Trafik kazası sonrası ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi-manevi tazminat davasında sigorta şirketinin ibraname, poliçe limitleri ve tazminat hesaplama itirazlarının incelendiği Bölge Adliye Mahkemesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu yaralanan davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik, bakıcı gideri ile manevi tazminat talepleriyle açtığı davanın istinaf incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi davacıya kısmi maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmetmişken, davalı sigorta şirketi vekili, müvekkili tarafından kaza sonrası ödenen ibranameli tutar nedeniyle sorumluluğun sona erdiğini, manevi tazminatın teminat kapsamında olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve geçici iş göremezlik ile bakıcı giderinin SGK sorumluluğunda bulunduğunu belirterek karara itiraz etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
: █████/2022
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.06.2016 tarihinde, davalı ... nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza neticesinde yaralandığını, bu kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza nedeniyle geçici ve kalıcı vücut fonksiyon kaybı meydana geldiğini, yaşadığı yaralanmalar nedeniyle sağlık açısından zarar kalemlerinin belirlenmesini talep ettiklerini, davacıların haksız eylem sonucu uğradığı yaralanma neticesinde uzunca bir süre yanında bir refakatçi de olduğu halde hastanelere ve doktorlara gidip geleceği ve bunun için de ek tedavi - yol - yemek - refakatçi v.s. masrafları yapacağını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesine göre geçici iş göremezliğe bağlı maddi tazminat, kalıcı meslekle kazanma gücü kaybına bağlı maddi tazminat, geçici ve tespit edilebilirse kalıcı bakıcı gideri ihtiyacına ilişkin maddi tazminat, SGK tarafından karşılanmayan tedavi - yol - yemek - refakatçi ve sair tedaviye bağlı giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini, Sigorta şirketinin maddi tazminattan poliçe teminatı ve temerrüt tarihi ile sınırlı sorumlu olduğunu, 20.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (... ve ...) tahsiline, talepleri bulunmakla bu kalemler nedeniyle belirlenecek tazminat hakkında davalılardan sürücü ve araç maliki kaza tarihi itibariyle, sigorta şirkeli ise temerrüt tarihi itibariyle ticari temerrüt-avans faiziyle tahsil edilerek davacıya ödenmesine (sigorta şirketleri temerrüt tarihinden itibaren poliçe ve teminat limiti ile sorumlu olduğunu) karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından; davalı ...'ın maliki olduğu ... plakalı vasıta için müvekkil Kooperatif tarafından "24.03.2016 başlangıç - 24.03.2017 bitiş tarihli ZMMS poliçesi düzenlendiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe özel ve genel şartları çerçevesinde poliçe metni üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, ölüm/sakatlık halleri için kişi başına teminat limitinin 2016 yılı için 310.000,00 TL olduğunu, mânevi tazminat teminat kapsamında olmadığı gibi gelir kaybı, kâr kaybı gibi dolaylı zararların da teminat kapsamında olmadığını, ekli ibranamede davacı tarafından, 12.658,00 TL tutarındaki maluliyet miktarının banka hesabına yatırılması halinde ... Sigorta Kooperatifi’nin ibra edildiğinin açıkça belirtildiğini, davacının ibraname ile bağlı olduğunu, haksız fiil hükümleri gereğince temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminat bakımından; davacının davasının kısmen kabulü ile, 23.689,31 sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ve 3.294,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 26.983,31 TL tazminatın ... Sigorta A.Ş. bakımından temerrüt tarihi olan 02.11.2016 tarihinden, diğer davalılar açısından kaza tarihi olan 31.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (Sigorta şirketi bakımından poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacı tarafa verilmesine,Fazlaya ilişkin talebin reddine; Manevi Tazminat Bakımından davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 10.000 TL tazminatının kaza tarihi olan 31.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kazazedeye ibraname karşılığı ödeme yaptığını, maddi tazminat yönünden herhangi bir tazmin sorumluluğu kalmadığından davanın reddi gerektiğini, 03.11.2016 tarihli ödemenin, davacı tarafından ibraz edilen sağlık raporlarına istinaden yapıldığını ve müvekkili şirketin yapılan ödeme ile sorumluluğunun sona erdiğini, davada davacının maluliyet artışı iddiası ve bu durumu ispatlar belgesi de bulunmadığını, maddi tazminatın TRH 2010 mortalite tablosu ve teknik faiz oranı %1,8 olarak dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeye dayandığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olup müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bakıcı gideri zararının bakıcı tutulduğuna ilişkin herhangi bir belge bulunmamasına rağmen brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının da hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 31.05.2016 tarihinde SÜRÜCÜ ... sevk idaresinde bulunan davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın yolun kenarında yürümekte olan davacı yaya ...'a çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu █████/2022 tarih, ████████ E. ve █████████ K. sayılı kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalının tedavi gideri teminatı kapsamında poliçe limiti ile geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunduğundan, davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı gideri talebinin teminat dışı olduğuna ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. ve ██████████ K., █████████ E. ve █████████ K. sayılı kararları). Bakıcı giderleri tedavi giderleri kapsamında olup ATK tarafından davacının iki ay boyunca bakıcıya muhtaç olacağı belirlenmiştir. Bakıcı gideri için belge sunulması gerekli olmadığı gibi Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereğince geçici bakıcı ücretinin hesaplanmasında kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarının (tamamının) esas alınması gerektiğinden aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarih, ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - ██████████ K., ██████████ E. - ██████████ K. sayılı kararları). 2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı ... tarafından davacıya dava tarihinden önce █████/2016 tarihinde 12.658,00 TL tazminat ödemesi yapılmış ve ibraname düzenlenmiştir. Davacı tarafından ödeme tarihinden sonra █████/2017 tarihinde eldeki dava KTK'nın 111. maddedeki 2 yıllık süresi içerisinde açılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda ödeme tarihi itibariyle 21.410,99 TL tazminat hesaplaması yapılmıştır. Bilirkişi raporunda ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucuna göre ödemenin yetersiz olduğu tespit edildiğinden KTK'nın 111.maddesi gereğince ibranamenin iptali şartları somut olayda gerçekleşmemiştir. Davadan önce parayı alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacının sebepsiz zenginleşmesinin önlenebilmesi için davadan önce yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi gerektiğinden hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davadan önce yapılan ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizi hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 23.10.2017 tarih, 2016/ 9924 E. ve █████████ K. sayılı kararı). Bu nedenlerle; davalı ... vekili istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.843,23 TL harçtan peşin alınan 460,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.382,42‬ TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!