Mirasçının müteveffa eşinin 1989-1997 dönemi Bağ-Kur ve SSK hizmetlerinin birleştirilmesi ile hizmet tespiti talebinin ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilmesinin onanması.
Özet: Davacının vefat eden eşinin 1989-1997 yılları arasındaki hizmetlerinin tespiti ve emekli aylığına yansıtılması talebiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, müteveffanın ilgili dönemde vergi mükellefi olarak kahvehane işletmesi nedeniyle hizmet akdine tabi çalışmasının bulunmadığı ve sigortalı hizmet tespiti için yeterli delil sunulamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verirken, Yargıtay da mevcut deliller ve hukuki düzenlemeler çerçevesinde kararı usul ve yasaya uygun bularak istinaf mahkemesi kararını onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Kars İş Mahkemesi
    SAYISI
    : 2020/9 E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi ...’ın 11.10.2020 tarihinde vefat ettiğini, bu vefat üzerine müvekkilinin eşinin SSK’dan emekli olduğunu, müteveffanın 1989-1997 yılları arası geçen Bağkur hizmetinden geçen sürenin müvekkiline bağlanan SSK aylığına yansıtılmadığını, SSK Kars Müdürlüğünün bu çalışmaların sigortalılık hizmetlerinden sayılabilmesi ve müteveffanın Bağ-kur başlangıç tarihi için bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, ileri sürerek müteveffanın Bağ-kur süresinin başlangıç tarihi ile prim gün sayısının tespitine, Bağ-Kur ve SSK hizmetlerinin birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davacı vekili 31.01.2017 havale tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinin talep sonucunu davacının eşi ...’ın 1989-1997 yılları arasında SSK’lı olarak hizmet süresinin tespitine, tespit olunan miktarın diğer hizmeti ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı şirket özetle; davanın reddini talep etmiştir.
    Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ...’a ait şahsi sicil dosyasında müteveffanın davalı işverene ait işyerinde 01.02.1975 tarihinde çalışmaya başladığı bildirimini içeren ve davacının imzasını taşıyan usulüne uygun Kuruma intikal etmiş işe giriş bildirgesi ve dahili davalı işveren ... Tic. Ltd. Şti. nezdinde 01.02.1975-24.02.1975 tarihleri arasında çalışması bulunduğu anlaşıldığından hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı anlaşılmış, öte yandan davacı taraf ... ...’ın 1989-1997 yılları arasında SSK’lı olarak hizmet süresinin tespitini talep etmiş ise de; dosya kapsamından Kars Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı çerçevesinde tespit talep edilen dönem içinde müteveffanın 25.05.1989-29.06.1994 ve 28.04.1997-02.05.1997 tarihleri arasında vergi mükellefiyet kaydı bulunduğu ve kahvehane işlettiği anlaşılmış, ... söz konusu dönemde kendi adına bağımsız çalışmış olup hizmet akdine tabi çalışmasının tespiti mümkün olmadığı, diğer taraftan yapılan kolluk araştırması neticesinde herhangi bir kamu tanığı tespit edilemediği gibi dönem bordrosu bulunmaması nedeniyle bordro tanığı da dinlenemeyeceği, dahili davalı şirketin 01.10.1973 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı 31.12.1986 tarihi itibariyle de kanun kapsamından çıkarıldığı, bu haliyle müteveffanın 1989-1997 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak çalıştığına dair herhangi bir bilgi, belgeye ve delilin dosyaya sunulamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası hükümleri ile vergi kayıtları, Kurum kayıtları, kolluk tutanağı ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!