9. Ceza Dairesi, nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyetleri Aile Bakanlığı lehine vekalet ücreti yönünden düzelterek onadı.
Özet: Bu karar, nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesini konu almaktadır. Sanık müdafileri, rıza beyanı, delil yetersizliği ve zincirleme suç hükümlerinin hatalı uygulanması gibi çeşitli gerekçelerle temyiz isteminde bulunmuşlardır. Yüksek Mahkeme, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğunu, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğunu ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiğini tespit etmiştir. Ancak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine hükmedilen vekalet ücreti, Bakanlığın davaya katılmasının anayasal koruma görevi kapsamında kamu görevi niteliğinde olması ve suçtan doğrudan zarar görme şartı aranmaması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. Bu sebeple, temyiz istemi kısmen kabul edilerek, hüküm sadece Bakanlık lehine vekalet ücreti yönünden bozulmuş ve yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun düzeltilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜMLER
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Antalya Bölge Adliye Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna,Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmemesine, mağdurenin beyanında çelişkiler bulunduğuna, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, eylemin rıza ile gerçekleştiğine ilişkindir.B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna,Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmemesine, mağdurenin beyanında çelişkiler bulunduğuna, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, eylemin rıza ile gerçekleştiğine ilişkindir.C. Sanık ...'nin Temyiz İstemiÖzetle atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme sonucunda karar verildiğine ilişkindir.III. GEREKÇE5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.Ancak;Anayasa'nın "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin 1. maddesinden anlaşılacağı üzere bu Kanun, Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. 5271 sayılı Kanun'un 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu değildir. Ayrıca sanığın mahkumiyeti halinde suçtan doğrudan zarar gören sıfatıyla davaya katılan kişiler lehine sanığın vekalet ücretine mahkum edildiği de dikkate alındığında, Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi sebebiyle sanığın ikinci bir vekalet ücretine mahkum edilmesi suretiyle maddi zarara uğratılması da hakkaniyete uygun olmayacaktır. Bu sebeple koşulları oluşmadığı halde katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hukuka aykırılık olarak görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafileri ile sanık ...'nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 06.06.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı hükmünde yer alan "Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili lehine ilk derece mahkemesindeki emek ve mesaisine karşılık olarak 17.400,00 TL maktu ücreti vekaletin sanıklardan alınarak katılan idareye verilmesine" ilişkin bölümün karardan çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.