İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, bisiklet sürücüsünün yaralandığı trafik kazası sonucu açılan tazminat davasında, sigorta şirketinin zamanaşımı, müterafik kusur ve hesaplama itirazlarını içeren istinaf başvurusuna ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 2012 yılında meydana gelen trafik kazasında yaralanan bisiklet sürücüsüne ilk derece mahkemesince hükmedilen 85.791,25 TLlik geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına karşı davalı sigorta şirketinin yaptığı istinaf başvurusunu ele almaktadır; davalı, zamanaşımı, daha önce yapılan ödeme indirimi, geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluk olmadığı, davacının diğer gelirlerinin mahsubu, aktüerya uzmanı tarafından hesaplama gerekliliği, sigortalının kusur oranı ve davacının kask takmama nedeniyle müterafik kusur indirimlerinin uygulanması gerektiğini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin █████/2012 tarihinde bisikletiyle ... Mahallesi ... Caddesi No:.. civarında yolda ilerlerken davalı sigorta bünyesinde sigortalı olan ... Plakalı motosikletin çarpması sonucu ağır yaralandığını, olay yerinde Cumhuriyet Savcılığınca yapılan keşif ve buna istinaden hazırlanan bilirkişi raporunda davalı bünyesinde sigortalı olan ... plakalı araç sahibinin asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, söz konusu davalı sigortalısı olan kişi aleyhinde Iğdır 1.Sulh Ceza Mahkemesi ████████ Es sayılı dosyasında açılan kamu davası sonucu mahkumiyete hükmedildiğini, böylece davalı sigorta bünyesinde sigortalı olan ... plakalı motosiklet sahibinin asli kusurlu olduğunun sübuta erdiğini, söz konusu kazadan ötürü müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezlik yönünden mağduriyetlerinin giderilmesi için belirsiz alacak ve tespit davasının açıldığını belirterek davanın kabulü ile tahkikat sonucunda müvekkilinin uğramış olduğu zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik toplam 300 TL olmak üzere geçici ve sürekli görmezlik tazminatın olay tarihinden aksi halde dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Asıl ve ıslahla açılan davanın kabulü ile; geçici maluliyet için 6.483,07 TL ve kalıcı maluliyet için 79.308,18 TL olmak üzere toplam 85.791,25 TL temerrüt tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı sürelerinin geçirilmiş olduğunu, █████/2012 tarihli trafik kazası sonucu müvekkili şirket tarafından davacı ...'a █████/2017 tarihinde 36.500,00-TL ödeme yapılmış bulunduğunu, davacının anılan ödemeyi kabul etmesi ile müvekkili şirketin sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirdiğinin net bir şekilde kabul ve ikrar edildiğini, hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe dahilinde davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinden sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yapılacak yargılama sırasında, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatlar tespit edilerek, müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, başvuranın bağlı bulunduğu SGK tespit edilerek, kurum tarafından başvurana ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile maluliyet nedeni ve bağlanan gelirinin peşin sermaye değerinin sorulması gerektiğini, kurum tarafından başvurana gelir bağlanmamış olması ihtimalinde ise bu durum başvuranın hakkını doğrudan etkileyeceğinden, başvuran tarafa SGKya (veya ilgili kuruma) karşı dava açması için önel verilmesi gerektiğini, hesaplama son derece teknik bilgi gerektirdiğinden anılan hesaplamalar Hazine Müsteşarlığına kayıtlı bulunan aktüerya uzmanı tarafından PMF yaşam tablosuna göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının kendilerince kabulünün mümkün olmadığını, davacının bulunduğu bisiklette kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giymediği kaza tespit tutanağında tespit edilemediğini, davacı ...'ın kask ve koruyucu kıyafet giymemesi durumu müterafik kusur sayılacağından indirim uygulanması gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından. 14.02.2012 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçeli ...'un sevk ve idaresindeki 76 AY 326 plaka sayılı motosikletin karşı yönden gelmekte olan davacı ... yönetimindeki bisiklete çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. HMK'nın 319.maddesine göre savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda HMK'nın 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir. Eldeki davada davalı tarafa dava dilekçesinin ve ıslah dilekçesinin tebliğ edildiği, iki haftalık süre içerisinde cevap dilekçesinin sunulmadığı, ıslah dilekçesine de beyanda bulunulmadığı anlaşılmakla süresinde zamanaşımı definde bulunulmadığından dava ve ıslah zamanaşımına yönelik istinaf yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından hükme esas alınan █████/2021 tarihli kusur ve aktüerya raporunun istinaf talep eden davalı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile █████/2022 tarihinde tebliğ edildiği halde davalı vekilinin süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde maluliyet oranları bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusur ve hesaplamaya ilişkin bilirkişi raporuna ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ████████ E. ve █████████ K., ██████████ E. - █████████ K. ve ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince davalı sigorta şirketinden hasar dosyasının gönderilmesi için yazı yazılmışsa da cevap verilmemiştir. Yargılama devam ederken de davalı vekili istinaf dilekçesinde belirttiği ödemeye ilişkin belge, dekont vs. delillerini sunmamıştır. Dairemizce yapılan yazışma ile sigorta şirketinden tüm hasar dosyası getirtilmiş incelenmesinde ödeme bilgisi ve belgesi görülememiştir. Bu nedenle davalı tarafça ödeme ispat edilemediğinden istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Dairemizce SGK'ya yazı yazılmış olup gelen cevaba göre herhangi bir müracaat olmadığı ve ödemenin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Davanın iş kazası olmaması nedeni ile davacının SGK'ya müracaat etmesi için önel verilmesi gerekmeyecektir. Davacı olayda bisiklet kullandığından kask takıp takmadığı belirlenememiş ise de yaralanma bölgesi ayak kırığı olmasına göre sonuca da etkili olmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin uzmanlığının teslim tutanağında aktüerya uzmanlığı olarak gözükmesi ve bilirkişinin Hazine Müsteşarlığına kayıtlı bulunan aktüerya uzmanı olması koşulu bulunmaması nedeni ile bu yöne değinen istinaf başvurusu da yerinde değildir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.860,40 TL harçtan peşin alınan 1.465,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.395,3‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!