Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun cinsel istismarı suçundan bozma sonrası yeniden verilen mahkumiyet kararını, önceki bozmaya rağmen delil yetersizliği nedeniyle hukuka aykırı bularak oybirliğiyle bozdu.
Özet: İlk derece mahkemesinin, Yargıtayın daha önce mağdurenin soyut beyanları, olayın intikal süresi ve mevcut delillerin sübut için yetersiz ve dosya içeriğiyle çelişkili olduğu gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirttiği bozma kararına uyduğu halde, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan sanığın yeniden mahkumiyetine karar vermesi hukuka aykırı bulunarak, bu mahkumiyet hükmünün beraat kararı verilmesi gerektiği yönündeki önceki gerekçelerle oy birliğiyle bozulmasına hükmedilmiştir.
9. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., 2024/9 K.
    SUÇ
    : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
    Özetle Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, dosyada katılan mağdurenin soyut beyanları dışında delil bulunmadığına, intikalin olaydan iki sene sonra gerçekleştirildiğine, taraflar arasında husumet bulunduğuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
    B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
    Özetle atılı suçtan üst sınırdan hüküm kurulması, takdiri indirim maddesinin uygulanmaması, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-1. cümlesinden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
    C. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
    Özetle atılı suçtan üst sınırdan hüküm kurulması, takdiri indirim maddesinin uygulanmaması ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
    D. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
    Özetle tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    Dairemizin 02.05.2023 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla ''Olayın intikal şekli ve süresi, suç tarihi itibarıyla on yaşlarında bulunan mağdurenin aşamalardaki soyut beyanları, katılanın anlatımları ve mağdure hakkında aldırılan adli raporlar savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği...'' şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde sanığın atılı suçtan bozma ilamında belirtilen gerekçeyle beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    21.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!