Yargıtay bozması üzerine İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde yeniden görülen, çalınan tır ve dorse için bankanın sigorta poliçesini yenilememesinden kaynaklı tazminat davası.
Özet: Bu tazminat davasında, davacı, davalı bankadan kullandığı araç kredisiyle aldığı tır ve dorsenin kasko poliçesinin, çalınma olayından önce bankanın sorumluluğunda olmasına rağmen yenilenmeyerek aracın sigortasız kalması nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmektedir; zira davacı, bankanın kredi sözleşmesi gereği sigorta primlerini tahsil edip poliçeyi yenileme yükümlülüğü olduğunu iddia ederken, davalı banka ise davacının kredi taksitlerini ödememesi nedeniyle hesabının kat edildiğini, sigorta primlerini karşılayacak bakiyesi bulunmadığını ve poliçe yenileme sorumluluğunun davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2014
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Akçakoca (Düzce) Asliye Hukuk Mahkemesinden ████████ esas no ile yetkisizlik kararı verilerek Kapatılan 48. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sırasına kaydı yapılan ve 48. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kapatılmasıyla Mahkememiz esasına kaydının yapıldığı, Mahkememizden verilen █████/2015 tarih ve ████████ Esas ████████ sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2017 tarih ve ...Esas ...Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, Mahkememiz esasına kaydı yapılan ve Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkilinin davalı bankanın ... şubesinden araç kredisi kullanarak ... marka Çekici ... tipli,... model,kullanım şekli kamyon çekici treyler olan ... plakalı tır ve ... plakalı dorsesini satın aldığı ve araç alandığı gün ... Sigorta A.Ş tarafından ... poliçe nosu ile ... Otomobil kredilerine özel kara taşıtları paket sigorta poliçesi ile sigortalandığını bu poliçenin ... tarihinde ... poliçe nosu ile yenilendiğini müvekkili şirkete ait bu aracın 2009 yılı Eylül ayının 5.günü çalındığını müvekkilini derhal davalı bankaya ve sigorta şirketine ihbarda bulunduğunu kasko poliçesi için o güne kadar 2008 yılı için 3.183,00 TL 2009 yılı içinse 2.167,00 TL müvekkilin hesabından tahsilat gerçekleştirildiğini,09.09.2009 günlü 249 sayılı yazı ile davalı bankanın ... şubesince sigorta poliçesinin poliçe taksitleri ödenmediği için iptal olduğunu müvekkiline bildirildiğini,müvekkilinin 2009 yılı için hesabından poliçe ile tahsilat yapıldığını davalı banka ile akdedilen kredi sözleşmesinin ilgili maddeleri gereğince davalı bankanın kasko yapılması zorunlu kılıp buna ilişkin işlemleri kendisinin taahhüt etmiş olması müvekkkilin bu kredi sözleşmesi gereğince kasko primlerinin tahsilatının davalı banka tarafından gerçekleştirilip cari hesabına borç yazıldığını bilmesi nedeni ile kasko poliçesinin iptal edilmiş olmasının davalının kural tanımaz işlemlerinden biri olduğunu müvekkilinin defalarca yazılı ve sözlü muhatap bankaya kredi sözleşmesi polgiçelerin ve cari hesap föyünün bir suretinin kndisine verilmesine yönelik talepte bulunduğunu ancak muhatap bankanın bu taleplere cevap vermediğini müvekkkilinin bankada çalışan bir yetkili ile kurduğu yakınlık nedeni ile poliçenin ve cari hesap föyünün fotokopisine 25/2/2011 tarihinde ulaşabildiğini davalı bankanın kredi sözleşmesi gereğince yenileme yetkisi olduğunu kredi sözleşmesi gereğince de buna zorunlu olduğunu ve zarardan sorumlu olduğunu tüm bu nedenlerle fazlaya lişikin hakları saklı kalmak kaydı ile 9.000 TL alacağın aracın çalınma tarihi olan █████/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Yetkili mahkemenin kredinin kullandırıldığı banka şubesinin bulunduğu yer olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 15. Maddesi gereği sigorta ile ilgili işlemleri yapmayı davacının kabul ettiğini, davacının kredi taksitlerini ödememesi üzerine kredi hesabının 16.04.2007 tarihinde kat edildiğini, bu tarih itibariyle 99.277,96.-TL tutarındaki borcun ödenmesi için ... 16. Noterliği’nin ... tarih 13020 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya ihtar edildiği, borcun ödenmemesi üzerine ... 12. İcra Müdürlüğü’nün... E. Sayılı dosyası ile menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ve ... 3. İcra Müdürlüğü2nün ...E. Sayılı dosyası ile de ilamsız icra takibine başlanıldığını, davacının primlerini ödememesi sebebiyle sigorta poliçesinin yenilenmediği tarihte hesabında sigorta primlerini karşılayacak bakiyesinin bulunmadığı gibi muaccel borcunun bulunduğunu, borcun halen devam ettiğini, gerek davacının kanuni takibe intikal etmesi nedeniyle işleyen bir kredi hesabının bulunmaması ve gerekse kredi sözleşmesi uyarınca bankanın sigorta primlerini ödemek gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, bankanın sigorta poliçesini yenileme yetkisinin bulunduğunu ancak sözleşme uyarınca yükümlülüğünün bulunmadığını, bunun kredi kullanan tarafın yükümlülüğünde olduğunu savunma olarak ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
