İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen eser sözleşmesi davasında, konut projesinde kurulumu yapılan VRF klima ve kazan sistemlerindeki kullanım sonrası ortaya çıkan gizli ayıplardan kaynaklanan uyuşmazlık.
Özet: Davacı şirket, konut projesindeki 528 adet VRF klima sistemi ve kazanların tedarik ve montajı için davalı yüklenici firma ile eser sözleşmesi imzaladığını, ancak cihazların kullanıma başlanmasından sonra özellikle bazı bloklardaki klima iç ünitelerinde korozyon, gaz kaçağı ve bakır boru deformasyonları gibi arızalar ortaya çıktığını belirtmektedir; yapılan delil tespiti sonucunda bilirkişi raporuyla bu sorunların teslim anında fark edilemeyen "gizli ayıp" niteliğinde olduğu, cihazları kullanılamaz hale getirdiği ve sürekli tekrar eden arızalar karşısında davalının teknik desteği kesmesi üzerine davacının ayıplı ürünlerden beklenen faydayı elde edemediği iddia edilmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Eser SözleşmesiDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025DAVA
:Davacı vekili Mahkememize sunduğu █████/2024 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile yüklenici (satıcı) --------- Şirketi, müvekkil şirkete ait ---------- ili, ----------- ilçesi, ------------ Mahallesi, ----------- Sokak, No.-------------- üzerinde inşa edilen ------------- konut projesi kapsamındaki toplam 528 adet daire için gerekli olan ve bu sözleşmenin ayrılmaz parçası olan ------------- ve ----------- Dış ve İç ünite cihazlarının, Satıcı ------------ tarafından temini, şantiyeye cihazların teslimi, iç ünite ve montaj ekipmanlarının yatay taşıması, dış ünitenin yatay taşıma işleri, montajın, bakır borulamanın yapılması, tüm testlerin yapılması, işletmeye alınması ve cihaz garantilerinin verilmesi, VRF sistemi iç ünit, oda termostatı ve dış ünite cihazların montajının yapılması, VRF sistemi iç ünitelerin kat içindeki giderlerine kadar drenaj hatlarının çekilmesi, Taze hava santrallerinin otomasyonu üzerinde olacak şekilde tedariki ve santral hücrelerinin kaide üzerinde hücre birleştirme montajı, VRV sistemine ait kumandanın enerji payölçer sistemine montajı, ALICI müvekkil şirket tarafından hazırlanmış olan sinyalizasyon ve valtmetre hatlarının kumandaya montajı ile devreye alınması, Blokların 12 adet 1150 KW'LIK kazanları, brülörlerin tedariki, brülörlerinin gaz-train hattı hariç kazana montajının yapılması devreye alınarak çalışır halde teslim edilmesi, inşai işlerin bittikten sonra tüm cihazların temizlik ve bakım işlerinin yapılması ve cihaz garanti belgelerinin ALICI müvekkil şirkete verilmesi işlerini kapsar sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşmenin █████/2012 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girdiğini, müvekkil şirkete ait ----------- Projesi kapsamında projenin tamamlanması ve konutların satışının gerçekleştirilmesi akabinde özellikle ------------ BLOK'ta yer alan dairelerde ----------- cihazların da kullanılmaya başlanması ile işbu cihazların bir kısmının çalışmadığı daire sakinleri tarafından fark edildiğini ve müvekkil şirkete bildirildiğini, müvekkil şirket tarafından işbu bildirimler doğrultusunda ----------- cihazlarda incelemeler yapıldığını ve ------------ blokta yer alan ------------- cihazların VRV iç ünitelerinde kararma ve gaz kaçağı oluşumu gözlemlenmesi üzerine davalı satıcı firmaya müvekkil şirket tespit edilen ayıplara ilişkin başvuru yaptığını, yapılan kontroller sonrasında davalı firmaya bildirim yapılarak sorunun çözülmesi istenmiş ise de davalı çözüme yanaşmadığını, ------------- Değişik İş. Numaralı dosyasında ----------- ili, ------------ ilçesi, ------------ Mahallesi, ------------ Sokak, No.