İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin ölümlü ve yaralamalı trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davalarına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 2015te bir çocuğun ölümü ve babaannesinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazası sonrası açılan ölüm ve cismani zarar tazminat davalarını özetlemektedir; davacılar, sürücünün asli kusurlu olduğunu belirterek ölen çocuğun ailesi ve yaralı babaanne için maddi-manevi tazminat ile cenaze giderlerinin sürücü, araç sahibi, sigorta şirketleri ve belediyeden ticari avans faiziyle tahsilini talep ederken; davalılar ise kusur oranları, poliçe kapsamı, tazminat miktarlarının fahişliği ve usuli eksiklikler gibi gerekçelerle davanın reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A RESAS NO
:█████████KARAR NO
:████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
:█████/2021NUMARASI
:████████ Esas - █████████ KararASIL DAVA
:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatASIL DAVA TARİHİ
:█████/2016BİRLEŞEN BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ████████ ESAS ████████ KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDENBİRLEŞEN DAVA
:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatBİRLEŞEN DAVA TARİHİ
:█████/2018KARAR TARİHİ
:█████/2025Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde █████/2006 doğumlu ...'in vefat ettiğini, müvekkilinin babaannesi ...'in yaralandığını, müvekkillerinden ... ile ...'in trafik kazasında hayatını kaybeden ...'in anne ve babası, ...'in ise kardeşi olduğunu, davalının daha önceden çalışır halde bıraktığı araca binip sağını, solunu, çevre güvenliğini ve yolun boş olup olmadığını konrol etmeden aniden hareket ettiğini, bu esnada yolun karşı tarafına geçmek için hareket eden ... ile torunu müteveffa ... 'in davalı sürücünün kullandığı aracın altında kaldıklarını ve ...'in olay yerinde vefat ettiğini, müvekkili ...'in ise yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 asli kusurlu olduğunu belirterek müvekkili ... için 500,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, müvekkili ... için 500,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi müvekkili ... için 500,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, müvekkili ... açısından 15.000,00 TL manevi tazminatlar ile cenaze ve defin giderlerine karşılık şimdilik 500,00 TL nin Sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere tüm davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili birleşen davada vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; █████/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'in hayatını kaybettiğini ve davacının eşinin yaralandığını, davaya konu trafik kazasıyla ilgili araç sürücüsü davalı ...'in ceza aldığını kazanın davalı sürücünün tam ve asli kusuru neticesinde meydana geldiğini,davalı ...'ın hem aracın maliki hem de işleteni olduğundan zarardan sorumlu olduğunu, davalı Belediye'nin çöp toplama işini ihale ile yüklenici firmaya verdiğinden aralarında istihdam ilişkisi bulunduğunu bu sebeple davalı olduğunu, sigorta şirketinin kasko poliçe limiti dahilinde zarardan sorumlu olduğundan Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının açıldığını belirterek mahkeme dosyasının bu dosya ile birleştirilmesini, manevi zarara karşılık 75.000,00TL nin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tüm davalılardan kaza tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, manevi tazminat taleplerinin, iş görmezlik tazminatının, cenaze ve defin giderinin (zaten ücretsiz olduğu) poliçe teminat dışı olduğunu maluliyetinin olup olmadığının araştırılmasını, davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları hususunun tespit edilmesinin gerektiğini, yasal faizle sorumlu olunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı Zeytinburnu Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; görev itirazlarının bulunduğu, davalı ...ş firmasına işin ihale edilmiş olması nedeniyle idareye husumet yöneltilemeyeceğini, meydana gelen kazada kazaya karışanların tamamının kusurunun tespit edilmesinin gerektiği belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı... vekili cevap dilekçesinde; poliçe limitlerinin dava dilekçesindeki miktarları fazlasıyla karşılayabilecek durumda olduğunu, ölenin yaşı itibariyle aileye bağımlı mı yoksa aileye destek veren mi olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; suçu kabullendiği şeklindeki yorumları kabul etmediğini, müteveffanın küçük bir çocuk ve kaza anında yanında olan babaannesinin de yaşlı bir bayan olduğunu, kamera kayıtlarından da görüldüğü gibi birden fazla kez karşıdan karşıya geçmeye çalıştıklarını, aracı çalışır halde bırakarak inmek durumunda olmasının... tabelasına sürttüğü iddia edildiğini, amacının dükkan sahibine tel nosunu vermek olduğunu, görüşmeyi yaptıktan sonra aracına kurallara uygun bir şekilde her tarafı kontrol edip yola çıktığını, aracın ön kısmının yüksek olduğu nazara alındığında an için aracın önünde olan küçük ve babaannesini görebilmesinin mümkün olmadığını, kamera kayıtları incelendiğinde yaya yolundan değil yol üstünden yürüdüklerinin görüldüğünü, zenginleşmeye sebebiyet verecek şekilde manevi tazminat talep edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, Asıl dava yönünden; maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine, manevi tazminat talebi yönünden; davanın kısmen kabulü ile; a) Davalı ...