İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde, teminat amaçlı verilen çeklerin anlaşma bozulunca iade edilmeyip kötü niyetle ciro edilmesiyle oluşan borcun geçersizliğinin tespiti talepli menfi tespit davası.
Özet: Davacılar, üçüncü bir şahsa ticari anlaşma için teminat olarak verdikleri, ancak anlaşmanın gerçekleşmemesiyle bedelsiz kalan çeklerin, bu şahıs tarafından kendi borcunu kapatmak amacıyla davalıya cirolandığını ve davalının bu çeklerle icra takibi başlattığını iddia ederek, davalıya borçları bulunmadığı ve aralarında ticari ilişki olmadığı gerekçesiyle menfi tespit davası açmış; davalı ise çeklerin bedelsizliğinden haberdar olmadığını, kötü niyetli hareket etmediğini ve davacıların itirazlarının üçüncü şahsa yöneltilmesi gerektiğini savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025DAVA
:Davacılar vekili mahkememize sunduğu █████/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ----------, ----------Şti'nin yetkilisi adına tüm resmi iş ve süreçlerini vekaleten yürüttüğünü, müvekkili ------------, diğer müvekkil şirket ------------ Şti 'nden alacağı olduğu için kendi adına █████/2024 keşide tarihli, ---------- Şubesi'ne ait -------- seri numaralı 210.000 tl bedelli çeki ve █████/2024 keşide tarihli, ------------ Şubesi'ne ait ------------- seri numaralı 250.000 tl bedelli çeki keşide ettiğini, dava dışı ve ciro silsilesinde bulunan ---------- Şti. şirketi ile müvekkillerinin hem ticari hem de ticaretten kaynaklı muhataplıkları bulunduğunu, müvekkillerinin zaman zaman dava dışı bu firma ile çalışsalar da birbirlerine karşı herhangi bir borç ilişkileri bulunmadığını, müvekkili ----------- ile dava dışı şirket yetkilisi bir işi yapma hususunda anlaştıklarını bu iş nedeni ile teminat olarak söz konusu çekleri dava dışı şirket yetkilisine verdiğini, söz konusu işle ilgili olarak henüz sözleşme ya da bir protokol imzalanmaksızın söz konusu çeki işin sözü olarak dava dışı şirket yetkilisine teslim ettiğini, ilerleyen günlerde dava dışı şirket yetkilisi ---------- işten vazgeçtiğini çekleri müvekkili ----------- iade edeceğini belirttiğini, aralarındaki ticari ilişkiye güvenerek uğrayıp alacağını belirttiğini, devamında ertesi günlerde dava dışı ------------ Şti.'nin davalı ------------ Şti. 'ne bilgisi dışı ticari faaliyetlerinden dolayı borcundan dolayı haciz baskısında kurtulmak için uhdesinde bulundurduğu çekleri cirolayıp davalı tarafa teslim ettiğini, devamında müvekkili ------------ tarafından çekler talep edilmiş fakat söz konusu olay dava dışı şirket yetkilisi tarafından müvekkiline izah edilerek çeklerin vadesinden önce borcunu kapatıp çekleri iade alacağı belirttiğini, müvekkili asil ile şirketin her ne kadar dava dışı şirket ile geçmişten gelen ticari ilişkisi olsa da mevcut durumda herhangi bir şekilde dava dışı şirkete karşı herhangi bir borcu olmadığını, bu durum dava dışı şirket yetklisi tarafından huzurda dinlendiğinde açıkça ortaya çıkacağını, müvekkili ----------- tarafından davalı şirket yetkilisi ile görüşüldüğünü çeklerin iadesi talep edildiğini, fakat davalı tarafça müvekkili oyalandığını, devamında çeklerin müvekkili ----------- teslim edilmesi beklenirken, çekler ------------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine konu edildiğini, bahse konu takiplere dayanak çekler sebebiyle müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkillerin icra dosyasından alacaklı olan çek alacaklısı davalı ile herhangi bir ticari alışverişi olmadığı gibi dikkatlerden kaçmayan diğer kötüniyete işaret eden işlem ise davalı tarafça tüm süreç olduğu gibi bilinse de zor kullanarak aldığı çek için icra takibi başlatıldığını, davanın kabulü ile davalı ile müvekkiller arasında mevcut ve geçerli bir ilişki bulunmadığının tespiti ve dava konusu bir borcun gerçekte mevcut olmadığının ve müvekkillerinin böyle bir borcunun mevcut olmadığının tespiti ile ------------ İcra Müdürlüğü’nün ------------ esas numaralı dosyasına konu çeke ilişkin müvekkillerinin borçlarının olmadığının tespitine, müvekkillerinin telafisi güç zararlara uğramaması için öncelikle teminatsız olarak aksi halde mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde --------- İcra Müdürlüğü’nün --------- esas dosyası hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, neticeten---------- İcra