Yargıtay, silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın örgütsel hiyerarşiye dahil olduğuna dair kesin delil bulunmaması ve şüphenin lehine değerlendirilmemesi gerekçesiyle bozmuştur.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkum edilen sanık hakkındaki kararı, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna veya bankacılık işlemlerini örgüte yardım kastıyla yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması, bu nedenle şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuş; ayrıca temel ceza tayininde madde yanlışlığı, yardımın niteliğine göre orantılı indirim yapılmaması sonucu fazla ceza belirlenmesi ve ilk derece mahkemesi karar başlığında suç adının hatalı yazılması gibi usuli eksiklikleri de bozma nedeni olarak göstermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2019 tarih ve ████████-███████ sayılı kararıSUÇ
: Silahlı terör örgütüne yardım etmeHÜKÜM
: TCK’nın 220/7. maddesi delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;A) Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,B) Kabul ve uygulamaya göre;1-Hükmün birinci fıkrasında temel cezanın “5237 sayılı TCK’nın 314/3. ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2. maddesi” olarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin “TCK’nın 314/2. maddesi” olarak gösterilmesi,2-Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü, 6352 sayılı Kanunun amaç, kapsam ve gerekçesi, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı sanığın kasta dayalı kusuru, güttüğü amaç ve saik ile sübutu kabul edilen silahlı terör örgütüne yapılan yardımın derecesi ve niteliği de göz önünde bulundurularak; sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü açısından; yardımın niteliğine göre TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun ve gösterilen indirim miktarı ile orantılı makul oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yasal gerekçe de gösterilmeksizin yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,3-İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında, sanık hakkında “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçundan hüküm verildiği halde, suçun adının “silahlı terör örgütüne üye olma” olarak yazılması,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.