İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin, hava yoluyla taşınan emtiada meydana gelen hasar nedeniyle sigortacının rücuen itirazın iptali talepli davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf davası, bir sigorta şirketinin, sigortalısına ait basılı ambalaj emtiasının İstanbuldan Osloya hava yoluyla taşınması esnasında oluşan hasar nedeniyle ödediği 2.941,80 Euro bedelin, icra takibi yoluyla davalı taşıyıcılardan tahsili için başlattığı itirazın iptali davasına ilişkindir; davacı, hasarın taşıyıcıların sorumluluğunda meydana geldiğini ileri sürerken, davalılar sigortacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, hasarın hatalı ambalajlamadan kaynaklandığını, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ve rücu şartlarının oluşmadığını iddia etmiş, ilk derece mahkemesi ise bilirkişi raporuna dayanarak davacının rücu hakkının bulunduğuna karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:█████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
:30.06.2021
NUMARASI
:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
:İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, her iki davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin nakliyat emtia blok sigorta poliçesi kapsamında sigortalı ... firmasına ait emtianın taşıma sürecinde hasarlandığını, sigortalı ... firmasının Norveç firması ...firmasına sattığı baskılı ambalaj emtiasının İstanbul’dan Oslo'ya davalı ... A.Ş sorumluluğunda, davalı ... tarafından taşınmasının TK-1751 sefer sayılı uçuşla 06.08.2019 tarihinde ifa edildiğini, 09.08.2019 tarihinde alıcı firma tesislerinde tahliye sırasında taşınan bir palet emtiada hasar görüldüğünü, Davalı... A.Ş'nin fiili taşıyıcı, davalı ...'nun akdi taşımayı üstlenen taşıyıcı sıfatı ile birlikte sorumlu olduklarını, yapılan sigorta ekspertiz çalışmalarına göre toplam hasar zararının 2.941,80 Euro olduğunu, alacağın tahsili için... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, davanın kabulüne, haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; davalı ... vekili cevap dilekçesi ile uyuşmazlığa 1999 Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, havayük senedinde taraf olmayanların husumet yöneltemeyeceğini, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, hasarın hatalı paketlemeden kaynaklı olduğunu, iki ayrı taşımadan ... numaralı ... taşımasında hasar bildirilmesine karşın, varma yerinde bunun bildirilmediğini, ... numaralı ...taşımasında ise hasar raporu ve teslim evrakı bulunduğunu, buna göre sınırlı sorumlu tazminat hesaplanması gerektiğini, talep edilebilecek faizin sınırlı sorumluluğa tabi olduğunu, inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili, savunmasında özetle; davacı sigortacının halefıyetinden söz edilmesi için üç şartın birlikte aranması gerektiğini, sigortalının mal bedelini tahsil etmiş ise sigorta tazminatını alsa da davalılara karşı dava hakkı olmayacağını, malda hasarın alıcıya geçtiğini, satıcı sigortalının malda menfaati kalmadığını, satıcı zarara uğramış sayılmayacağından rücu edilebilir tazminat da söz konusu olmayacağını, davacının sigortalısının zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, sigorta abonman sözleşmelerinin çerçeve sözleşme olduğunu, taşımada hasarlanan emtia için sigorta güvencesi verildiği anlamına gelmediğini, müvekkilinin taşıyan sıfatının bulunmadığını, her iki hava yük senedinde de ...'nun birinci taşıyıcı - taşıma senedi taşıyıcısı olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen hasarın taşıyıcıya yüklenemeyecek sebeplerden ileri geldiğini, sert kaba elleçleme kaynaklı olduğu belirtilen hasar bakımından müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, ambalajlamasına da müvekkilinin dahil olmadığını, iddia edilen zarardan her türlü fiili taşıyan fiili taşıyan davalının sorumlu olduğunu, sigorta ekspertiz raporunun çelişkiler içerdiğini, hasarlı emtianın imha edildiğine dair delil bulunmadığını, sigortalı veya sigortacı tarafından yasal süreleri içinde hasar ihbarı yapılmadığı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; tarafların