Müdürlüğü’ nün ---------- esas sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına, kötüniyetle hareket ederek müvekkillerinin ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ----------- diğer davacıdan alacaklarına karşılık ilgili çekleri kendi adına keşide ettiğini, devam eden süreçte davacı ----------- dava dışı ciranta ------------ firmasına çekleri teminat olarak verdiğini ancak dava dışı firma ile anlaşmanın tamamlanmaması üzerine çeklerin bedelsiz kaldığı iddia edildiğini, bu doğrultuda davacıların müvekkiline herhangi bir borçlarının olmadığını ve bu doğrultuda huzurda görülmekte olan menfi tespit davasını ikame ettiklerini, dava dilekçesinde borçlu olmadıklarına ilişkin itiraz ve defilerin tamamı dava dışı greenspa firmasına karşı öne sürebilecekleri itirazlar olduğunu, müvekkilinin ilgili çeklerin bedelsizliğine ilişkin herhangi bir bilgisi bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delil olmadığını, ancak müvekkilinin dava dışı firmadan alacaklı olduğu ve işbu hususun davacılar tarafından bilindiği açıkça ortada olduğunu, ciro silsilesinde herhangi bir bozulma olmadığını, çeklerin tüm yasal gereklilikleri barındırmak suretiyle kambiyo sıfatını haiz olduğunu, davacıların davasının herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, işbu dava açısından tanık dinlenilmesine muvafakati bulunmadığını, müvekkilinin alacaklı olduğu ve alacağını tahsil edemediği firmanın yetkilisinin dosyadaki tanıklığına itibar edilemeyeceğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, vekalet ücreti, masraf ve sair giderlerin de davacı tarafa yükletilmesine, kötü niyetle ikame edilen davanın müvekkilin alacağına kavuşmasına engel olmak için açılması nedeniyle davacıların %20den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, her türlü dava ve tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 tarihli müzekkere cevabı,----------- Esas sayılı dosya Uyap sureti,---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün █████/2024 tarihli müzekkere cevabı,---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 tarihli müzekkere cevabı,--------- Diş sayılı dosya aslı,---------İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosya Uyap sureti,------------ ait █████/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ----------- soruşturma sayılı dosyaya konu olan █████/2024 tarihli, --------- seri numaralı çek ile █████/2024 tarihli, -------- seri numaralı çekin ön ve arka yüzlerininin bir sureti,----------- Cumhuriyet Başsavcılığı Karar Masası'na ait █████/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ----------- Soruşturma sayılı dosya Uyap sureti,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava; ---------- İcra Müdürlüğü'nün -----------Esas sayılı dosyası nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkin İİK 72/3 maddesinde düzenlenen icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır.------------İcra Müdürlüğü'nün------------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davalı alacaklı tarafça, davacı borçlular ----------- ve ---------- Şti. hakkında, █████/2024 tarihinde------------ Şubesi'ne keşidecisi ----------- Şti. olan █████/2024 tanzim tarihli ---------- Seri Numaralı 210.000,00 TL bedelli çek ile █████/2024 tanzim tarihli, ------------ Seri Nolu 250.000,00 TL bedelli çek dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla toplam 513.065,83 TL bedelli icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.Davacılar vekili tarafından dava açılmadan önce ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olup ----------- D.İş - ---------- Karar sayılı kararı ile "1-Dava değeri olan 513.065,38-TL üzerinden %15'i oranında 76.959,80-TL teminatın Mahkememiz dosyasına nakit ya da kesin ve süresiz teminat mektubu olarak yatırılması halinde, ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyasında icra veznesine girecek paranın yargılama sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi yönünde İİK 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına," kararı verildiği görülmüş olup davacıların teminat mektubu sunması üzerine ------------ Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tedbirin uygulanması hususu İcra Müdürlüğü'ne bildirilmiş olup yeniden tedbir talebi hakkında Mahkememiz ara kararı ile ----------- sayılı kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının aynen devamına karar verilmiştir.Mahkememizin █████/2024 tarihli tensip zaptı ile davacılar vekiline dava konusu takip talebine konu ödeme emrindeki borç tutarı ile dava dilekçesindeki dava değerinin farklı olması nedeniyle dava değerinin açıkça belirtilerek HMK 31. maddesi gereğice açıklamak üzere 2 haftalık süre verilmiş beyanda bulunulmaması üzerine █████/2024 tarihli ara karar ile yeniden iki haftalık kesin süre verilmiş olup davacılar vekilinin bu hususta açıklama yapmadığı görülmüştür. Dava dilekçesinin netice-i talep kısmında ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyası nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespiti talep edilmiş olduğundan takip talebinde belirtilen 513.065,83 TL üzerinden yatırılması gereken 8.334,28 TL eksik peşin harcı tamamlamak üzere süre verilmiş olup davacılar vekili tarafından 8.335,00 TL harç yatırıldığı görülmüştür.----------- sayılı içtihadında;''Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının imzasını inkar etmediği çekin keşidecisi olduğu, dava dışı -----------Şt’nin cirosunun sahte olması halinde sadece bu şirketin borçtan kurtulacağı, davalının çeki şeklen düzgün, ciro silsilesine güvenerek iktisap ettiği, dava dışı ----------- cirosunun sahte olup olmadığını bilmediği, bilmesinin de beklenemeyeceği, davacının imzaların istiklali gereğince çekte keşideci olarak attığı imzadan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, █████/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.'' şeklindeki tespitlere yer verilmiştir.Kıymetli evrak olmasının yanında kambiyo senedi olan çek; Kanun'da öngörülen sıkı şekil şartlarına bağlı olarak düzenlenen, para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir.Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. TTK'nın 792. maddesinde , " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." düzenlemesi mevcutturTüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu -----------Şubesi'ne ait keşidecisi ------------ Şti. , lehtarı ------------- olan █████/2024 tanzim tarihli ----------- Seri Numaralı 210.000,00 TL bedelli çek ile █████/2024 tanzim tarihli, ---------- Seri Nolu 250.000,00 TL bedelli çek lehtar tarafından dava dışı ------------ Şti.'ne ve davalıya sıra ile ciro edildiği ciro silsilesinde kopukluk olmadığı, davalı tarafından ibraz edilen çeklerdeki imzasının keşideci ------------- Şti. yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacılar vekili dava dilekçesinde -----------, diğer davacı şirket ----------- Şti 'nden alacağı olduğu için kendi adına █████/2024 keşide tarihli, ------------- Şubesi'ne ait ------------- seri numaralı 210.000 tl bedelli çeki ve █████/2024 keşide tarihli, ---------- Şubesi'ne ait ----------- seri numaralı 250.000 tl bedelli çeki keşide ettiğini, dava dışı ve ciro silsilesinde bulunan ------------ Şti. şirketi ile işi yapma hususunda anlaştıklarını bu iş nedeni ile teminat olarak söz konusu çekleri dava dışı şirket yetkilisine verdiğini ilerleyen günlerde dava dışı şirket yetkilisi ----------- işten vazgeçtiğini çekleri ----------- iade etmediğine yönelik iddiada bulunduğu , ------------ Soruşturma sayılı dosyasında dinlenen ------------ savumasında ------------- isimli firmanın resmi işlemlerini vekaleten yürüttüğünü, şirketten şahsi alacağı olduğu için suça konu iki adet çeki keşide edip ciroladığını,------------- isimli firma ile ticaretlerinin olamadığını, ancak yetkilisi olan ----------- tanıdığını, nasıl olduğunu anlamadığı bir şekilde söz konusu çeklerin ----------- uhdesine geçtiğini, bu durumu öğrendiğinde ----------- çekleri istediğini ancak borçları nedeniyle söz konusu çekleri cirolayıp ---------- Şirketi'ne verdiğini, hakkında bu çekler üzerinden icra takibi başlatılması ile olaylardan haberdar olduğunu beyan etmiş olup , davacı ----------- Şirketi yetkilisi ------------ ise alınan beyanında şirketin merkezinin ------------ ilinde olduğunu, kendisinin ------------ ilinde ikamet ediyor olması nedeniyle şirketin fiili işleri ile yeğeni olan ------------ ilgilendiğini, yine oğulları --------- ve ---------- vekaleten ilgilendiklerini, şikayet konu çeklerden bilgisi olduğunu, yeğeni --------- ------------- şirketten alacağına karşılık olarak söz