: Kredi Sözleşme Aslı Davalı bankanın müvekkile ait cari hesapları, Sigorta poliçesi, Asliye ceza Mahkemesi kararları, Trafik Kayıtları, Bilirkişi Raporu, Islah Dilekçesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
█████/2013 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "dosya içerisindeki tüm belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda heyetimiz; (... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan davanın red edilmesi halinde) poliçenin yenilenmemiş olmasında/geçersiz kabul edilmesinde ve davacının hasar bedeli alamamış olmasında tarafların sorumluluk esaslarının belirlenebilmesi açısından raporumuzun IV / VII bölümündeki eksikliklerin giderilmesi, bu eksiklikler tamamlandıktan sonra sağlıklı bir sonuca varılabileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2013 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "davalı banka dosyaya davalı firmanın █████/2009-█████/2010 dönemine ilişkin mevduat hesap ekstresi sunmamış ve firma adına açılmış bir kredili mevduat hesabının olup olmadığı bilgisi vermemiştir. Bu nedenle █████/2009 tarihinde davacı firmanın mevduat hesabında 926,09 TL'lik bir bakiyenin bulunup bulunmadığı veya değinilen tutarın bankaca resen (Müşteri bilgi ve onayı olmadan) açılan bir kredili mevduat hesabından tahsil edilip edilmediği tespit edilememiştir. Dosyada davacının sigorta poliçesinin peşinatı ödediğine dair bir makbuz da bulunmamaktadır. Bütün bu bilgilerin sigortacı-hukukçu bilirkişiye (█████/2013 tarihinde ve saat 19:13'de çekilen e-posta ile )iletilmesine ve ayrıca telefonla izah edilmesine rağmen dikkate alınmayarak ve daha da önemlisi dosyadaki kredi hesabı ekstrelerinin mevduat hesap ekstresi olarak görülerek bambaşkaca bir sonuca varılmış olması nedeniyle ek raporda belirtilen görüş ve sonuca katılmadığını" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2013 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "dosya içerisindeki tüm belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda heyetimiz; (... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan davanın red edilmesi halinde) poliçenin yenilenmemiş olmasında/geçersiz kabul edilmesinde ve davacının hasar bedeli alamamış olması sebebiyle davacı şirketin kusurlu olduğu, davalının bu konudaki ihmalinin sonuca doğrudan etki edecek bir durum oluşturmadığı, bu sebeplerden dolayı davacının herhangi bir talepte bulunma hakkına sahip olmadığı kanaatindeyim" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2014 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "█████/2006 tarihinde Kredi Genel Sözleşmesi imzalayarak kredi ilişkisine giren ve 88.000,00 TL taksitli ticari kredi kullanan davacının kredi borçlarını ödememesi nedeniyle █████/2017 tarihinde kredi hesabını kat ederek borçlu davacı hakkında icra takibine başladığı, bankaya rehinli aracın kredi başlangıcında ve sonraki poliçe dönemlerinde sigortalandığı, son olarak █████/2009 - █████/2010 dönemine ilişkin ... numaralı "..." düzenlendiği, poliçenin yapıldığı tarih ile █████/2009 tarihinde başlangıç tarihinden itibaren iptal edildiği, poliçenin yapıldığı tarih ile iptal tarihi aralığında dosyaya sunulmuş belgelere göre sigortalının banka hesabında ilk peşinat tutarı kadar paranın olmadığı, bu nedenle iptal edilme sebebinin poliçenin ilk peşinat dahil primlerinin ödenmemesi olduğu, yapılan açıklamalar neticesinde takdiri sayın mahkemede olmak üzere eğer ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada, poliçenin geçerli olmadığı, primlerin ödenmediği gerekçesiyle sigorta şirketinin sigorta tazminatı yönünden sorumluluğu bulunmadığı sonucuna varılırsa, poliçenin geçerli olmamasında primlerin ödenmemesinde davalı bankanın kusurlu olduğu sonucuna varılması gerektiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