arasındaki uyuşmazlık ... Sayılı takip dosyasındaki takibe konu davacının sigortalısının emitanın taşınması sırasında uğradığı hasar nedeniyle ödediği bedel nedeni ile takip başlattığı, davacının alacaklı olup olmadığının uyuşmazlık konusu olduğu bu kapsamda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup 01.03.2021 tarihli bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen raporda davacının ödeme miktarının 3.235,98 Euro ile sınırlı olarak sigortalısı ... firmasına halef olduğunu, takip konusu miktar ile dava konusu miktar olan 2.941,80 Euro tazminat arasında farkın sigortacı ödemesinde yer alan %10 farktan kaynaklandığı, davacının ancak dava konusu miktar kadar rücu talebinde bulunabileceği, davacının sigortalısının e-postasından 13.08.2019 tarihli gönderilen mail içeriğine itibar edildiğinde, hasarın davalı ... firmasına bildirim süresi içinde bildirildiği, davacının ödemesinden bedel artış farkı düşülerek talep edilen 2.941,80 Euro tazminatın davalılardan rücuen takip ve dava konusu edilebileceğinin tespit edildiği, düzenlenen bilirkişi raporunun uslu ve yasaya uygun olduğu, davalı ... tarafından taşınmasının TK-1751 sefer sayılı uçuşla 06.08.2019 tarihinde ifa edildiği, 09.08.2019 tarihinde alıcı firma tesislerinde tahliye sırasında taşınan bir palet emtiada hasar görüldüğünün uyuşmazlık konusu olmadığı, davacının 3.235,98 Euro ödeme yaparak sigortalısının haklarına halef olduğu, davacının süresinde hasar bildiriminde bulunduğu, ödenen miktarın gerçek hasar miktarı ile örtüştüğünün rapor ile de tespit edildiği, davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile alacağın likit olması nedeni ile davalının alacağın%20 si (5.412,91-TL) oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının ... sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın 2.941,80 EURO alacak yönüden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle takibin devamına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı... Şirketi vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... satışlarda, ... ve ... satışlarda olduğu gibi satış sözleşmesi uyarınca hasar ve yarar eşyanın yükleme yerinde taşıma aracına teslim edilmesi ile birlikte satıcıdan alıcıya geçeceğini, satıcı yükü belirlenen teslim yerine kadar getirmek için masrafları ve navlun ücretini ödemekle yükümlü olduğunu ancak hasar ve yarar alıcıya ilk cümlede belirtilen teslim anında geçtiğini, diğer bir ifadeyle, satış sözleşmesi uyarınca hasara katlanma yükümlülüğünün alıcıya ait olduğunu, bu sebeple borçlar hukuku anlamında mal varlığının aktifinde eksilme olan kişinin alıcı olduğunu, davanın satıcının halefi olduğu iddiasıyla sigortacı tarafından açıldığını, ancak iş bu davada zarara uğrayan taraf gönderici sigortalı şirket değil, alıcı firma olduğunu, bu nedenle sigortalının iş bu davayı açmakta hakkı bulunmadığından halefiyet gereğince sigortacının da hakkı yani aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, Yargıtay’ın tamamen somut uyuşmazlığa uygulanabilir nitelikte olan kararından da anlaşılacağı üzere abonman sigorta poliçeleri çerçeve sözleşme niteliğinde olduğundan sigorta konusu menfaat somutlaştırılmadığından geçerli bir sigorta sözleşmesi olmadığını, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanmayan davacının davasının usulden reddi gerektiğini,İş bu davada müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, Montreal Konvansiyonu gereğince ihbar şartı süresi içerisinde yerine getirilmediğini, Davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, mahkemece davalılar aleyhine icra inkar tazmiatına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, İİK md. 67/f. 2 kapsamında icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takip alacaklısının alacağının likit ve belirli olması gerektiğini, alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için de alacağın bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece de borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün olması gerektiğini, yani borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ███████-376 E. - ████████ K. sayılı kararın da icra inkar tazminatının şartlarını şu şekilde belirtildiğini, Mahkemenin iş bu davayı tahlil ederken; Montreal Konvansiyonu hükümlerini doğru analiz edememiş, dosya kapsamında eksik inceleme yapmış hem müvekkili şirketin acente olduğu hususunu gözden kaçırmış hem de davacı sigortacının sigortalısının gerçekten zarara uğrayıp uğramadığı, uğradı ise ne kadar olduğu hususları gerçeği yansıtacak şekilde irdelenmediğini, tüm bu açıklanan sebeplerden ötürü, dosya kapsamında eksik inceleme yapılarak hüküm kurulan mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümü üzerinden reddi, icra inkar tazminatına ilişkin hükmün hukuka aykırı olması nedeniyle kaldırılması, haksız ve kusurlu olduğu sabit olan davacı şirketin işbu davayı açmakta kötü niyetli olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu olaya 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağını, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, ihtilaf konusu olayla ilgili olarak, emtianın hasarlı olunduğu iddia edilen kargoyla ilgili olarak davacı tarafından müvekkiline açıkça ve yazılı olarak bir ihbar yapılmadığını, ihbar yükümlülüğünün yerinde getirilmediğinin bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, Hasar bildiriminin süresi içinde taşıyıcıya yapılmadığı, bu bildirimin yapılmaması nedeniyle davacının hasarın taşıma süresi içinde meydana geldiği karinesinden yararlanmayacağı, alıcının satıcıya bildiriminin yetmeyeceği taşıyıcıya ayrıca durumu açıklar şekilde bildirim yapılması gerektiği, hususlarının tespit edildiğini, Dava konusu taşıma ile ilgili oluştuğu iddia edilen zararın hatalı paketlemeden kaynaklandığından müvekkili ortaklığın hiç bir surette sorumluluğunun bulunmadığını, Bir an için davacının iddiasında haklı olduğu düşünülse dahi, müvekkili ortaklığın sorumluluğunun sınırlı olduğunu, bunun yanında davacının ancak ispat ettiği ölçüdeki gerçek zararı talep edebileceğini, yük taşımalarında taşıyıcının sorumluluğunun kilogram başına ... ile sınırlı olsa dahi, iş bu sınırlı sorumluluk limitleri aşılmamak kaydıyla, davacının ancak ispat ettiği ölçüdeki gerçek zararı talep edebileceğini, davacı tarafından istenebilecek faiz miktarının sınırı aşamayacağını, sınırı aşmamak kaydıyla, ancak karar tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, Emsal Yargıtay kararları gereğini hükmedilen %20 icra inkar tazminatının da yerinde olmadığını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, dava dışı sigortalıya ait emtiaların hava yolu taşıması sırasında hasarlandığı iddiasıyla, poliçe kapsamında sigortalıya ödenen hasar tutarının davalı akdî ve fiili taşıyıcılardan rucuen tahsil için başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı her iki davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta tarafların kabulünde olduğu üzere, 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. İlk derece mahkemesince sunulu deliller ile alınan bilirkişi kök ve ek raporu içeriklerindeki tespitler ışığında hüküm kurulmuş, karara karşı davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı ... vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesinde:Dava dışı sigortalıya ait ürünlerin yükü veren ve Norveç iç taşımasını da organize eden akdi taşıyan olarak davalı ... A.Ş nin düzenlediği navlun faturası kapsamında diğer davalı ...Yollarına ait uçuşla gerçekleştirildiği, hava yük senet içeriklerine göre göndericinin dava dışı sigortalı ... A.Ş olduğu, eldeki davanın da sigortalıya yapılan hasar ödemesi nedeniyle halefiyete dayalı olarak rucuen açıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı yönündeki istinafı yerinde değildir.Davalı vekilince her ne kadar 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu 31 maddesi uyarınca usule uygun süresinde ihbar bulunmadığı ileri sürülmüş ise de; taraf itirazlarını karşılamak üzere alınan bilirkişi ek rapor içeriğinde tespit edildiği üzere, 09.08.2019 tarihli yük teslimine takiben 13.08.2019 tarihinde hasarın, dava dışı sigortalı yetkililerince davalı ... A.