Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçunda suç unsurlarının teşdit sebebi kabul edilerek orantılılık ilkesine aykırı fazla ceza tayini nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan verilen mahkumiyet hükmü, toplanan deliller ve vicdani kanaatin oluşumu yönünden yerinde bulunsa da, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi ilkelerine aykırı olarak, suçun unsurlarının teşdit sebebi kabul edilerek orantısız ve fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle bozulmuş; Yargıtay, davanın cezanın hakkaniyetli bir şekilde yeniden belirlenmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verirken, sanığın tahliye talebini mevcut delil durumu ve adli kontrol ihlali gerekçeleriyle reddetmiştir.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Silahlı terör örgütüne üye olma
    HÜKÜM
    : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
    Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
    Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun alt sınırdan cezaya hükmedilmesi gerekirken suçun unsurlarının teşdit sebebi kabul edilerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
    Kanuna aykırı; sanık müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerle BOZULMASINA, sanık hakkında mevcut delil durumu, adli kontrol ihlal etmiş olması ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!