Yargıtay 3. Ceza Dairesi, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan sanıklar ile suça sürüklenen çocuğa verilen müebbet hapis cezalarını temyiz incelemesi sonucunda onadı.
Özet: Yüksek Mahkeme, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılan sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından yapılan temyiz başvurularını incelemiş olup, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığını, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğini, iddia ve savunmaların yeterince tartışıldığını, vicdani kanının kesin ve tutarlı verilere dayandırıldığını, eylemlerin doğru nitelendirildiğini ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğunu, yaptırımların hukuki bağlamda şahsileştirildiğini tespit ederek, ileri sürülen temyiz sebeplerini yerinde görmemiş ve ilk derece mahkemesinin hükmünü oy birliğiyle onamıştır.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E. - ████████ K.
    SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK
    : ...
    SUÇ
    : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma
    HÜKÜM
    : 1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 302/1, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1, 2, 3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve mahsuba,
    2. SSÇ ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 302/1, 31/3, 62/1, 63 maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba,
    TEMYİZ EDENLER
    : Sanıklar ve Suça sürüklenen çocuk müdafileri
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    Sanık ... ve SSÇ ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
    Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ..., ..., ... müdafileri ile SSÇ ... müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1 maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/4 maddesi uyarınca dava dosyasının Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!