Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında, 1479 sayılı Kanunun geçici 18. maddesi uyarınca 02.08.2003 öncesi tescil veya başvuru eksikliği nedeniyle reddedilen davanın istinaf ve temyiz incelemesi sonucudur.
Özet: Bu dava, davacının 01.08.1995-30.12.2003 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti talebine ilişkindir; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının ilgili dönemde vergi kaydı ve oda üyeliği bulunmasına rağmen, 02.08.2003 tarihinden önce kuruma tescil, giriş bildirgesi veya sigortalılık iradesini gösteren bir prim ödemesi yapmadığı ve 1479 sayılı Kanunun geçici 18. maddesindeki başvuru süresine uymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Afyonkarahisar 1. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1479 sayılı Kanun kapsamında 1.8.1995-30.12.2003 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.C. Gerekçe ve SonuçDavacının 21.08.1996-04.03.1998 tarihleri arasında Çobanlar Mal Müdürlüğünde vergi kaydının bulunduğu, 01.08.1995- 30.12.2003 tarihleri arasında da Çobanlar Esnaf ve Sanatkârlar Odasında üyeliğinin bulunduğu, davacının 25.06.2020 tarihli dilekçesi ile tescil talebinde bulunduğu, davacı tarafın 02.08.2003 tarihinden önceki tarihte Kuruma tescil edilmediği, giriş bildirgesi verilmediği ve kendi adına tescil isteği yerine geçecek şekilde prim ödemediği, bu nedenle 02.08.2003 tarihinden önce Kuruma sigortalılık için hiçbir başvurusu olmayan, sigortalı olma iradesini göstermeyen ve 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18. maddesinde belirtilen süre içinde müracaatta bulunmayan davacının 01.08.1995-30.12.2003 tarihleri arasındaki zorunlu sigortalılığın tespitine karar verilmesinin mümkün olmadığı, sonuç olarak Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi Dairesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1479 sayılı Kanun'a 4956 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 18. maddesinde; bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanun'a göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.4956 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar tescilleri, prim ödemeleri veya tescil başvuruları yoksa aynı tarihten sonra sadece aynı Kanun ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18. maddeye göre vergide kayıtlı olan süreleri için borçlanma haklarını kullanarak sigortalılık süresi elde edebilirler. Geçmişe yönelik hizmetlerini tespit ettiremezler. 02.08.2003 tarihinden önceki tarihte Kuruma tescil edilmiş, giriş bildirgesi vermiş veya bir şekilde kendi adına tescil isteği yerine geçecek şekilde prim ödemiş olan ve 1479 sayılı Kanun kapsamında kendi adına veya hesabına bağımsız çalışanlar, 20.04.1982 tarihinden itibaren vergi kaydına dayalı olarak, 22.03.1985 tarihinden itibaren de vergi, esnaf sicili veya meslek kuruluşu kayıtlarına dayalı olarak sigortalılıklarının tespitini isteyebilirler.5510 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğünün bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren başlayacağı; ancak, bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu Kanun'un yürürlük tarihi ile 4.10.2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunmak ve kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği belirtilmiştir.3. Değerlendirme1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Somut olayda, Kurumda 4/b tescil kaydı bulunmayan, Kuruma ilk başvurusunun 25.6.2020 tarihi olan davacının, talebe konu 1.8.1995-30.12.2003 tarihleri arası Bağ-Kur tespiti talebi yönünden 1479 sayılı Kanun'un geçici 18. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi gereğince, davacının 1479 sayılı Kanun'un 24 ve 25. maddelerinden yararlanması mümkün bulunmamaktadır.3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.