Davacının sigortasız çalışma iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasında Yargıtayın eksik inceleme nedeniyle iki kez bozma kararı vermesi.
Özet: Davacının belirli tarihler arasındaki sigortasız çalışmasının tespitini talep ettiği hizmet tespit davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı kabul kararları, Yargıtay tarafından çelişkili tanık beyanları ve yetersiz araştırma gerekçeleriyle art arda iki kez bozulmuştur; Yargıtay, gerçek çalışma olgusunun somut ve inandırıcı delillerle, özellikle de işyeri ve komşu işyeri çalışanlarının hizmet cetvelleri ile vergi kayıtları üzerinden elde edilecek yeni tanık beyanlarıyla detaylıca aydınlatılması gerektiğini vurgulamıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davacının .... sicil numaralı davalıya ait Ağır ... Bölgesi eski .... Yolu N:341 Balıkesir adresindeki işyerinde 29.10.2006 tarihinden itibaren kesintisiz olarak kuruyemiş, kadayıf ve mantı imalatı işinde çalıştığını ve halen çalışmaya devam ettiğini, davacının 04.05.2012 tarihinde sigorta girişinin Kuruma bildirildiğini, 29.10.2006 - 04.05.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının ise Kuruma bildirilmediğini beyanla 29.10.1996-29.10.2006 ve 29.10.2006 - 04.05.2012 tarihleri arasında davalı yanında kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tespiti istenilen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açılmasının gerektiğini, davacının talep ettiği sürelerin hak düşürücü süreye uğradığını, bu kadar uzun süre sigortasız çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının davasında haksız olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
    2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde 29.10.1996 tarihinde işe başladığına dair herhangi bir işe giriş bildirgesinin bulunmadığını, çalışma olgusunun hiç bir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispatlanmasının gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2018 tarihli kararı ile dinlenen tanıkların ve dosyadaki delillerin fiili çalışma iddiasını doğruladığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 29.10.1996 - 04.05.2012 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2018 kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2018 tarihli kararı ile davacının çalışmasının kesintisiz olması ve çalışmanın sona erdiği tarih ile davanın açılış tarihi gözetildiğinde, dava konusu edilen dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçmemiş bulunması, uyuşmazlık konusu dönemde davacı ile birlikte aynı işyerinde çalıştığı kayıt altına alınmış dönem bordrosu tanıklarının, davacının dava konusu dönem dahil kesintisiz olarak çalıştığını doğrulaması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, İlk Derece mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilerek davalı ile fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Birinci Bozma Kararı
    Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2018 kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 09.12.2019 tarihli kararı ile "...Somut olayda, çelişkili tanık beyanlarına itibar edilmekle eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi hatalı olmuştur.
    Yapılacak iş, celbedilmiş olan ihtilaflı dönem bordrolardan tespit edilecek başkaca bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak,davalı işyerinden alışveriş yapan kişi ya da işyerleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacının ihtilaflı dönemde fiili ve kesintisiz bir çalışmasının olup olmadığı hususunda yöntemince beyanlarını almak, komşu işyeri tanıklarının ihtilaflı dönemlerde çalışıp çalışmadığının denetlenebilmesi için hizmet cetvelleri ile işyeri sahiplerinin vergi kayıtlarını istemek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği de nazara alınıp gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
    İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile davacının davasının asıl dosya ve birleşen ████████ Esas sayılı dava dosyası yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
    C. İkinci Bozma Kararı
    İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 21.03.2022 tarihli kararı ile "...Eldeki dosyada, davacı 29.10.1996 – 04.05.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep etmiştir. Davacı adına 04.05.2012 tarihinde Sigortalı İşe Giriş Bildirgesinin verildiği,
    05.2012-12.2012 döneminde 238 Gün, 01.2013-12.2013 döneminde 356 gün, 01.2014-12.2014 döneminde 356 gün, 01.2015-12.2015 döneminde 341 gün, 01.2016-11.2016 döneminde 330 gün hizmetinin Kuruma bildirilmiş olduğu, Mahkemece verilen kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi (Kapatılan) █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamıyla “Yapılacak iş, celbedilmiş olan ihtilaflı dönem bordrolardan tespit edilecek başkaca bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak,davalı işyerinden alışveriş yapan kişi ya da işyerleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacının ihtilaflı dönemde fiili ve kesintisiz bir çalışmasının olup olmadığı hususunda yöntemince beyanlarını almak, komşu işyeri tanıklarının ihtilaflı dönemlerde çalışıp çalışmadığının denetlenebilmesi için hizmet cetvelleri ile işyeri sahiplerinin vergi kayıtlarını istemek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği de nazara alınıp gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.”denilmek suretiyle bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyulduğu fakat bozma sonrası dinlenen tanık beyanlarıyla bozma öncesi dinlenen tanıkların beyanları da dikkate alındığında çelişkinin tam olarak giderilmediği, davacının davalı işyerinde bildirilmeyen çalışmalarının bulunduğu fakat süresinin belirlenemediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle tanık beyanlarına göre davacının yazın çalışmaya ara verdiğine ilişkin beyanlar da değerlendirilmek suretiyle davacının bildirim dışı kalan çalışma süresi belirlenerek elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
    D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
    İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli kararı ile asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde 29.10.1996 - 04.05.2012 tarihleri arasında bu yılların 1 haziran - 15 ağustos arası dönemleri dışındaki aylarda kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
    E. Üçüncü Bozma Kararı
    İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 03.04.2023 tarihli kararı ile "...Mahkemece her ne kadar bozmaya uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
    Uyulan bozma ilamında bozma sonrası dinlenen tanık beyanlarıyla bozma öncesi dinlenen tanıkların beyanları da dikkate alındığında çelişkinin tam olarak giderilmediği, davacının davalı işyerinde bildirilmeyen çalışmalarının bulunduğu fakat süresinin belirlenemediği, tanık beyanlarına göre davacının yazın çalışmaya ara verdiğine ilişkin beyanlar da değerlendirilmek suretiyle davacının bildirim dışı kalan çalışma süresi belirlenerek elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen dinlenen ... isimli tanığın davacıyı ilk defa 1991 yılında işyerinde gördüğünü, ... isimli tanığın ise 2006 yılından önce çalışmadığını beyan ettiği, diğer tanık beyanları arasında da derin çelişkiler bulunduğu, çelişkilerin giderilmeden karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilip yaz aylarında ara verilen süreler de somut olarak belirlendikten sonra, davacının çalışma dönemlerini gösteren infaza elverişli şekilde hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
    F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde 29.10.1996 - 04.05.2012 tarihleri arasında bu yılların 1 Haziran- 1 Eylül arası (Haziran, Temmuz, Ağustos) dönemleri dışındaki aylarda kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sadece tanık anlatımları ile hizmet süresinin tespitinin hatalı olduğunu, yazılı delil bulunmadığını, dinlenen tanıkların da davacının çalışma süreleri hakkında net beyanlarının olmadığını, soyut ve çelişkili ifadeler olduğunu beyan etmektedir.
    2- Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; salt tanık anlatımlarına dayanılarak karar verilmesinin yerinde olmadığını, davanın kamusal niteliği gereği re'sen araştırma yapılması gerektiğini, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda davacının 29.10.1996 - 29.10.2006 ve 29.10.2006 - 04.05.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı Kurum vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Fazla alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!