Ş yetkililerine mail yazışmaları ile bildirildiği, davalı ... Lojistik ' e yapılan ihbarın fiiil taşıyan yönünden de ihbar şartını yerine getirmiş olduğunun benimsenmesi gerekeceği ve ihbarın da süresinde olduğu anlaşılmaktadır.Yine ek rapor içeriğinde yer verildiği üzere, 13.8.2019 tarihli hasar ihbar içeriği dikkate alındığında, hasarın hava taşıması yükleme veya boşaltma sürecinde meydana geldiği yönünde davacı lehine karine sağlar nitelikte olduğu, karinenin aksinin ise davalı yanca kanıtlanmadığı anlaşılmakla, koli- ambalaj hasarı gibi gözüken hasarın hava taşıma sürecinde olduğunun kabulü isabetli olup, davalı vekilinin hasarın hatalı paketlemeden kaynaklanması nedeniyle müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceği yönündeki istinafı da yerinde görülmemiştir.Davalı vekilince müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olup, kilogram başına ... ile sınırlı olduğu ileri sürülmüştür. Bilirkişi kök raporunda bu husus raporun 10-11 sayfalarında irdelenmiş olup, hasarlı emtiaların ağırlıklarına göre davada talep edilen 2.941,50 Euro zararın sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kaldığı ve kadri marufunda olduğu hesaplanmış olmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde değildir.Davaya dayanak icra takibinde işlemiş faiz talebi bulunmayıp, mahkemece takipte istenebilecek asıl alacak tutarı bakımından takip tarihinden itibaren faize hükmedildiği dikkate alındığında, davalı vekilinin faiz tutarı ile yürütülme tarihine ilişkin istinaf nedenleri de yerinde değildir.Davalı vekilince hükmedilen alacağın likit olmadığı, müvekkilinin sorumluluğu ve tutarının yargılama ve bilirkişi raporu ile tespit olunabilecek nitelikte olmakla, inkâr tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. Gerçekten de takip ve dava konusu alacak yönünden davalının sorumlu olup olmadığı ve sorumluluk tutarı yargılama ve bilirkişi hesaplaması kapsamında belirlenebilecek nitelikte olmakla, likit alacak değildir. Buna göre davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmüş, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca düzeltilmesi gerekmiştir.Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde:Yukarıda davalı ... veklillerinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesi bölümünde vurgulandığı üzere, somut olayda dava dışı sigortalıya ait ürünlerin yükü veren ve Norveç iç taşımasını da organize eden akdi taşıyan olarak davalı ... A.Ş nin düzenlediği navlun faturası kapsamında diğer davalı ... ait uçuşla gerçekleştirildiği, hava yük senet içeriklerine göre göndericinin dava dışı sigortalı ... AŞ olduğu, eldeki davanın da sigortalıya yapılan hasar ödemesi nedeniyle halefiyete dayalı olarak rucuen açıldığı anlaşılmaktadır. Yine alınan kök bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, Sigortalı satışının DDP kayıtlı olduğu, yani alıcının adresine kadar tüm taşımanın satıcı sigortalı tarafından davalı ... Lojstik ile organize edildiği, sigortalının malda menfaatinin alıcı adresine kadar satıcıya ait olduğu, satıcı- dava dışı sigortalı sıfatı ile oluşan zararın mağduru olup, sigortacıdan tazminat hakkı ... teslim şekli ile teyit edildiği, yine mal bedeline dair kayıtta “...” kaydı da sigortalının malları ... teslim yerinde teslim etmeden mal bedelini tahsil edemeyeceği anlamına geleceği, buna göre dava dışı sigortalının alıcıdan mal bedelini tahsil etmediğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla, davalı vekilinin davacının, sigortalısına yaptığı ödemenin hatır ödemesi sayılması gerektiği, buna göre davacı sigorta şirketi yönünden haleyifet şartları bulunmadığı, dolayısıyla davacının aktif dava ehliyet bulunmadığı yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir.Yine dosyaya kazandırılan bilirkişi kök rapor içeriğinde işaret edildiği üzere, davacı tarafından sigortalısı lehine düzenlenen nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmesinin blok ve dövizli olarak düzenlediği, 31.03.2019-31.03.2020 dönemi için araç başına1.000.000 USD bedele kadar teminat verildiği, ayrıca 16.07.2019 tarihli sefer bildiriminin yapıldığı, BLOK poliçe olduğu için sefer başlangıcında ayrıca bildirim olmasa da aylık bildirimlerle teminatın devam ettiği anlaşılmakla, davalı vekilinin halefiyete dayalı tazminat talebi yönünden de davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığının kabulü gerektiği yönündeki istinafı yerinde değildir. Dava dışı sigortalıya ait ürünlerin yükü veren ve Norveç iç taşımasını da organize eden akdi taşıyan olarak davalı ... A.