Terör örgütüne yardım suçundan kesin ve inandırıcı delil bulunamaması nedeniyle Yargıtay 3. Ceza Dairesi, mahkumiyet kararını şüpheden sanık yararlanır ilkesince bozmuştur.
Özet: Terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında yapılan incelemede, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair bir bağlantı tespit edilemediği, örgütle iltisaklı bankaya para yatırma ve bankacılık işlemleri gibi dosya kapsamındaki eylemlerinin dahi terör örgütüne yardım etme kastıyla hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil teşkil etmediği, bu nedenle mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin mahkumiyetine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu tespit edilerek, hükmün bozulmasına ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    SUÇ
    : Terör örgütüne yardım etme
    HÜKÜM
    : 5237 sayılı TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK'nın 314/2. maddesi, 220/7. maddesi, 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi, 62/1, 53/1-2-3, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle,
    Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, dosya kapsamına yansıyan eylemleri de göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine, terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ederek örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
    Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!