Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçunda Bylock delili ve tanık dinleme hakkına ilişkin eksik araştırma nedeniyle mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: İstinaf mahkemesince onanan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı, sanığın Bylock kullanmadığı yönündeki savunmasının yeterince denetlenmemesi, ilgili birimlerden Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının yeniden istenerek içerisindeki şahıslar hakkında soruşturma olup olmadığının ve varsa beyanlarının araştırılmaması, sanık aleyhine beyanda bulunan tanıkların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Ceza Muhakemesi Kanunundaki güvenceler çerçevesinde dinlenmemesi ile UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından da araştırma yapılmaması gibi önemli eksiklikler nedeniyle temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 27. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53,58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 Esas, ████████ sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, ilgili birimlerden ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının tekrardan istenerek, ByLock Tespit ve Değerlendirme tutanağı temin edildiği takdirde, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması; UYAP üzerinden gönderilen ihbar evrakı ekinde yer alan bilgi ve belgeye göre ... 'ın sanığın örgütsel konumuna ilişkin beyanda bulunduğu tespit edilmesi karşısında; sanık ve müdafiine AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınarak; ... 'ın mümkün olduğu takdirde doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu, ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık hakkında beyan olup olmadığının araştırılması, tespiti halinde beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla beyanlarından alınmasından sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Kanuna aykırı; sanık müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerle BOZULMASINA, sanık hakkında mevcut delil durumu, adli kontrol ihlal etmiş olması ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.