Şirketi Yönünden davanın reddine, b)Davacı ... yönünden 40.000,00TL, davacı ... yönünden 40.000,00TL, davacı ... yönünden 6.000,00TL, ... yönünden 10.000,00TL olmak üzere toplam 96.000,00TL manevi tazminatın davalılar ..., ... Ltd. Şti., Zeytinburnu Belediye Başkanlığı, ... A.Ş.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ..., ..., ...'e verilmesine ... bu miktara davalı ... A.Ş.'nin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan █████/2015 tarihi itibariyle yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine; Birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulüne " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı Zeytinburnu Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada bulunan kaza anına ilişkin görüntüleri içerir CD kayıtları ile de sabit olduğu üzere, davaya konu kaza, davalı sürücünün %100 tam ve asli kusuru neticesinde meydana geldiğini, destekten yoksun kalma maddi tazminatı, ATK tarafından tanzim edilen kusur raporuna göre hesaplandığını, hükme esas alınan ATK kusur raporu eksik, hatalı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından, hesaplanan maddi tazminat miktarı eksik olup kabul etmediklerini, hüküm altına alınan anne-baba ve küçük kardeş lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının ve müvekkili ... ile ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu kararı kabul etmediklerini, hüküm altına alınan tazminatlara ticari avans faizi uygulanması gerektiğini, taleplerine aykırı bir şekilde, yasal faiz hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece tüm müvekkilleri yönünden hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları dikkate alınarak her bir müvekkili açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı Zeytinburnu Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının isabetsiz olup, kararın kaldırılması gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili idareye karşı husumet yöneltilemeyeceğini, olayın davacının kusuru sonucu gerçekleştiğini, hükme dayanak oluşturan raporların usulüne uygun düzenlenmediğini, davacı anne ve baba için hesaplanan, destekten yoksun kalma tazminatı miktarı belirlenirken, davacı anne ve babanın olası yaşam süreleri, ülkemiz için belirlenen ortalama yaşam sürelerinin oldukça üzerinde belirlendiğini buna göre hesaplama yapıldığını, müteveffa ...'in davacı anne ve babasına destek olacağı varsayılan dönemlere ilişkin hesap tablosunda, müteveffanın evli varsayıldığı 22 yıl aktif ve 13 yıl aktif dönemlere ilişkin kısımlarda, davacı anne ve babasına vereceği destek oranı olması gerekenden yüksek hesaplandığını, 22 yıl aktif dönemde anne ve babasına %3,75'er oranında destek Türkiye gerçeklerinden uzak olacak şekilde yüksek bir miktar olduğu gibi, ayrıca raporda 13 yıl aktif döneminde davacı anneye %5 destek oranı varsayımının makul sebebi de açıklanmadığını, %3,75'lik oranın yüksek olmasının yanında bu %5'lik varsayım da hem gerçeklerden uzak hem de çelişkili olduğunu, müteveffa ... için hesaplanan yetiştirilme dönem giderinin olması gerektiğinden düşük hesaplandığını, hesaplama tablosunda "2 yıl 3 ay aktif" ve "3 yıl 7 ay aktif" olarak belirlenen dönemlerde davacı anne ve babanın kendilerine sırasıyla %35'er ve %30'ar ayırarak, müteveffa ...için yine sırasıyla %15 ve %10 ayırmaları makul bir oran olmadığını, yetiştirme giderlerinin raporda hesaplanandan daha yüksek çıkması lazım geldiğini, cenaze defin masrafları olarak 2.250,00 TL belirlenmiş olup, bu kalemin ... tarafından karşılanması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; birleşen dosya davacısı ... tarafından tazminat davası ikame edilmiş ise de davacının ceza davasında katılan sıfatını haiz olmadığı, buna rağmen kaza tarihinden 2,5 yılı aşkın süre geçtikten sonra, █████/2018 tarihinde tazminat davasını ikame ettiği, davasının zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, tüm kusurun tedbirsiz ve dikkatsiz hareketleri nedeniyle ...’da olacağını, ATK Trafik İhtisas Dairesinin █████/2020 tarihli raporunda müvekkili davalı ...’e %60, davacı ...’a ise %40 oranında kusur atfetmesi ve İlk Derece Mahkemesince de bu kusur oranlarına itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmuş olmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, hesap bilirkişi raporları konusunda birden fazla kez rapor alınmasına karşın aralarındaki çelişki denetime elverişli olacak şekilde giderilmediğini, İlk Derece Mahkemesince