Ş nin düzenlediği navlun faturası kapsamında diğer davalı ... ait uçuşla gerçekleştirildiği anlaşılmakla, navlun faturası düzenleyen davalı ... vekilinin müvekkilinin taşımada acente sıfatı veya taşıma organizatörü olarak yer alıp, hasardan sorumlu görülemeyeceği, buna göre pasif husumeti bulunmadığının kabulü gerektiği yönündeki istinafı da yerinde görülmemiştir. Yukarıda diğer davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri incelenirken belirtildiği üzere, 09.08.2019 tarihli yük teslimine takiben 13.08.2019 tarihinde dava dışı sigortalı yetkililerince davalı ... A.Ş yetkililerine mail yazışmaları ile hasarın bildirildiği, buna göre davalı ... Lojistik'e yapılan ihbarın süresinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin ihbar şartının süresinde yerine getirilmediği yönündeki istinafı yerinde değildir.Davalı vekilince, dosyaya sunulan eksper raporuna göre hüküm kurulmasının doğru olmadığı ileri sürülmüş ise de; İlk derece mahkemesince poliçe, mailler, faturalar, taşıma senetleri ile tüm deliler kapsamında alınan kök ve taraf itirazlarını karşılamak üzere alınan ek rapor içeriğindeki tespit, hesaplama ve belirlemelere göre sonuca gidildiği de gözetildiğinde, davalı vekilinin aksi yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir.Davalı vekilince hükmedilen alacağın likit olmadığı, müvekkilinin sorumluluğu ve tutarının yargılama ve bilirkişi raporu ile tespit olunabilecek nitelikte olmakla, inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçeyle alacağın likit olmadığı anlaşıldığından, bu davalının da bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Davalılar vekillerinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki davalı vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarda açıklanan gerekçelerle;Her iki davalı vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüyle HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının icra inkâr tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın kabulü ile davalının ... sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın 2.941,80-EURO alacak yönüden itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle takibin devamına,2-Yasal koşulları oluşmadığından, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine,3-Alınması gerekli 1.848,78 TL harçtan, peşin alınan 353,68 TL harcın mahsubu ile bakiye1.495,10 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından harcanan 54,40 TL başvuru harcı, 353,68 TL peşin nispi harç, 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 415,88 TL harç giderinin davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, iş bu hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince belirlenen 28.016,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 107,50 TL tebligat müzekkere gideri, 1.600 TL Bilirkişi ücreti toplamı 1.707,50 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine,9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davalılarca yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm verildiğinden, her iki davalı tarafça yatırılmış olan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran davalılara iadesine,b-Davalılarca harcanan toplam 379,30 kanun yolu giderinin, kararımızın mahiyetine göre takdiren 189,60 TL'lik bölümünün davacıdan alınarak davalılara eşit miktarlarda verilmesine, bakiye kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına,10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,11-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 14.03.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!