Hizmet akdine dayalı sigortalı hizmetlerin tespiti davasında, eksik inceleme nedeniyle İş Mahkemesi hükmünün kamu düzeni gereği Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Yargıtay, hizmet akdine dayalı ancak kayda geçmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti davasında, iş mahkemesinin kısmi kabul kararını, davalı işveren avukatının süresinde temyiz etmemesi ve davalı kurum avukatının itirazlarının reddedilmesine rağmen, kamu düzeniyle ilgili bu tür davalarda işyerinin faaliyet durumu, vergi mükellefiyeti, tanık beyanları ve işin niteliği gibi temel hususlarda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı gerekçesiyle davacı avukatının temyizini yerinde görerek hükmü bozmuştur.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:520-55Dava, 04.09.2000-13.04.2004 arası dönemde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir.Mahkeme, yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.Hükmün, tüm taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, davacı avukatı ile davalı Kurum avukatının temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.1-Hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.Olayda hüküm 11.02.2011 tarihinde temyiz eden davalı işveren avukatının yüzüne karşı tefhim edilmiş, temyiz ise 02.05.2011 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.O halde, 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. Sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak davalı işveren avukatının temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi cihetine gitmek gerekmiştir.2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.3-Davacı avukatının temyizine gelince; davanın yasal dayanağı, 506 Sayılı Yasanın █████. maddesi olup dosya içeriğinden; davalı işyerinin ...063 sicil numarasıyla 02.03.2001 tarihi itibariyle kapsama alındığı, işyerinden düzenlenmiş işe giriş bildirgesi bulunmamakla birlikte, 01.10.2003-16.04.2004 arası dönemde tam ve 196 gün bildirimde bulunulduğu, davacı tarafından kurumca verilen 19.04.2004 tarihli şikayet dilekçesinde 04.10.2001- 13.04.2004 arası çalışmanın tespitinin istendiği, iş müfettişi raporunda; çalışmanın kayıtlar gibi olduğu, ancak işyeri yetkilileri tarafından davacının 2001 yılından itibaren tanındığının ve götürü iş alıp kayden girişe kadar parça başı iş yaptığının ve çalışmanın sürekli olmadığının belirtilmesine rağmen, çalışma süresinin tespit edilemediğinin bildirildiği, 10.04.2002-10.07.2002 arası bordro tanığı olan tek davacı tanığının giriş tarihini bilmediğini ancak çıktığı tarihte davacının çalıştığını ifade ettiği, 20.08.2002-devam şeklinde bordro tanığı olan davalı tanığının ise çalışmanın kayıtlar gibi olduğunu beyan ettiği, işveren vekilinin ise, davacının kayden girişten önceki 3 ayda haftada 1 gün gelip parça başı sandalye döşediğini belirttiği anlaşılmaktadır.Mahkeme, şikayet dilekçesinde belirtilen çalışma dönemleriyle müfettiş değerlendirmesi ve kayden giriş öncesindeki parça başı kısmi çalışmaya dair beyanları birlikte değerlendirek 04.10.2001 öncesi çalışmanın olmadığını 04.10.2001 tarihinden kayden giriş tarihi olan 30.09.2003 tarihine kadar olan dönemde ise günde iki saat, ayda altmış saat ve sekiz gün olmak üzere toplam 135 gün noksan çalışmanın tespitine hükmetmiştir.Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Öncelikle, talebe konu dönemde işyerinin faal olup olmadığı ve vergi mükefelliyet durumu Vergi Dairesi'nden araştılıp belirlenmeli, işyeri yetkilirinin müfettişe verdikleri ifadeler ile işveren vekilinin kayden giriş öncesindeki kısmi çalışmaya dair beyanları üzerinde durulup resen belirlenecek bordro tanıklarının beyanlarına başvurulmak suretiyle, işyerinin niteliği ve faaliyet dönemleri ile davacı tarafından yapılan işin niteliği ve süresi ve tam süreli çalışma olup olmadığı araştırılıp açıklığa kavuşturulmalı, böylece davacının fiili çalışmalarının varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenip toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.06.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.