Anayasa Mahkemesinin iptal kararına tamamen aykırı olarak TRH-2010 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapıldığını, burada davacı anne ve babanın olası yaşam sürelerinin ülkemiz için belirlenen ortalama yaşam sürelerinin oldukça üzerinde belirlendiğini, bu hatalı hesaplama nedeniyle de destekten yoksunluk tazminatı olması gereken miktardan oldukça fazla olarak belirlendiğini, HMK'nın 107. maddesi gereğince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı yanın █████/2021 tarihli talep artırım talebini havi dilekçesinin, ıslah dilekçesi anlamına geldiğini, aynı davada ıslah ancak bir kez yapılabileceğini, davacı yanın █████/2021 tarihli ıslah dilekçesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yanın sigorta şirketine müracaat etmemekle, 2918 sayılı Trafik Yasası’nın, 97. maddesine de aykırı davrandığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 22.09.2015 günü saat 13.00 sıralarında davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı çöp kamyonu ile ... Sokağa giriş yaptığında bu sokak üzerinde bulunan... Fotoğrafçılık Reklam tabelasına çarpmasından dolayı durup aracından indiği, çalışır vaziyette duraklama halinde olan aracına tekrar binip harekete geçtiği sırada aracının gerisinden kaplama içerisinde yürüyerek gelip aracının sağ tarafından gelerek aracının önünden geçip yolun karşısına geçmek isteyen davacı yaya ... ile 2006 doğumlu maktul yaya ...'e çarpıp üzerilerinden geçmesi sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.Kaza tespit tutanağında, davalı sürücünün, 2918 sayılı kanunun 47/1-D Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasal zorunluluk veya yönetmeliklere uymamak maddelerini ihlal ettiği ve aracını hareket ettirmeden önce aracın çevre kontrolünü yapmadığından dolayı kusurlu olduğu belirtilmiştir. aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Bakırköy 13.Ağır Ceza Mahkemesinde alınan 11.01.2017 tarihli kusur bilirkişi raporunda; tarafların eşit derecede kusurlu oldukları, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen kusur raporunda; sürücü ...’in asli kusurlu olduğu, yaya ...'in tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bakırköy 13.Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2017 tarih, ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı ile Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen kusur raporu hükme esas alınarak ve bu raporda açıklandığı şekilde olayın meydana geldiği kabul edilerek alınarak sürücünün asli kusuruna istinaden hüküm kurulmuştur. Kararın istinaf edilmesi ile kusur ve olayın oluşuna ilişkin hususlara ilişkin istinaf taleplerinin reddine karar verilerek kesinleştiği, ehliyetin geri alınma süresi ile ilgili olarak düzeltme yapıldığı görülmüştür.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (YargıtayHGK'nun █████/1989 gün E:███████-373, K:472 ve █████/2011 gün ve E:███████-50, K:████████ sayılı ilamları) 6098 sayılı Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin "hukuka aykırılığını" ve "illiyet bağının varlığını" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar.İlk Derece Mahkemesince kusura yönelik itirazların değerlendirildiği, ceza mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince ceza mahkemesince kabul edilen maddi olgulara göre "..Sanık ... motoru çalışır vaziyetteki aracı harekete geçirerek seyrine devam etmeden önce olay mahallinin yerleşim yeri içi olduğu, kaldırımda park halindeki araçlardan kaynaklı kaplama içerisinde yürümekte olan yayaların varlığı ve aracının özelliklerini de dikkate alarak gerekli ve yeterli çevresel kontrolleri yapmamak suretiyle gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle dikkatsiz ve tedbirsiz davranmak suretiyle maktül ...'in ölümüne, şikayetçi ...'in yaralanmasına sebebiyet verdiği ..." yönünde değerlendirme yapılarak kusur oranı bakımından olayın oluş şekli ve ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporu ile uyumlu olan ATK Trafik Genişletilmiş Kurulundan alınan kusur raporuna göre davalı sürücü asli (%60) kusurlu kabul edilerek karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından kusura ve yaya olan müteveffa ve yaralanan davacıların müterafik kusuru bulunmadığı gibi dosya kapsamına göre de ispatlanmadığından müterafik kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir."Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan 22.09.2015 tarihi ile asıl dava tarihi olan █████/2016 tarihi ve birleşen dava tarihi █████/2018 tarihi itibariyle 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı Zeytinburnu Belediye Başkanlığı ve davalı ... vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf itirazları yerinde değildir.Davalı Zeytinburnu Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; "...