Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında alacak talebinin kısmen kabulüne ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan bir itirazın iptali davasında, davacı, ödenmeyen fatura bakiyesi için başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının kaldırılmasını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmiş; davalı ise ayıplı mal teslimi nedeniyle borçlu olmadığını savunmuştur. Yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu, tarafların ticari defterlerinin örtüştüğünü ve davacının belirli bir alacağı olduğunu, davalının ise ayıplı mal iddiasını veya borca itirazını destekleyen kanıt sunamadığını ortaya koymuş ve mahkeme davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
KISMEN KABUL
ESAS NO
: 2024/
KARAR NO
: 2025/
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ve müvekkili şirket arasındaki mal hizmet alım satımına ilişkin düzenlenen █████/2024 Tarihli ... nolu faturadan kalan bakiye alacağının tahsili amacıyla ... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından haksız bir şekilde itiraz edildiğini, itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı şirket tarafından ... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra dosyasına yapılan borca itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu şirket aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında gerçekleşen ticari alım için anlaşma sağlanmış ise de davacının ayıplı mal teslimine rağmen müvekkili şirket tarafından sözleşmeden doğan tüm edimlerin yerine getirilmediğini, davacı tarafın ayıplı mal sunduğundan dolayı müvekkilinin ifa yükümlülüğünün muaccel olmadığını, müvekkili şirkete herhangi bir ihtarname dahi tebliğ edilmediğini, davacı tarafın ayıplı ifası nedeniyle müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine ve Anayasa Mahkemesine müracaat etme ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haksız ve mesnetsiz açılan davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, fatura, ticari defter ve kayıtları, Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında; başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Dava konusu icra dosyasında davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesi için Mali Müşavir Bilirkişisinden rapor talep edildiği, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dosyası, ibraz edilen deliller ve taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde; Tarafların Ticari Defterlerindeki kayıtlara göre taraflar aralarında ticari bir ilişkinin olduğu, davalı tarafından davacıya bu faturaya karşılık yapılan herhangi bir ödeme kayıtlı değildir. Davacının ticari defterlerine göre, icra takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan 104.654,22 TL alacağının mevcut olduğu, davalı şirketin 2023-2024 yılına ait yevmiye defter kayıtları incelendiğinde; davaya konu alacağı oluşturan faturaya ilişkin kayıtların, Davalı tarafın Resmi defterlerine kanuni süresi içerisinde işlendiği tarafımdan tespit edilmiştir. Davalı tarafından davacıya, bu faturaya karşılık yapılan herhangi bir ödeme kayıtlı değildir. Davalı Şirketin ticari defterlerine göre, icra takip tarihi itibariyle, davalının davacıya 104.654,22 TL borcunun mevcut olduğu görülmüştür. Davacı tarafın Ticari defterleri ile, davalı tarafın Ticari defterlerindeki kayıtların birbirini doğruladığı görülmüştür. TTK' nın 21.maddesi hükümlerine göre, davaya konu fatura ile ilgili herhangi bir iade-iptal ve kabul edilmediğine dair kayıtlara rastlanmamıştır. Davalı vekinin cevap dilekçeninde; davacı tarafın ayıplı mal sunduğu iddiasına ilişkin bir watsaap yazışması ya da davacı tarafa gönderilen bir ihtamame mevcut değildir. Yine watsaap yazışmasında dava konusu faturaya ya da borca itiraz edilmediği görülmüştür. Davacının ve davalının ticari defterlerindeki kayıtlara göre, icra takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan 104.654.22 TL alacağının mevcut olduğu görülmüştür. Davacı tarafından açılan İcra takip dosyası incelendiğinde; 94.526,00 TL Ana Para, 10.134,41 TL Kdv (104.660,41 TL Fatura) ve 2.220,00 TL İşlemiş Faiz olma üzere Toplam 106.880,41 TL üzerinden takip başlatıldığı görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunduğu görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu, kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek doktrinde; gerek ... içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir. Bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine, ... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine, davalı tarafından █████/2024 tarihinde itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge icra dosyasında mevcut olmadığından davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla mali müşavir bilirkişisinden alınan raporda,davacı şirketin davalı şirketten 104.654,22 TL alacaklı olduğu, asıl alacak yönünden davalı tarafın bilirkişi raporunun aksini ispata yarar bir delili dosyaya sunamadığı, işlemiş faiz yönünden yapılan incelemede, takip öncesi davalının temerrüt'e düşürülmemesi nedeniyle işlemiş faiz alacağının talep edilme olanağının bulunmadığı, takibe konu alacağın likid ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, ... 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın asıl alacak yönünden İPTALİNE, 104.654,22 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden DEVAMINA, 2.220,00 TL işlemiş faiz alacağı ile 6,19-TL asıl alacak talebinin REDDİNE,
2-Asıl alacak olan 104.654,22 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 20.930,84 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 7.148,92 TL harçtan, peşin alınan 1.787,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.361,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, davacı tarafından başlangıçta ödenen 1.787,17 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı toplamı olan 2.214,77 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Dosya kapsamında yatırılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 247,00 TL posta masrafı olmak üzere toplamda 4.247,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre (% 97,92 kabul) hesap edilen 4.158,66 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davanın kabul ve red oranına (%97,92 kabul) göre hesap edilen 3.525,12 TL'lik kısmının davalıdan, 74,88 TL'lik kısmının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davanın reddedilen kısmı yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T 6/1 uyarınca belirlenen 2.226,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!