Geçmişte orman niteliğinde olup orman sınırları dışına çıkarılan ancak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği oluşmayan taşınmazın Hazine adına tescil kararının temyizen onanması.
Özet: Bu hukuki belge, kadastro tespitine itiraz davasında, Yargıtayın önceki bozma kararına uyarak taşınmazın geçmişte orman niteliğinde olduğu, ancak 1996da orman sınırları dışına çıkarılmasına rağmen davalı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli parselin kadastro tespitinin iptaline ve hazine adına tesciline karar veren ilk derece mahkemesi hükmünün, davalı tarafın temyizi üzerine, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle Yargıtay tarafından onanmasını konu almaktadır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.KARAR
: Davanın kabulüneTaraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RMahkemenin vermiş olduğu karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup uyulan bozma ilamında özetle; “getirtilen tutanak ve haritalardan, yörede orman kadastrosunun 1942 yılında yapıldığı, daha sonra 24.01.1996-24.07.1996 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde çalışması bulunduğu, Uzman orman bilirkişi kurulunun, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun şekilde yaptığı inceleme ve araştırmada, taşınmazın 1957 tarihli memleket haritasında tamamının yeşil renkli orman sayılan alanda kaldığı, yine 1942 tarihli hava fotoğrafında da tamamının orman alanında kaldığı, taşınmazın 4785 sayılı Kanun uygulamasına göre orman olması gereken yer olduğunun bildirildiği , bu itibarla; çekişmeli taşınmazın öncesinin orman niteliğinde olduğu, ancak 24.01.1996 tarihinde ilan edilen evvelce sınırlaması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde çalışmasında 2/B uygulaması yapılmayıp orman sınırları dışında bırakıldığı ve bu işleme İdarece itiraz edilmeyerek taşınmazın orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin tutanakların kesinleştiği 24.07.1996 tarihinden kadastro tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin de dolmadığı, Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde, davalı yararına, zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının oluşmadığı gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği” gereğine değinilmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; bozma ilamında açıklanan gerekçeler aynen tekrarla davanın kabulüne, dava konusu İstanbul ili Silivri ilçesi Kurfallı Mahallesi 104 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağındaki tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,Taraflarca 1086 Sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.