█████/2014 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "davacının sigorta poliçesini yaptırma, yenileme, prim tutarlarını ödeme veya hesabında hazır bulundurma yükümlülüğünü basiretli bir tacirden beklediği şekilde özenle yerine getirmediğinden, davacının iddia ettiği zararının oluşmasında kendisinin kusurlu, eksik ve basiretsiz davranışlarının büyük oranda etkili olduğu ve oluşan zararda BK. 44. M. Uyarınca müterafik kusurunun bulunduğu, kusur oranının ise takdiri mahkemeye ait olmak üzere &75 olduğu, davalı bankanın ise; borcunu ödemekte acziyet içine düşmüş olan davacıya gerekli bilgilendirme ve uyarıları yapmaması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2015 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "aracın rayiç bedelinin 60.000,00 TL, eğer toplam kilometre göstergesi 200.000 km'nin üzerinde ise 58.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Aracın rayiç kasko bedelinin 63.750,00 TL olarak belirlenmiştir." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2015 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "ilgili tarihte aracın rayiç ve kasko bedelinin 66.756 TL olarak belirlendiği" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "heyetimiz tarafından dava dosyasında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucundan, Uzmanlık alanlarımız dahilinde aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır; 4.1. Sigortacının sorumluluğunun, Sigorta sözleşmesi dahilinde bir riskin gerçekleşmesi sonucunda hak sahibinin ilgili genel şartta (Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları) tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen doğrudan mallarıüzerindeki azalması olduğu, aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesinin teminat kapsamında olduğu, meydana gelen hasar açısından, böylesine bir hasar nedeni ile oluşacak zıya ve zararın teminat kapsamında olduğu, 4.2. Bu nedenle dava konusu aracın çalındığı 05.09.2009tarihindeki Kasko Değerinin yukarıda belirtilen kriterlerin var olduğu / tam ve faal olduğu farz ve kabulü ile rayiç değerin 66.756,00 TL olarak kabul edilebileceği, 4.3. Yenileme poliçesinin süresi dahiline isabet eden hırsızlık/çalınma riskinin teminat kapsamında olduğu, Genel Şartlar ve ilgili kanun maddelerince sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksitinin ödenmesi ile başladığı, Sigorta Ettireninin prim ödeme borcunu yerine getirmemiş olmasından mütevellit Sigortacının sorumluluğunun da başlamadığı ve tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Yargıtay bozma kararı doğrultusunda davacı bankadan taraflar arasında önceki dönemlerde sigorta poliçesinin kim tarafından yenilendiğinin, primlerin nasıl tahsil edildiğinin tespiti için tahsilat dekontları ve hesap ekstreleri talep edilmiş ve aşağıdaki şekilde cevap verilmesi nedeniyle yargıtay bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapılamamıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Sayın Mahkemenin talimatı üzerinde Yargıtay bozma kararı doğrultusunda aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır, 6.2. Dava konusu aracın çalındığı 05.09.2009 tarihindeki Kasko Değerinin yukarıda belirtilen kriterlerin var olduğu / tam ve faal olduğu farz ve kabulü ile rayiç değerin 66.756,00 TL olarak kabul edilebileceği, 6.3. Bu durumda █████/2009 – █████/2010 sigorta süreli ve hırsızlık tarihi olan 05.09.2009 tarihini içerecek şekilde düzenlenen sigorta poliçesinin, sigorta bedelinin 66.756,00 TL ve toplam brüt prim tutarının [66.756,00 TL x %o (binde) 36,08] 2.408,56 TL olabileceğinin hesap edildiği, 6.4. Bu durmda üst Mahkemenin “O halde taraflar arasında önceki dönemlerde sigorta poliçesinin kim tarafından yenilendiğinin, primlerin nasıl tahsil edildiğinin tespiti ile tarafların birbirlerinde oluşturdukları güvene ve yükümlülüklerine aykırı davranışları nedeniyle kusurlarının belirlenmesi..” kararına istinaden dava taraflarının kusur oranlarının ayrı ayrı %50 olduğu kabulü ile, tarafların yenileme sigorta sözleşmesine istinaden sorumluluk ve borçlarının; Davacının 2.408,56 TL prim ödeme borcu olduğu, sigortalı kıymette oluşan tam hasar ve % 50 kusur/sorumlulıuk açısından davalı sigortanın davacıya hasar tazminat borcunun (66.756 TL ÷ 2) 33.378 TL olabileceği sonucuna ulaşılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Yargıtay bozma kararı doğrultusunda davacı bankadan taraflar arasında önceki dönemlerde sigorta poliçesinin kim tarafından yenilendiğinin, primlerin nasıl tahsil edildiğinin tespiti için tahsilat dekontları ve hesap ekstreleri talep edilmiş ve aşağıdaki şekilde cevap verilmesi nedeniyle yargıtay bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapılamamıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
ISLAH
:
Davacı vekili █████/2015 tarihli dilekçesi ile 9.000,00 TL olan dava değerinin 66.756,00 TL'ye çıkarılmasına, bu miktarın da aracın çalınma tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği ve ıslah harcını ikmal ettiği görüldü.
