Sigortalı çalışma süresi ve prime esas kazanç tespiti davasında, mahkemenin kısa kararının gerekçeli kararıyla çelişmesi üzerine Yargıtayın bozma kararı.
Özet: İşverenin işyerindeki sigortalı çalışma süreleri ve prime esas kazancın tespiti talepli davada, yerel mahkemenin son oturumda sözlü olarak tefhim ettiği "davanın kabulü" şeklindeki kısa karar ile sonradan yazılan gerekçeli kararın, özellikle prime esas kazancın tespitine ilişkin hüküm içermemesi nedeniyle çelişki oluşturduğu, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğu ve içtihadı birleştirme kararlarına aykırı bir uygulamayı işaret etmesi sebebiyle, yüksek mahkemece hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :İş Mahkemesi
    No
    : 1205-244
    Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
    Hükmün, davalılardan Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Hâkimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 23.06.2008 – 16.09.2008 tarihleri arasında 2000,00 TL ücretle çalıştığının tespitini istemiş; kısa kararda “davanın kabulü” şeklinde karar verildiği hâlde, gerekçeli kararda prime esas kazanca ilişkin tespite yer verilmediği, böylece, son oturumda tefhim edilen kısa kararın gerekçeli karara aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Öte yandan konuyla ilgili 10.4.1992 günlü ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece, bu maddî ve hukukî olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!