Şoförlüğünü diğer davalılardan ...'in yaptığı ... plakalı araç, ... İşi(ihalesi) kapsamında diğer davalı ... Şti. bünyesinde çalıştığı esnada davaya konu kazanın meydana geldiğini, İdaremiz ile diğer davalı yüklenici firma arasındaki █████/2015 tarihli ihale sözleşmesi bulunduğunu..." beyan etmiş olmakla sözleşme ilişkisini kabul ettiğinden ve davalının sözleşmeyi denetim görevi bulunduğundan Mahkemece "...Çöp kamyonunun Zeytinburnu Belediyesi tarafından kiralanmış olması belediyenin sorumluluğunu ve işletenlik sıfatını ortadan kaldırmaz. Çünkü çöp kamyonu üzerinde belediyenin gözetim ve denetimi aynen ve olduğu gibi devam etmektedir..." gerekçesi ile davalı Zeytinburnu Belediye Başkanlığı yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararında; "...Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir.Somut olayda, dava tarihi 12.11.2012 olup, dava tarihinde yürürlükte olan HMK'ya göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda zarar toplamı 68.815,51 TL olarak belirlenmiştir. Davacı vekili, 05.12.2013 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile alacağını fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 40.500,00 TL olarak ıslah etmiştir.Daha sonra ıslah edilmeyen 28.815,51 TL için tamamlama harcını 06.03.2015 tarihinde yatırmıştır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davada harcını yatırarak bedel artırma talebinde bulunulabilir. Ayrıca bundan bağımsız olarak HMK'nun 176. maddesi gereği ıslah yapmak hakkı da mevcuttur. Mahkemece davacının ıslah dilekçesi ve bedel artırım talebi esas alınarak bir karar vermek gerekirken sadece ıslah dilekçesindeki talep gibi karar verilmesi ve bedel artırım talebinin dikkate alınmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." belirlemesinde bulunmuştur (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. ve █████████ K. sayılı kararı).Eldeki davada, davacılar vekili, davasını belirsiz alacak davası şeklinde açmıştır. Mahkemece, bir kez talep arttırım dilekçesinden sonra verilen ve ıslah hakkı kullanılması niteliğinde olan ıslah dilekçesine göre hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiştir. Somut uyuşmazlıkta, asıl dava tarihi olan █████/2016 itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olmadığından davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması usuli bir eksiklik olarak nitelenmeyeceğinden davalı ... vekilinin bu hususa değinen istinaf başvuru yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarih, ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "..." formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararları).İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak desteğin kaza tarihindeki yaşına göre muhtemel yaşam süresinin, davacıların kaza tarihinde yaşlarına göre destek süreleri belirlenerek desteğin geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek, yerleşik yargıtay içtihatlarında benimsenen yöntem ve ilkelere göre hem davacı anne hem de davacı baba için %5 oranında yetiştirme gideri tenzil edilerek tazminat hesaplaması yapılmış olmasında ve İlk Derece Mahkemesince de bu rapora göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından aktüerya raporuna cenaze giderinden işleten olarak sorumlu olacağından cenaze giderine ilişkin davalı Zeytinburnu Belediyesi vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. ... plakalı çöp kamyonunun trafik kaydında kullanım amacının ticari ve kullanım şekli yük nakli olarak açıklanmıştır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren araç ticari nitelikte kamyon olmasına ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine rağmen HMK’nın 26. maddesine ve talebe aykırı biçimde yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, davacı ...'ın yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının bir miktar düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda takdiren çocuklarını kaybeden davacı anne ve baba için ayrı 75.000,00 TL, mütevaffanın kardeşi olan ... için 15.000,00 TL, olayda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanan davacı ... için hem kendi yaralanması hemde olay sırasında gözünün önünde gerçekleşen kazada torununu vefatı nedeniyle 30.000,00 TL ve birleşen davada davacı ... için torununun vefatından dolayı 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.İhtiyari dava arkadaşı olan asıl dosya davacılarının her birinin ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiği halde tek vekalet ücreti verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih, █████████ E. ve ██████████ K. sayılı kararı). Davacı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde bulunmuştur.Bu nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davalı Zeytinburnu Belediyesi vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, B-Davalı Zeytinburnu Belediyesi vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Buna göre: a)ASIL DAVA YÖNÜNDEN;1-Maddi tazminat talebi yönünden; davanın kısmen kabulü ile;a)Davalı Allianz Sigorta A.