Silahlı terör örgütüne yardım etme suçunda kesin delil yokluğu, şüphenin sanık lehine yorumlanmaması ve savunma hakkı kısıtlaması nedeniyle verilen mahkumiyetin Yargıtayca bozulması.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanığın silahlı terör örgütüyle hiyerarşik bağlantısının ve örgüte yardım etme kastıyla bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği; ayrıca, temel cezanın belirlenmesinde hatalı madde uygulaması, orantılılık ilkesine aykırı şekilde fazla ceza tayini ve suç vasfının değişmesine rağmen sanığa ek savunma hakkı tanınmayarak savunma hakkının kısıtlanması gibi hukuka aykırılıklar tespit edilmiş olup, bu nedenlerle silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen mahkumiyet kararı bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : ███████ E., ███████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Silahlı terör örgütüne yardım etme
    HÜKÜM
    : TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 58/6-9 uncu maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    A) Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
    B) Kabul ve uygulamaya göre;
    1-Hükmün birinci fıkrasında temel cezanın “5237 sayılı TCK’nın 314/3 üncü ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2 nci maddesi” olarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin “TCK’nın 314/2 nci maddesi” olarak gösterilmesi,
    2-Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, 6352 sayılı Kanunun amaç, kapsam ve gerekçesi, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı sanığın kasta dayalı kusuru, güttüğü amaç ve saik ile sübutu kabul edilen silahlı terör örgütüne yapılan yardımın derecesi ve niteliği de göz önünde bulundurularak; sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü açısından; yardımın niteliğine göre TCK'nın 220 nci maddesinin 7. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun ve gösterilen indirim miktarı ile orantılı makul oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yasal gerekçe de gösterilmeksizin yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
    3-İddianamede "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçunun uygulama maddesi olan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince sanığın cezalandırılması talep edilmiş, esas hakkındaki mütalaada da aynı yönde görüş beyan edilmiş ancak mahkemece suçun niteliğinin değişmesi nedeniyle "Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan TCK'nın 314/3 ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince hüküm kurulurken sanığa ek savunma hakkı verilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
    Kanuna aykırı, sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!