tazminat kalemleri yönünden faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak;
Sigortalı aracın ticari taksi olarak kullanıldığı ve kullanım amacının ticari olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde davacının ticari işlerde uygulanan avans faizi talep edebileceğinin kabulü gerekir. Ne var ki davacı taraf, dava dilekçesinde yasal faiz isteminde bulunmuş, ıslah dilekçesinde ise ticari faiz talep etmiştir. Bu halde, davacının dava dilekçesinde talep edilen miktarlar yönünden yasal, ıslahla arttırılan miktarlar yönünden ise avans faizi talep edebileceğinin kabulü gerekir.
Davalı sürücü .....ile davalı işleten .....gerçekleşen kaza ile birlikte zararı giderim yükümlülüğü doğduğundan, bu davalılar yönünden faiz başlangıç tarihi kaza tarihi kabul edilmiştir. Bu nedenle davalı sürücü ve işleten aleyhine hükmedilen miktarlara kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Temerrütle birlikte davalı sigorta şirketinin zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Kaza sonrası davacı tarafından davalı sigorta şirketine .....tarihli mail ile başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde davalı sigorta şirketi yönünden .....tarihinde temerrüt gerçekleşmiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi aleyhine hükmedilen miktarlara temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın Kısmen KISMEN KABULÜNE, 50.959,69 TL davacıya ait aracın onarımı esnasında orijinal parça kullanılmamasından kaynaklı hasar bedeli farkı ile 5.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplamda 55.959,69 TL'nın, davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti olan 44.750,00 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ....tarihinden itibaren, diğer davalılar .....ve .....yönünden ise kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren olmak üzere, dava dilekçesinde talep edilen 100,00 TL'na yasal faiz, ıslahla arttırılan 55.859,69 TL'lik kısma ise avans faizi işletilmesine,
Değer kaybına ilişkin fazlaşa ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.822,60 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 1.125,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 2.270,00 TL harcın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 1.815,27 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 1.125,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.980,2‬0 TL'nın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 1.583,52 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 3.154,00 TL tebligat ve posta masrafı, 3.030,30 TL keşif harcı ile 4.900,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 11.084,30 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 9.403,47 TL'lik kısmının, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 7.520,03 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı .....Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 21.209,69 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı .....Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!