konusu çekleri keşide ettiğini beyan ettiği anlaşılmış olup dava konusu çeklerin düzenlenmesinde davacı ------------- Şirketi yetkisinin haberdar olduğu ve çeklerdeki imzanın davacı ------------ ait olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Her ne kadar dava dilekçesinde davacı ----------- ----------- Şti. şirketi ile işi yapma hususunda anlaştıklarını bu iş nedeni ile söz konusu çeklerin teminat olarak verildiğini iddia edilmekte ise de senetler üzerinde teminat senedi olduğu hususunda bir ibarenin olmadığı, yine davacı ----------- soruşturma aşamasında alınan beyanında --------- isimli firma ile ticaretlerinin olamadığını, söz konusu çeklerin ------------ uhdesine nasıl geçtiğini anlamadığı, ------------ Esas sayılı dosyasına konu dava dilekçesinde ise --------- --------- Şti. yetkilisi olan ----------- isimli bir şahısla birlikte eğlenmek için dışarı çıktıklarını, çeklerin kaybolmaması için söz konusu çekleri ------------ isimli şahsa emanet edildiğine yönelik aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacılar ---------İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı takip dosyasınına konu ----------- Şubesi'ne keşidecisi ---------Şti. olan █████/2024 tanzim tarihli ------------ Seri Numaralı 210.000,00 TL bedelli çek ve █████/2024 tanzim tarihli, ------------ Seri Nolu 250.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişler ise de ------------- söz konusu çeklerin dava dışı şirkete teslimi hususunda çelişkili beyanlarda bulunduğu, söz konusu senetler üzerinde teminat senedi olduğu hususunda bir ibarenin olmadığı açıktır.Menfi tespit konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri:2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı alacaklıya düşer ancak alacak bir kambiyo senedine dayanmakta ise sebepten mücerret olan kambiyo senedine dayalı olarak borçlu olmadığını davacı taraf ispatla mükellef olup çeki elinde bulunduran hamile ancak çeki kötü niyetle iktisap etmesi ya da iktisapta ağır kusuru bulunması hâllerinde geri verme mükellefiyeti getirilmiştir. Bu hâller dışında çeki elinde bulunduran hamil geri verme mükellefiyetinde olmadığı gibi çeki elinde bulundurmasından kaynaklanan yasal haklarını kullanma olanağına da sahiptir. Bu nedenle dava konusu çekler nedeniyle davacıların imza inkarının bulunmaması ve davalının çekleri kötü niyetle iktisap etmesi ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğu hususunun davacılar tarafından ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.---------- sayılı ilamında belirtildiği üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72/4. maddesinde, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. İİK'nun 72/4 maddesinde yazılı bu tazminat davalı talep etmese bile mahkemece re'sen verilmesi gereken bir tazminat olduğundan, bu maddenin hatalı uygulanması halinde bu husus istinaf ve temyiz incelemesi sırasında re'sen dikkate alınır. şeklindeki yasal düzenleme uyarınca davacıların talebi üzerine ---------- sayılı kararı ile "1-Dava değeri olan 513.065,38-TL üzerinden %15'i oranında 76.959,80-TL teminatın Mahkememiz dosyasına nakit ya da kesin ve süresiz teminat mektubu olarak yatırılması halinde, ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyasında icra veznesine girecek paranın yargılama sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi yönünde İİK 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına," şeklinde ihtiyati tedbir kararı verildiği kararın infaz edildiği anlaşılmakla İİK 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın REDDİNE,2-İİK 72/4 maddesi uyarınca davalının kötüniyet tazminatı talebininin kabulü ile 102.613,16 TL kötüniyet tazminatının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 427,60 TL ve 8.335,00 TL peşin harç toplamından mahsubu ile bakiye 8.147,20 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine,4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 80.959,87 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı tarafa verilmesine,6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca resen yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,9- ---------- sayılı kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının İİK 72/4 maddesi uyarınca kaldırılmasına,Dair, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025