Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, alım satım kaynaklı menfi tespit davasında ticari dava niteliği ve görevsizlik kararı içeren gerekçeli kararı.
Özet: Davacı tarafından, bir alım satım işlemine dayalı icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesi talebiyle açılan menfi tespit davasında, mahkeme Türk Ticaret Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri uyarınca davanın ticari niteliğini incelemiş; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava sayılma koşullarını taşımadığını, zira ticari davaların ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlendiğini ve somut olaydaki işin ticari niteliğinin davayı ticari dava haline getirmediğini değerlendirerek görevsizlik kararı vermiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GÖREVSİZLİK
ESAS NO
: 2024/
KARAR NO
: 2025/
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkiline 1 adet difiriz -200 (10.000,00-TL), 2 adet krom tezgah (5.200,00-TL), 1 adet hamur açma 40lık (15.000,00-TL), Hamur Karma Süper Mixer (10.000,00-TL), 1 adet soğuk salata bar (13.000,00-TL) , 86 adet sandalye (600,00-TL) , 1 adet bulaşık makinesi 1000 tabak kaps (15.000,00-TL) olmak üzere toplamda 125.000,00-TL satış yapıldığını bu satışa ilişkin faturanın müvekkili tarafından düzenlendiğini, fatura uyarınca vergiler dahil davalıya 150.000,00-TL ödediğini, davalının ödemesini banka üzerinden gerçekleştirdiğini, ancak ödemeyi borç olarak gönderdiğini, faturanın 19.03.2024 tarihinde düzenlendiğini davalı tarafından ödemenin banka üzerinden 21.02.2024 tarihinde gönderildiğini, davalının haksız ve kötüniyetli olarak ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını belirterek davanın kabulü ile ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... E sayılı dosyasının tehiri icra kararı ile tedbiren durdurulmasına, 150.000,00-TL üzerinden açılan ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... E sayılı takip açısından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 16.300,56-TL’nin ödeme tarihi olan 06.05.2024 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte istirdatına, davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Görev itirazlarının bulunduğunu, takibin 2 adet banka dekontunda yazılı borç gönderilen paranın tahsili için başlatıldığını, borçluya ödeme emri tebliğ edilmesine rağmen, borca itiraz edilmediğini, davacının delil olarak dayandığı faturanın 19.03.2024 tarihli olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu 80.000,00 TL. tutarlı borç gönderilen dekontun 21.02.2024 ve 07.03.2024 tarihli müvekkilinin alacaklı olduğu 70.000,00 TL. tutarlı borç gönderilen banka dekontuna ilişkin olduğunu, dava dilekçesi ekinde yer alan faturayı müvekkilinin ilk defa bu dava ile birlikte gördüğünü, daha önce kendisine böyle bir fatura tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddine, davacının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davalı tarafından, davacı aleyhine, ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde,davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkememizce öncelikle görev hususu değerlendirilmesi gerekmiş olup; HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, taraflar arasında faturadan kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsiline yönelik davalı tarafından davacı aleyhine ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin istirdatı talep edilmekte ise de, celp edilen vergi kayıtlarına göre,davacının basit usulde defter tuttuğu, davalının işletme esasına dayalı defter tuttuğu ve gelirinin tacir sayılma için yeterli olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davada mahkememizin görevsiz olması ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince usulden (görev yönünden) REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına
4-Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına,
Dair; Davalı ve davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!