---------- üzerinde inşa edilen --------- konut projesi ---------- Blok'ta VRV Klima iç ünitelerinde meydana gelen korozyonun analizi, bunu oluşturan kaynakların tespitini mahalinde uzman bilirkişiler vasıtası ile yapılması için delil tespiti talebinde bulunulduğunu, işbu dosyada bilirkişilerce █████/2023 tarihinde bilirkişi raporu tanzim edildiğini, işbu rapora göre VRF ürünlerdeki sorunun teslim anında olağan bir gözden geçirme ve kontrolle kolaylıkla görülemeyecek mahiyette olması ve ancak kullanıma bağlı olarak zamanla kendini göstermesi sebebiyle gizli ayıplı olduğu tespit edildiğini, söz konusu ayıbın mahiyeti sebebiyle tespit konusu ürünleri; tespit talebinde bulunan müvekkil şirket için tamamen ve kesin olarak kullanılamaz ve kabule zorlanamaz kıldığı da belirtilmek suretiyle bilirkişi heyetince cihaz arızalarındaki ayıbın mahiyetinin gizli ayıp olduğu ve olağan bir gözden geçirme ile tespitinin mümkün olmadığının belirtildiğini, tespit konusu dairede yapılan tespit ve incelemeler doğrultusunda; B Blokta mevcut VRF cihazların---------- tipte olanlarda bakır boru serpantinlerinde sorun olduğu belirlenmiş olup; bakırın dış yüzeyinde deformasyon ve delinmeler mevcut olduğundan gizli ayıplı olarak sorumluluğun karşı tarafta olacağına bilirkişi heyetince kanaat getirildiğini, klimalarda defalarca arıza çıkmış olup; davalı firmadan zaman zaman teknik destek alınmış ise de sorunların çözülmediğini, davalı firma garanti kapsamında ücretsiz teknik destek vermeyi de kestiğini, yaşanan süreçte oluşan arızların giderilmesi amacıyla müvekkil şirket tarafından davalı şirkete sürekli başvuru yapıldığı ve devam eden süreçte ürünlerde onarımı / parça değişimlerinin yapıldığı ancak arızaların sürekli tekrar ettiği ve bir türlü tam olarak onarılmadığı ve istenen verimin ve faydanın sağlanmadığı ve bir süre sonra müvekkil şirkete verilen teknik desteğin kesildiğini, yüklenici davalı tarafından yapılıp teslim edilen cihazlarda sonradan ortaya çıkan bu hususlar cihazların yapımındaki hata ve eksikliklerden meydana geldiği açık olmakla birlikte sonradan ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğunu, müvekkilin söz konusu ayıplı cihazlardan beklediği yararı hiçbir şekilde sağlamayacağını, müvekkil şirket tarafından onarımı gerçekleştirilen cihazlara ilişkin ödemesi gerçekleştirilen bedellerin tazmini ile işbu bedellere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tazmini, müvekkil şirket tarafından sürekli arıza veren cihazların parçalarının değiştirilmesi ile cihazlardaki sorunun tamamı ile giderilemeyeceğini anlaşılmış olduğundan öncelikle cihazların ayıpsız benzerleri ile değişimini talep etmekte olup; mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise mahkeme tarafından tayin edilecek keşif ve bilirkişi heyetinin incelemesi ile belirlenecek ayıplı cihazların onarım bedellerinin davalı satıcı ----------- firmasından tazminine karar verilmesini, öncelikle ----------- blok-----------numaralı dairelerde yer alan daikin cihazların ayıpsız benzerleri ile değişimi; mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise şimdilik her bir daire için 1.000 TL olmak üzere 14 daire için toplamda 14.000 TL olmak üzere 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre keşif ve bilirkişi incelemesine göre belirlenerek daha sonra artırılmak üzere, ayıplı cihazların onarım bedellerinin davalı satıcı ----------- firmasından ticari avans faiziyle birlikte tazminine, bu süre zarfında onarım yapılan cihazlara ilişkin toplamda 436.482-TL fatura bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tazminine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili Mahkememize sunduğu █████/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davacının davadaki talepleri yönünden zamanaşımı gerçekleşmiş olduğundan davanın zamanaşımı yönünden reddini, davacı yanın ayıp iddialarının aksine müvekkil firma tarafından yapılan araştırma ve incelemelerde; evaparatörlerin hidrojen sülfüre maruz kaldığı, sülfirik asit gazının bakır elementi ile kimyasal tepkimeye girip aşınmalara ve kararmalara sebebiyet vermekte olduğu ve hidrojen sülfürün gaz fazında drenaj tesisatından iç ünitelere temas ettiği tespit edildiğini, müvekkil firma ürünlerinden kaynaklı olmayan işbu durum üzerine drenaj tesisatında davacı tarafından sadece çek-valf takılmayan yerlerde sorun yaşanmakta olması ve sistemle mekanik yahut elektriksel herhangi bir bağlantısı olmayan başka bir firmaya ait bakır boru parçasının da aynı şekilde kararmış olması müvekkil firma ürünlerinde herhangi bir ayıp bulunmadığını açıkça göstermekte olduğundan haksız davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın iddiaları kapsamında ----------- Değişik İş dosyasında tanzim ediken bilirkişi raporunda VRF cihazların ----------- tipte olanlarda bakır boru serpantinlerinde sorun olduğu belirlenmiş olup