Yaşlılık aylığının Bağ-Kur prim borcunun ödenmesi sonrası geç bağlanması nedeniyle mahrum kalınan dört aylık aylığın yasal faiziyle tahsili istemiyle açılan davanın reddi kararının Yargıtayca bozulması.
Özet: Bu içtihat, yaşlılık aylığının geç bağlanması nedeniyle mahrum kalınan dört aylık aylığın yasal faiziyle tahsili talebine ilişkin olup, davacının emeklilik için gerekli prim gün sayısını ve yaş şartını sağlamasına rağmen, başvuru sonrası ödediği cüzi miktardaki Bağ-Kur prim borcu gerekçe gösterilerek aylığının geç başlatılması sonucu ilk derece mahkemesinin ret kararının, temyiz incelemesinde, prim borcunun ödenmesinin ardından aylığın bağlanması gerektiği ve gecikmenin haksız olduğu gerekçesiyle bozulmasına ilişkindir.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:164-93Dava, yaşlılık aylığının geç bağlanması nedeniyle, mahrum kalınan 2009 yılı Temmuz-Ekim dönemi dört aylık aylığın, yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.Mahkeme, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir.Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.SSK’ya yapılan 13.07.2009 tarihli tahsis talep tarihi itibariyle, 49 yaş 3 ay 8 günlük olan davacının, 28 yıl 2 ay 12 gün sigortalılık süresinin olması, 01.05.1981-13.07.2009 arası dönemde 7437 gün zorunlu SSK primi ve çakışmayan biçimde de 1463 gün esnaf Bağ-Kur hizmeti ile 600 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 9500 gün prim ödemesinin bulunması, tahsis talebinden sonra 27.02.1987-20.03.1991 arası 1463 günlük Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin olarak tahakkuk ettirilip 26.10.2009 tarihli yazı ile bildirilen cüzi tutardaki 161 TL prim borcunun aynı tarihte davacı tarafından ödenmesi karşısında, mahkemece, istek gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ödemeyi takip eden 15.11.2009 tarihi itibariyle aylık bağlanmasına ilişkin kurum işleminin yerinde olduğu belirtilerek davanın reddine hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.O halde; davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
:Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.