Çalışma gücünün en az %60ını kaybettiği Adli Tıp raporuyla belirlenen davacının haksız kesilen maluliyet aylığı alacağının tahsili davasında temyiz incelemesi.
Özet: Davacıya geçmişte bağlanan maluliyet aylığının, yapılan kontrol muayenesinde çalışma gücünün en az %60ını kaybetmediği gerekçesiyle haksız yere kesildiği ve sonraki bir tarihte yeniden bağlandığı iddiasıyla, kesilen döneme ilişkin aylık alacaklarının yasal faiziyle birlikte tahsili talebiyle açılan davada; Adli Tıp Kurumundan alınan raporlar neticesinde davacının ilgili dönemde çalışma gücünü %60 oranında kaybettiğinin tespiti üzerine, ilk derece mahkemesi tarafından aylıkların ödenmesine hükmedilmiş, bu karar davalı kurumun istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesinin ardından temyize konu olmuştur.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 1. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Üroloji Ana Bilim Dalı Başkanlığının 06.03.2007 tarihli sağlık raporu doğrultusunda malul sayılarak maluliyet aylığı bağlandığını ve birden çok kez kontrol muayenesine tabi utulduğunu ve sağlık kurulu raporlarında herhangi bir değişiklik sözkonusu olmamasına rağmen, 2012 yılındaki kontrol muayenesi sonucunda, müvekkilinin çalışma gücünün en az % 60'ını kaybetmediği esası ile aylığının kesildiğini, müvekkilinin söz konusu işlemlere 2012 ve 2013 yıllarındaki itirazları değerlendirilmemiş ancak, 2014 yılı başvurusu sonrası Çukurova Üniversitesine yeniden sevkinin yapıldığı ve alınan Sağlık Kurulu Raporu Bölge Sağlık Kurulunca değerlendirilerek bu kez çalışma gücünün en az %60'ını kaybettiğinin kabulü ile 2011 yılında kesilen aylığın 2014 yılında yeniden bağlandığından bahisle haksız yere kesilerek ödenmeyen maluliyet aylıklarından dolayı 20.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 09.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile de 27.04.2012-26.01.2015 tarihleri arasında davacıya ödenmesi gereken toplam 28.353,98 TL maaş alacağının ödenmesi gereken her aylıktan itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya 2007 yılında kontrol muaayeneli olarak aylık bağlandığını, 2009 yılında yapılan kontrol muayenesinde maluliyetine 2011 yılında kontrol gerektirir şekilde devamına karar verilmiş ise de, 2011 yılı kontrol muayenesinde çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmemiş olduğundan maluliyet aylığının kesildiğini, sonrasında 2014 yılında başvurusu üzerine sevkedildiği hastanece verilen sağlık Kurulu raporuna istinaden malul sayılarak aylığının yeniden bağlandığını, Kurum işleminde usul ve yasaya aykırılık olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda Sosyal Sigorta Yüksek Kurulu tarafından hazırlanan davacının maluliyetine ilişkin raporda davacının çalışma gücünün %60'ını kaybetmemiş olduğu, tarafların itirazları doğrultusunda İstanbul 3. Adli Tıp İhtisas Kurulundan davacı hakkında aldırılan raporda, davacının çalışma gününün en az %60'ını kaybetmiş olduğunun tespiti yapıldığı, ancak Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki olması nedeniyle, çelişkiyi gidermek amacıyla Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan 21.10.2021 tarihinde rapor aldırılmış olup söz konusu raporda da davacının 01.01.2011-31.12.2014 tarihleri arasında çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davalı taraf rapora itiraz etmiş ise de ATK 3. İhtisas Kurulu raporu ile ATK İkinci Üst Kurulu raporu arasında çelişki olmamasından dolayı itirazın reddiyle davacının çalışma gücünü en az %60 oranında kaybettiğinin kabul edildiği ve buna göre davacının 01.01.2011-31.12.2014 tarihleri arasında da çalışma gücünü %60 oranında kaybetmiş olması nedeniyle davalı Kurumun davacının 27.04.2012 tarih itibariyle aylık kesme işleminin hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, davacıya 27.04.2012-26.01.2015 tarihleri arasında da maluliyet aylığının bağlanması gerektiği ve uzman bilirkişi marifetiyle 27.04.2012-26.01.2015 tarihleri arasında davacıya ödenmesi gereken toplam 28.353,98 TL maaş alacağı olduğu kabul edilmiş, davacı 09.06.2022 tarihinde ıslah etmiş ve ıslah doğrultusunda davanın kabulü ile davacıya 28.353,98 TL'nin ödenmesi gereken her aylıktan itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık ödenmeyen maluliyet aylığının tespiti ile ödenmesi istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25. ve 26. maddeleri hükümleri ile sağlık raporları ve ATK raporları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.