Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme suçunda yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme suçundan mahkûm edilen sanık hakkında, örgütle hiyerarşik bir bağlantısının tespit edilememesi ve bilerek, isteyerek yardım ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, bu husus gözetilmeden verilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğu ve temel cezanın uygulama maddesinde de yanlışlık yapıldığı belirtilerek, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Manisa 4. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmeHÜKÜM
: TCK'nın 220/7 delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3 maddeleri uyarıncaverilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1-Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,2-Kabul ve uygulamaya göre de;Temel cezanın “5237 sayılı TCK’nın 314/3 üncü ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2 nci maddesi” olarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin “TCK’nın 220/7 nci maddesi delaleti ile TCK’nın 314/2 nci maddesi” olarak gösterilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.