GEREKÇE
: Dava, davacı tarafından davalılar aleyhine davalı sigorta şirketinin sigorta yaptırılan aracın çalınmasından dolayı talep edilen tazminat talebine ilişkindir.
Davacının davalı bankanın Şişli şubesinden araç kredisi kullanarak ... marka çekici aldığı ve aracın aldığı gün davalı ... A.Ş sigorta tarafından ... poliçe numaralı ... ile sigortalandığı ve sigorta poliçe ücretlerinin davacının hesabından gerçekleştirildiği ancak aracın 5.Eylül.2009 tarihinde çalındığı ve davacının sigorta şirketine başvurusu sonucu şirketçe sigorta poliçesinin poliçe taksitlerinin ödenmediği için iptal olduğu sebebi ile davacıya ödeme yapılmadığı,yapılan yargılamada davacının davalı bankadan 17.04.2006 tarihinde kredi genel sözleşmesi imzalayarak 88.000,00 TL'lik ... marka ... Model ... plakalı aracın alımı için 60 ay vadeli kredi kullandığı,davacı şirketin sözleşme hükümlerini yerine getirmediğinden 16.04.2007 tarihi itibarı ile gecikme faizi ile birlikte 99.277,96 TL borcu bulunduğundan ... 3 İcra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı dosyası ile davalı ... tarafından davacı ve sözleşmeyi imzalayan müşterek borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine takip yapıldığı anlaşılmıştır.Kredi hesap ekstresinin incelenmesinden davacının 18 adette toplam 70.914 TL ödemelerine ilişkin hareket dökümünün kredi hesabına ait olduğu tahsilata karşın ... numaralı vadeli TL hesabına ilişkin 01.01.2009-28.05.2010 tarihleri aralığında hesabında hareket bulunmadığı belirtilmiş ise de takip yasal borçlusu da olsa önce cari hesabına oradan da takip hesabına mahsup yolu ile aktarılması gerektiği ancak doğrudan yasal takip hesaplarına da kasadan ve EFT yolu ile tahsilat yapılabileceği davacının 2009 yılında değişik tarihlerde ödeme yaptığı anlaşılmıştır.Davalı vekilinin mahkemeye sunduğu 13.03.2014 tarihli hesap ekstresinde davacının hesabından dava konusu ... numaralı.... kredilerine Özel Kara Taşıtları paket sigorta poliçesinin düzenlendiğinde poliçenin sigortalıya teslimi ve sonrasında 30 günlük süre içinde ödenmesi gereken ilk peşinat tutarı olan 926,09 TL'yi hesabında bulundurmadığı,bu tutar ayrıca ödenmiş ise ona ait dekontun dosyada olmadığı anlaşılmıştır.Dosyadaki esas ihtilafın ... Sigorta A.Ş acentası davalı bankanın poliçenin yenilenmemiş olmasından sorumluluğunun bulunup bulunmadığı meselesi oluşturmaktadır.