bakırın dış yüzeyinde deformasyon ve delinmelerin mevcut olduğu şeklinde hatalı bir sonuca varıldığını, müvekkil firma, sektörde uzun yıllardır faaliyet gösteren, müşteri memnuniyetine son derece önem veren ve ürünlerinin her daim kalitesine güvenen bir firma olup; davacı tarafın iddiaları karşısında müşteri memnuniyetini ön planda tutarak gerek servis hizmeti vererek gerekse sorunun temelini araştırarak çeşitli çalışmalar yaptığını, nitekim bu kapsamda bir önceki madde de izah edildiği üzere 2018 yılında çalışmalar devam ederken sektörde bakır boru imalatı yapan dava dışı bir başka firmanın 15-20 cm uzunluğundaki bakır boru parçası 2018 yılında “test etmek amaçlı” iç ünite içerisine yerleştirilmiş ve aynı sorunun olup olmayacağı araştırıldığını, işbu bakır boru sistemden tamamen bağımsız ve kullanılmamak üzere plastik kelepçe ile EK-1 delilde ve aşağıda görüldüğü şekilde iç ünite içerisinde konumlandırıldığını, nitekim yapılan bu işlem sonucunda da başka bir firmaya ait olan bakır boru parçasının da benzer şekilde karardığı tespit edildiğini, başlı başına bu durum dahi müvekkil firmanın ürünlerinin arkasında durduğunu ve müşteri memnuniyetini ön planda tuttuğunu göstermekte olduğundan davacı firmanın müvekkil firmaya yönelik aksi yöndeki beyanlarına ve ayıp iddialarına iştirak etmenin mümkün olmadığını, müvekkil firma ürünü ve sistemi ile mekanik veya elektriksel bir bağlantısı bulunmayan bir başka firmaya ait 2018 yılında iç üniteye sistemden tamamen bağımsız ve kullanılmamak üzere plastik kelepçe ile takılan bakır boru parçasının kararmış olması yaşanan problemin müvekkil firma ürünlerinden kaynaklanmadığını açıkça gösterdiğini, davacı firmanın ayıp iddialarının yerinde olmadığını, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
:Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, ----------- D.İş sayılı dosyası, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi █████/2024 tarihli raporunda özetle; uyuşmazlık konusunun, drenaj tesisatının bağlandığı yerde odaklandığını, problemin sadece projenin ------------- bloğunda ver almış olması, Drenaj tesisatının dikey bağlantılarının evsel atıksu tesisatına bağlanmış olması ve bu bağlantıyı vapan tarafın dava dışı olan mekanik tesisat yüklenicisi olduğunu, sözleşmenin tamamlayıcı eklerinden olan montaj kataloğunda bu bağlantıdan uzak durulmasının satıcı tarafından tavsiye edilmiş olması, oluşan problemin kök nedeni ile davalı tarafının davranışının illiyet bağının olmayacağı sonucuna varıldığını, davalı yüklenici ------------ tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmüş olup davacı -------- ile davalı ------------ arasında 20.02.2012 tarihinde kurulan sözleşmeye dayalı gizli ayıp iddiası ile 19.04.2023 yılında davacı tarafından ----------D.İş davasının açıldığı ve sunulan bilirkişi raporu ile de gizli ayıbın bulunduğu yönünde tespitte bulunulduğunu, TBK m. 478 ve TBK m. 149/1 hükümleri uyarınca eser sözleşmesinde zamanaşımının başlangıcının eserin teslim tarihi olduğunu, teknik inceleme neticesinde söz konusu ayıptan ötürü davalı yüklenicinin sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığı; eserin ne zaman davacıya teslim edildiğini gösteren bir delile rastlanmadığı ve fakat 20.10.2012 tarihinde teslimin yapıldığının kabul edilebileceği beyan edildiğinden zamanaşımı def'ine ilişkin nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, teknik inceleme neticesinde davaya konu edilen ayıp bakımından davalı yüklenicinin sorumluluğunun bulunmadığı, kusurunun olmadığı tespit edilmiş olduğundan bu tespitin kabulü halinde davacı iş sahibinin, ayıptan doğan sorumluluk (ayıba karşı tekeffül) kapsamındaki (dava dilekçesinin netice-i talep kısmında sayılan) seçimlik haklarını davalı yükleniciye karşı kullanamayacağı kanaatine varılacağı; zira hem kusurun hem de sorumluluğun teknik inceleme neticesinde davalı yükleniciye isnat edilemediğini beyan ve rapor etmekle bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 7.693,11 TL harçtan mahsubu ile mahsubu ile fazla alınan 7.077,71 TL'nin davacı tarafa iadesine,3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 71.572,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Yatırılan gider avansından kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025