Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticaret sicil müdürlüğünün şirket adres tescili talebiyle açtığı tespit davasını reddetti.
Özet: Bu hukuki evrak, davalı şirketin tescilli adresinin gerçeği yansıtmadığı ve belirtilen adreste ticari faaliyet göstermediği iddiasıyla, ticaret sicil müdürlüğü tarafından Türk Ticaret Kanunu ve ilgili yönetmelik uyarınca yapılan tescil çağrısına şirketin uymaması üzerine açılan tespit davasına ilişkindir; davacı kurum, mahkemeden tescili gerekli görülen bir husus olduğuna karar vererek adres değişikliğinin ticaret siciline tescilini emretmesini talep etmiş, ancak mahkeme yapılan inceleme sonucunda davayı reddetmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
RED
ESAS NO
: 2025/
KARAR NO
: 2025/
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
DAVA
: Tespit
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Gıda Turizm İnşaat Eğitim Danışmanlık Otomotiv Tekstil Ticaret Anonim Şirketinin ... sicil numarası ile müvekkili kuruma kayıtlı olarak ticari faaliyetini sürdürmekte olduğunu, 11.03.2016 Tarihli, ... sayılı ... Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... Sayfalarında ...'un davalı şirketin müdürü olarak seçildiği ve şirket adresinin .../... olduğunun tescil ve ilan edildiğini, ... Teknik Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 23.08.2024 tarihli, ... sayılı, ... A.Ş. Konulu yazı ile müvekkili kuruma, konuda belirtilen şirketin .../... adresinde faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığını, İlgili adresin 2016 yılından üniversiteye tesis edildiğini, 2016 yılından beri davalı şirketin faaliyetlerini bu adreste sürdürmediğini, bu nedenle davalı şirketin adres kayıtlarının güncellenmesinin talep edildiğini, Müvekkil kurumun 26.08.2024 tarihinde, ayrı ayrı olarak ...'ne ve müdür ...'a Türk Ticaret Kanunu 33. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği 36.maddesi gereğince yazının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yeni adresin tescilinin yaptırılmasını, yaptırılamıyorsa yaptırılmama nedenlerinin açık ve anlaşılır şekilde yazılı olarak bildirilmesi için tescil davetinde bulunulduğunu, tescile davet yazıları tebliğ edilmesine rağmen 30 günlük süre içerisinde davalı şirket ya da müdür ... tarafından herhangi bir bildirim veya tescil işlemi yapılmadığını belirterek davanın Kabulü ile, mahkemece tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varılması halinde bunun tescilinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne emredilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davalının yeni adresinin tespiti ve ticaret sicile tescili istemine ilişkindir. TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır. TTK’nın 33 maddesine göre," (1) tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. (3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz. " şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre," (1) Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. (3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir." şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Somut olayda, davalı şirketin tescilli adresinde bulunmadığı davacı kuruma bildirilmiş olup, davacının şirkete ihtarname göndererek adres değişikliğini bildirmesini istediği, davalı tarafından herhangi bir cevap verilmeyince, işbu dava ile davalının yeni adresinin tespiti ve tescilinin istendiği, ancak, TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda yukarıda anılan TTK’nın 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, şirket anasözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince ... tarafından şirketin feshi davası açılabileceği, ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevinin bulunmadığı gibi, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın hukuki yarar bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan tutarların hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!