Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa muhalefet suçunda, usulsüz arama ve zincirleme suç iddialarıyla temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi mahkumiyet kararının 7. Ceza Dairesi tarafından onanması.
Özet: Sanığın tezgahında ele geçirilen bandrolsüz ve sahte bandrollü kitaplar nedeniyle 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa muhalefet suçundan açılan davada, ilk derece mahkemesinin hukuka aykırı arama gerekçesiyle verdiği beraat kararını kaldıran bölge adliye mahkemesinin sanığı mahkum etmesi üzerine, cumhuriyet savcısının zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezanın artırılması talebi ve sanık müdafiinin hukuka aykırı delillerle mahkumiyetin bozulması talebiyle yaptığı temyiz başvuruları, hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddedilerek bölge adliye mahkemesinin mahkumiyet hükmü onanmıştır.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    SUÇLAR
    : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2023 tarihli kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279/1-b maddesi uyarınca vermiş olduğu istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararların aynı maddenin son cümlesine göre itiraz yasa yoluna tabi olduğu ve anılan kararların itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması ve alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerekirken eksik ceza tayin edilmiş olması nedeniyle sanık aleyhine hükmün bozulması talebine ilişkindir.
    2.Sanık müdafiin temyiz isteği, hukuka aykırı olarak yapılan arama sonucu ele geçen delillerin hükme esas alınamayacağı, usul ve kanuna aykırı olan hükmün bozularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
    II. GEREKÇE
    Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, 05.09.2013 tarihinde sanığa ait tezgâhta yapılan denetimde 114 adet bandrolsüz ve 23 adet sahte bandrollü kitap ele geçirildiği tespit edilmiştir.
    Sanık hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
    Sanık savunmasında, borçları artınca korsan kitap almak zorunda kaldığını beyan etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi tarafından, usulsüz arama sonucu elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağından bahisle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanığa ait tezgahta yapılan işlem nedeniyle arama kararına gerek bulunmadığı, sanığın sahte bandrollü ve bandrolsüz kitap satma eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi delaletiyle 5846 sayılı Kanun'un 81/9. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2024 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!