İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan dekorasyon işi alacağı için açılan itirazın iptali davasında husumet yokluğu kararına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir dekorasyon şirketinin, sözlü anlaşmaya dayanarak bir evin iç giydirme ve mobilya işlerini tamamladığını, kesilen faturalara rağmen bakiyenin ödenmediğini iddia ederek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davanın istinaf incelemesini konu almaktadır; davacı, davalı şirketin Kuşadasındaki evi için 900.353,00 TLlik iş yaptığını ve 400.353,00 TLlik kısmının ödenmediğini savunurken, davalı şirket, taraflar arasında ticari bir ilişki veya sözleşme olmadığını, faturaların haksız kesildiğini ve dekorasyon işinin aslında üçüncü şahıslarla ilgili olduğunu ileri sürmüştür; yerel mahkeme, davalı şirketle eser sözleşmesinin varlığına dair yazılı delil sunulamaması ve ödemelerin davalı şirket tarafından yapılmaması gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davayı reddetmiş, bu ret kararı davacı tarafından istinaf edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2024
NUMARASI
:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan faturalara dayalı bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davacının bir şahıs şirketi olduğunu dekorasyon işi ile uğraştığını, davalı şirket yetkililerinin, davacı ile iletişime geçtiğini ve şirkete ait ...da bulunan evin dekorasyonu için anlaşma yaptığını, bu anlaşmaya göre evin içinin, mutfağından yatak odasına kadar her bir metrekaresinin yenilenmesinin ve istendiğini, taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda evin iç giydirmesi, dekorasyon,mobilya ve diğer aksesuarların yapımı konusunda anlaşma sağlandığını, işin bedelinin ise 900.353,00 TL olarak belirlendiğini, davacının █████/2022 tarihinde işe başladığını ve 5 ay sonra evi teslim ettiğini, dosyaya sunacakları video ve fotoğraflarda da görüleceği üzere evin iç dekorasyonunun yapıldığını, duvarlarının tamamen yıkılıp, yeni, lüks, estetik bir görüntüye dönüştürüldüğünü ve yeni mobilyaların alındığını, kesilen faturalarda da yapılan iş ve malzemelerin ayrıntılı olarak yer aldığını, iş bittikten sonra █████/2022, █████/2022 ve █████/2022 tarihinde toplam da 900.353,00 TL faturaların kesildiğini, davalı şirketin bu bedelin sadece 500.000,00 TL sini ödediğini, burada elden alınan ödemelerin de bulunduğunu, bu paranın sadece küçük bir kısmının banka yoluyla gönderildiğini, her ne kadar elden ödemeler, karşı tarafça ispatlanması gereken bir husus ise de, davacının elden aldığı parayı şimdiden kabul ettiğini ve iyiniyetini ortaya koyduğunu, dolayısıyla her ne kadar kalan 400.353,00 TL nin tahsili için davalı şirket ile defalarca irtibat kurulmuş ise de kalan ödemeyi yapmayacaklarını belirtmeleri üzerine davalı şirket aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından icra takibi açıldığını, fakat bu icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek; Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Sayılı dosyasına yapılan haksız itirazının iptalini, haksız itirazdan ötürü % 40'tan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; taraflar arasında hiç bir ticari ilişki bulunmamasına rağmen davacı tarafın, davalı şirkete fatura keserek davalıyı haksız bir şekilde borçlandırmaya çalıştığını, taraflar arasında herhangi taşınmazın dekorasyon işine dair bir sözleşme ve anlaşmanın olmadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu dekontlardan görüleceği üzere davacı tarafın, dava dışı ... ile anlaştığını, ...'dan talep edilmesi gereken bu ücretlerin, davalı şirkete fatura edilerek talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle husumet itirazlarının olduğunu, davalı şirkete e-arşiv yoluyla fatura gönderilmiş olduğunu ancak faturanın gönderilmesi ve 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi faturaya sözleşme niteliği kazandırmadığı gibi borç-alacak ilişkisine de netlik kazandırmadığını, davacının fatura deliline dayanabilmesi için, faturada yazılı malı davalıya teslim ettiğini, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu yemin teklifi dahil, genel ispat kurallarına göre kanıtlaması gerektiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini ve davalı aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece █████/2024 tarihli karar ile; davacının, davalı şirkete ait ... da bulunan evin dekorasyonu için yazılı olmaksızın anlaşma yaptığını, faturaya dayalı alacağın 