Ş. yönünden davanın REDDİNE, b)Davacı ... yönünden 85.873,94TL destekten yoksun kalma tazminatı, Davacı ... yönünden 134.705,50TL destekten yoksun kalma tazminatı, 678,00TL cenaze defin gideri olmak üzere toplam 221.257,44 TL'nin davalılar ..., ... Şti., Zeytinburnu Belediye Başkanlığı, ...A.Ş.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ...'e verilmesine, bu miktarda davalı ...A.Ş. yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihi █████/2016, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan █████/2015 tarihi itibariyle avans faiz uygulanmasına,Davacı ... yönündeki talebin ve fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Manevi tazminat talebi yönünden; davanın kısmen kabulü ile;a)Davalı ...Şirketi yönünden davanın REDDİNE,b)Davacı ... yönünden 75.000,00 TL, davacı ... yönünden 75.000,00 TL, davacı ... yönünden 30.000,00 TL, ... yönünden 15.000,00 TL olmak üzere toplam 195.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... Şti., Zeytinburnu Belediye Başkanlığı, ... A.Ş.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ..., ..., ...'e verilmesine (davacı ... açısından velayeten davacılar ..., ...'e verilmesine), bu miktara davalı ... A.Ş.'nin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan █████/2015 tarihi itibariyle avans faiz uygulanmasına, Davacı ...'in fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Birleşen dava yönünden;1-Davanın kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı ... A.Ş.'nin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan █████/2015 tarihi itibariyle avans faiz uygulanmasına, Fazlaya ilişkin talebin reddine,Asıl dava yönünden yargılama gideri a)Harçlar Kanunu'na göre maddi tazminat için belirlenen 15.114,09 TL ilam harcının davalılar ..., ... Şti., Zeytinburnu Belediye Başkanlığı, ...A.Ş.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,Harçlar Kanunu'na göre manevi tazminat için belirlenen 13.320,45 TL ilam harcının davalılar davalılar ..., ... Şti., Zeytinburnu Belediye Başkanlığı, ... A.Ş.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,b)Dosyanın adli yardım talepli olduğu ve bugüne kadar yapılan masrafların hazineden sarf edildiği anlaşıldığından, 3.800,00TL bilirkişi ücreti, 420,00TL posta masrafı, 723,00TL Adli Tıp Faturası (... numaralı █████/2020 tarihli fatura) ve 314,50TL Adli Tıp Faturası (... numaralı █████/2019 tarihli fatura) olmak üzere toplam 5.257,50 TL'nin davalılar ..., ... Şti., Zeytinburnu Belediye Başkanlığı, ... A.Ş., ...A.Ş.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,c)Davacı ... tarafından sarf edilen 200,00TL posta masrafının davalılar ..., ... Şti., Zeytinburnu Belediye Başkanlığı, ... A.Ş., ...A.Ş.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine,d)Davalı Zeytinburnu Belediye Başkanlığı tarafından sarf edilen 100,00 TL posta masrafından kabul red oranına göre hesaplanan 31,21TL'nin davacı ...'den alınarak iş bu davalıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davalı üzerine bırakılmasına, e)Davalı ... Şti. tarafından sarf edilen 50,00TL posta masrafından kabul red oranına göre hesaplanan 15,60TL'nin davacı ...'den alınarak iş bu davalıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davalı üzerine bırakılmasına,f)Maddi tazminat yönünden; Davacı ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre yapılan hesaplama sonucu davacı ... için 11.963,61 TL ve davacı ... için 16.747,02 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... Şti., Zeytinburnu Belediye Başkanlığı, ...A.Ş.'nden (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren iş bu davacılara belirtilen miktarlarda ve ayrı ayrı verilmesine, g)Manevi tazminat yönünden; Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre yapılan hesaplama sonucu davacı ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL ve ... için 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., .... Şti., Zeytinburnu Belediye Başkanlığı, ... A.Ş.'nden (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak kendisini vekille temsil ettiren iş bu davacılara belirtilen miktarlarda ve ayrı ayrı verilmesine, h)Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,i)HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Birleşen dava yönünden yargılama gideri 1-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2.049,30 TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,2-Davacı tarafından sarf edilen 100,00TL posta masrafından kabul red oranına göre hesaplanan 40,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre hesaplanan 30.0000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2- Alınması gereken 28.434,54 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.554,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.879,95 TL harcın davalı Zeytinburnu Belediyesi'nden tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 28.434,54 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.417,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.016,98 TL harcın davalı ...'ten tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025