Davalı banka aynı zamanda davacı sigortalı ile 17.06.2004 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini akdetmiştir.Davalı bankanın sigortalıya karşı poliçenin yenilenmemiş olmasında bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı meselesi bu sözleşmenin dikkate alınarak tespit edilmesi gerekmektedir.17.06.20014 tarihli Kredi Genel Sözleşmesinin 15/1 maddesinin 3 paragrafında "Teminatların Sigorta ettirilmesi veya süresi biten sigortaların yenilenmesi için ödenecek prim masraf ve her türlü vergiler müşteriye aittir.Bunların müşteri tarafından ödenmemesi halinde banka bunları müşterinin dilediği hesabına borç kaydeder.Kredinin taksitli ticari kredi olarak kullandırılması halinde müşteri bunların her ay ödeme taksitleri ile birlikte vade tarihinde kendisi tarafından bankaya ödenmesini ve bankacada ilgili sigorta şirketine ödenmesini kabul eder" şeklinde düzenleme bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre sigorta primi davacı sigortalı tarafından ödenmediğinden bankanın ödeyeceği ödeyerek müşteri hesabına borç kaydedeceği açık bir şekilde düzenlenmiştir.
Mahkememizden verilen █████/2015 tarih ve ... Esas ... sayılı ret kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2017 tarih ve... Esas ...Karar sayılı ilamıyla; "Kredi sözleşmesinin yukarıda yazılı hükümlerine göre her ne kadar teminatların sigorta ettirilmesi ve sigortanın yenilenmesi ve takibi yükümlülüğü müşteriye ait olsa da, davalı banka ödenmeyen primleri müşterinin hesabına borç kaydetme hakkına sahiptir. Dosya kapsamından kredinin kullanılması ile 2006 yılında düzenlenen sigorta poliçesinin devam eden yıllarda yenilenmiş olduğu, son yenilemenin 2009 yılında yapıldığı, her ne kadar davacının kredi hesabı kat edilmiş ve hakkında icra takibi başlatılmış ise de bu dönemler de dahi sigorta poliçesinin yenilendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından sigorta poliçesinin her dönem davalı banka tarafından yenilendiği ve primlerinin tahsil edildiği iddia edilmektedir. Ancak önceki dönemlerde sigortanın kim tarafından yenilendiği ve sigorta primlerinin nasıl ödenmiş olduğu belirsiz olup, nakit olarak mı ödendiği yoksa davalı banka tarafından Sözleşmenin 15.1. maddesi uyarınca davacı hesabına borç mu kaydedildiğinin açıklığa kavuşturulması gerekir. Zira bankanın prim alacağını davacının hesabına borç kaydetme hakkı vardır. Eğer geçmiş dönem primlerinin banka tarafından hesaba borç kaydedilerek tahsili yoluna gidilmiş ve sonraki dönemlerde de yine poliçe banka tarafından yenilenmiş ise artık davacı nezdinde bu şekilde haklı bir güven oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacı, sigorta poliçesinin yenileneceği ve primlerin hesabına borç kaydedileceği inancıyla hareket etmektedir. Ancak bu halde dahi, davacının da sözleşmeyle üstlendiği sigortanın süresini, yenilenip yenilenmediğini takip etme ve primleri ödeme yükümlülüğüne aykırı davranışı söz konusu olacağı gibi davalı bankanın da müşterisini bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davranışı söz konusu olacaktır.
O halde taraflar arasında önceki dönemlerde sigorta poliçesinin kim tarafından yenilendiğinin, primlerin nasıl tahsil edildiğinin tespiti ile tarafların birbirlerinde oluşturdukları güvene ve yükümlülüklerine aykırı davranışları nedeniyle kusurlarının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği," gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozman ilamı kapsamında hazırlanan
█████/2022 tarihli bilirkişi raporunda; aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesinin teminat kapsamında olduğu, meydana gelen hasar açısından, böylesine bir hasar nedeni ile oluşacak zıya ve zararın teminat kapsamında olduğu, bu nedenle dava konusu aracın çalındığı 05.09.2009tarihindeki Kasko Değerinin yukarıda belirtilen kriterlerin var olduğu / tam ve faal olduğu farz ve kabulü ile rayiç değerin 66.756,00 TL olarak kabul edilebileceği, yenileme poliçesinin süresi dahiline isabet eden hırsızlık/çalınma riskinin teminat kapsamında olduğu, Genel Şartlar ve ilgili kanun maddelerince sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksitinin ödenmesi ile başladığı, Sigorta Ettireninin prim ödeme borcunu yerine getirmemiş olmasından mütevellit Sigortacının sorumluluğunun da başlamadığı ve tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı itiraz edilmiştir.