500.000 TL'sinin ödendiği fakat bakiye bedelin ödenmediğini iddia ettiği, davalının ise taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını ve borcun olmadığını savunduğu, dekorasyon ve tadilatı yapılan evin ... ve ... çiftinin oturduğu ev olduğunun tanık beyanları ile sabit olduğu, eser sözleşmesinin davalı şirketle yapıldığına dair yazılı bir delil ibraz edilemediği, davaya konu 3 adet fatura davacı tarafın ticari defterlerine kayıtlı olmasına rağmen davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturaların davacı taraf defterlerine işlenmiş olmasının başlı başına alacağın varlığına karine teşkil etmediği, hukuki ilişkinin varlığının ve fatura içeriği işlerin yapıldığının da ispat edilmesi gerektiği, elden yapılan ödemeler ... tarafından yapılmış olup davalı şirketin bir ödeme yaptığının da kanıtlanamadığı, Whatsapp yazışmalarına göre davacı şirketin ... ile anlaşma yaptığı, her ne kadar ... şirket yetkilisi olsa da davalı şirket ayrı bir tüzel kişilik olup eser sözleşmesinin tarafı olduğuna dair herhangi bir delil ibraz edilemediği gerekçesi ile davalı şirketin açılan davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; tadilatın yapıldığı dairenin mülkiyetinin davalı şirkete ait olduğunu, davalının faturalara 8 gün içinde itiraz etmediğini, bilirkişi raporu ile haklılıklarının ispatlandığını, dosyaya sundukları fotoğraf ve videolarda ...'nın taşınmazı teslim aldığı, taşınmazı görüp incelediğinin görüldüğünü, tanık anlatımları ile anlaşmanın bizzat şirket yetkilisi ile yapıldığının sabit olduğunu, Whatsapp yazışmalarında davacı ile şirketin muhabecisi arasında faturanın kesilmesi, ödeme vs gibi konularda yazışmalar yapıldığının görüldüğünü, delil olarak sundukları, ticari kayıtlarda ...'nın şirketin hissedarı olduğu belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur .Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenicidir, davalı ise işsahibi olmadığını savunmuştur.Davacı yan davalı şirkete ait dairede tadilat ve dekorasyon işleri yaptığını ileri sürerek bakiye alacağının tahsiline ilişkin icra takibine davalı yanın yaptığı itirazın iptalini talep etmiş, davalı yan ise aralarında herhangi eser sözleşmesi bulunmadığını, işi dava dışı ... adlı kişi için yaptığını belirterek; davanın reddini istemiş, mahkemece sözleşme ilişkisi ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın “Senetle ispat zorunluluğu” başlıklı 200. maddesinde düzenlenen “(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz." hükmü gereğince davacı taraf, davalı yanın eser sözleşmesinin tarafı olduğu yönündeki iddiasını senetle ispat etmek zorundadır. Aynı maddede(2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebileceği de hükme bağlanmıştır.HMK nın 202. maddesinde, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge delil başlangıcı olarak tarif edilmiş ve senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceği belirtilmiştir. (bkz. Yargıtay 6.HD'nin 26.04.2022 gün, █████████ E, █████████ K. Sayılı kararı)Senetle ispat zorunluluğuna ilişkin HMK’nın 200 vd. maddelerindeki düzenlemelerin sonucu olarak sözleşme ilişkisinin kurulması hukukî işlem niteliğinde olduğundan, eser sözleşmesine dayalı bir davada; davalının akdi ilişkiyi inkâr etmesi hâlinde, ispat yükü davacının üzerinde olup, sözleşmenin kurulduğunu davacının kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay HGK'nın ███████-3098 E. ████████K. █████/2021T.)Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı tarafça akdi ilişkinin varlığı inkâr edilmiştir. Sözleşme ilişkisini ispatlamakla yükümlü olan davacı, HMK'nın 200/1. maddesi uyarınca akdi ilişkinin varlığını yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Davacı tarafça dosyaya bu iddiayı ispatlayacak yazılı bir belge ya da tanık dinlenmesini mümkün kılacak yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir evrak ibraz edilmemiştir. Bilirkişi raporu ile faturaların davalının defterinden kayıtlı olmadığı tespit edilmiş, dosyanın incelenmesinde yazışmaların dava dışı ... ile yapıldığı görülmüştür. Bu nedenle yazılı belge ile akdi ilişkinin varlığını kanıtlayamayan ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge sunamayan davacı, dava dilekçesinde açıkça "yemin" deliline dayanmamış olması da dikkate alındığında, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğunu ispatlayamamıştır. Bu nedenle mahkemece yazılı gerekçelerle davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!