Kadastro öncesi harici alım ve zilyetliğe dayalı tapu iptali ile tescil davasında, on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle istinaf kararının onanması.
Özet: Kadastro öncesinde 1964 yılında haricen satın alınan ve ağaç dikilen taşınmazın tapu iptali ve tescili, olmazsa tazminat veya ağaç bedeli talebiyle açılan davada, davacının tapu kaydının iptali ve adına tescilini, olmazsa tazminat taleplerini içeren iddialarına karşılık, davalının taşınmazı tapu siciline güvenerek resmi şekilde satın aldığı savunması üzerine, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, kadastro tutanağının 1992de kesinleştiği ve davanın 2019da açılması nedeniyle 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ve ağaçların taşınmazın bütünleyici parçası olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; temyiz incelemesinde de bu kararların usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasına karar verilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kadastro öncesinde 1964 yılında dava konusu taşınmazı haricen satın alıp ağaç diktiğini, akrabalık nedeniyle tapuda devralmadığını, 1964 yılından beri nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet olduğunu ileri sürerek davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, olmazsa taşınmaz değeri nispetinde tazminat, aksi takdirde ağaçların bedelini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu taşınmazı tapu siciline güvenerek bedeli karşılığında resmi şekilde satın aldığını, davalının taşınmazın 3/5'lik bölümünde işgalci olduğunu, davanın önceki maliklere yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının 30.10.1992 tarihinde kesinleştiği, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatın taşınmazın arzından ayrı mülkiyet teşkil etmediği, davacının da ağaçların kendisine ait olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil, terditli tazminat ve bedel istemli davanın reddine karar verilmiştir.
    IV.İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hak düşürücü sürenin geçtiği, İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; terditli taşınmaz ve ağaç bedeli taleplerinin gerekçe ve hükümde karşılanmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının ortadan kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının bozulmasını istemiştir.
    B.Değerlendirme ve Gerekçe
    Dava, kadastro öncesi haricen satın alım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat ya da bedel istemine ilişkindir.
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Dava konusu Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, ... Mahallesinde kain 159 ada 28 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda 02.09.1992 tarihinde senetsizden cedden intikâlen ve taksimen geldiği ve 20 yılı aşkın kazandırıcı zamanaşımı zilyedi olduğu gerekçesiyle dava dışı ... adına 1.250 m2 yüz ölçümlü bağ vasfıyla tespit edildiği, 01.10.1992 ilâ 30.10.1992 tarihleri arasındaki askı ilân süresi içerisinde dava açılmaksızın tespitin 30.10.1992 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazın ... adına tescil edildiği anlaşılmakla, kadastro tutanağının kesinleştiği 30.10.1992 tarihi ile davanın açıldığı 19.02.2019 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
    3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    06.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!