Bu kapsamda hazırlanan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda Yargıtay bozma kararı doğrultusunda davacı bankadan taraflar arasında önceki dönemlerde sigorta poliçesinin kim tarafından yenilendiğinin, primlerin nasıl tahsil edildiğinin tespiti için tahsilat dekontları ve hesap ekstreleri talep edilmiş ve aşağıdaki şekilde cevap verilmesi nedeniyle yargıtay bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapılamadığı, belirtilmiştir.
...A.Ş.’ye müzekkere yazılarak, davacı ... Ltd. Şti'nin ...Bankasında kullandığı krediye ilişkin 2006-2007-2008 yıllarında ... Sigorta tarafından yapılan sigorta poliçelerinin ve tahsilat dekontlarının gönderilmesinin istenilmesine, karar verilmiş ve hazırlanan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında önceki dönemlerde sigorta poliçesinin kim tarafından yenilendiğinin, primlerin nasıl tahsil edildiğinin tespiti ile tarafların birbirlerinde oluşturdukları güvene ve yükümlülüklerine aykırı davranışları nedeniyle kusurlarının belirlenmesi..” kararına istinaden dava taraflarının kusur oranlarının ayrı ayrı %50 olduğu kabulü ile, tarafların yenileme sigorta sözleşmesine istinaden sorumluluk ve borçlarının; Davacının 2.408,56 TL prim ödeme borcu olduğu, sigortalı kıymette oluşan tam hasar ve % 50 kusur/sorumlulıuk açısından davalı sigortanın davacıya hasar tazminat borcunun (66.756 TL ÷ 2) 33.378 TL olabileceği, belirtilmiştir.
Bu kapsamda davacı ...'nin (vergi kimlik numarası ...) bankanızdan kullandığı krediye ilişkin 2007-2008 ve 2009 yıllarına ait dönemlerde sigortanın kim tarafından yenilendiği ve sigorta primlerinin nasıl ödenmiş olduğunun, 2009 yılına ait iptal edilen poliçenin kim tarafından yaptırıldığı, bankanızın tercih hakkını kullanıp kullanmadığının bildirilmesi ve Yargıtay bozma ilamında da bahsedildiği üzere; “…sigortanın kim tarafından yenilendiği ve sigorta primlerinin nasıl ödenmiş olduğu belirsiz olup, nakit olarak mı ödendiği yoksa davalı banka tarafından Sözleşmenin 15.1. maddesi uyarınca davacı hesabına borç mu kaydedildiğinin açıklığa kavuşturulması gerekir. Zira bankanın prim alacağını davacının hesabına borç kaydetme hakkı vardır.” tespitleri kapsamında gerekli açıklamanın yapılarak varsa bu hususta kayıtların müzekkerenin tebliğinden itibaren 1 aylık kesin süre içerisinde sunulmasına ya da davalı vekilince sunulmasına ve ihtar edilmesine rağmen önceki kayıtların sunulduğu ve █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davacı bankadan taraflar arasında önceki dönemlerde sigorta poliçesinin kim tarafından yenilendiğinin, primlerin nasıl tahsil edildiğinin tespiti için tahsilat dekontları ve hesap ekstreleri talep edilmiş ve aşağıdaki şekilde cevap verilmesi nedeniyle yargıtay bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir.
Davalı bankanın ihtaratlı ara karar rağmen ilgili belgeleri bulunamadığından bahisle ibraz edemediği anlaşılmakla; iptal edilen 2009 yılı ve öncesindeki poliçelerinin davalı banka tarafından davacı adına borç kaydettirilerek yenilendiği kabul edilerek, davacı tarafından prim ödenmemesi nedeniyle devam eden poliçenin iptal edilmesinde ya da iptal aşamasında davacıyı bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, kabul edilerek 33.378,00 TL tazminatın 9.000,00 TL’sinin olay tarihi olan █████/2009 tarihinden 24.378,00 TL’sinin ıslah tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
33.378,00 TL tazminatın 9.000,00 TL’sinin olay tarihi olan █████/2009 tarihinden 24.378,00 TL’sinin ıslah tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alınması gereken 2.280,05 TL nispi karar harcından peşin+ıslah yatırılan toplam 1.120,65 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.159,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.120,65 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvuru harcı, 4,10 TL vekalet harcı, 15.300,00 TL bilirkişi ücreti ve 590,85 TL posta gideri olmak üzere toplam 15.922,65 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 7.961,32 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek temyiz dilekçesi ile Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!