İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde, kaçak elektrik kullanımı tespiti ve faturasına karşı açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi kararının usul ve mevzuata aykırılık iddialarıyla istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirket tarafından hakkında düzenlenen yüksek miktarlı kaçak elektrik faturalarının iptali ve borçlu olmadığının tespiti talebiyle açılan bir davayı konu almaktadır; davacı, faturaların usulsüz tespitle ve fahiş miktarda düzenlendiğini iddia ederken, davalı işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak davacının davasını reddetmiş ve davalının kötü niyet tazminatı talebini kabul etmiştir. Davacı istinaf başvurusunda, bilirkişi raporunun ve mahkeme kararının, kaçak elektrik tespiti ve tahakkuku süreçlerine ilişkin yönetmelik hükümlerini, özellikle hesaplama süreleri ve yöntemlerini hatalı uyguladığını ileri sürmüştür.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
:█████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2024
NUMARASI
:████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı dağıtım şirketi tarafından, müvekkili şirket adına kayıtlı ...tesisat numarasına ait abonelikte kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle █████/2022 tarihli,... nolu, 34.438,30 TL tutarlı, █████/2022 Tarihli, ... nolu, 1.531,19 tutarlı ve █████/2022 tarihli, ... nolu, 415,00 tutarlı faturaların tanzim edildiğini, müvekkilinin kaçak enerji kullanmadığını, yokluğunda, usule aykırı, sayacın bulunduğu yerin dışında tutanak tutulduğunu, tutanak altında; tüketici, tanık, muhtar, zabıta vs imzasının bulunmadığını, davalı şirketin haksız yere faturalar düzenlediğini, bu faturaların usulüne uygun olarak düzenlense dahi davalı şirket yönetmeliğe aykırı olarak çok fahiş bir şekilde tahakkuk yapıldığını, dolayısıyla müvekkili şirket hakkında adına kayıtlı abonelik numarasına kaçak/usulsüz elektrik kullandığı gerekçesiyle düzenlenen faturanın hukuka aykırı olduğundan iptali gerektiğinden davanın kabulü ile müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı gerekçesi ile hakkında tutulan hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirilen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 200 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun mevzuata uygun olup kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış olup kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davacının kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunu, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, "Tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı davalı tarafından tutulan kaçak elektrik tutanağından kaynaklı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup bu kapsamda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı kurum uygulamasının (1.531,19 TL kaçak tahakkuku + 34.438,30 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 35.969,49 TL kaçak tahakkuku) mevzuata uygun olduğunun tespiti karşısında davacının davsını ispat edemediği,davalının kötüniyet tazminat talebi bakımından dosya içerisinde tedbir kararı verildiği anlaşılmakla davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü" gerektiği gerekçesi ile;"AÇILAN DAVANIN REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile dava konusunun % 20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine" karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; müvekkilinin abonenin bulunduğu yeri berber dükkanı olarak kullandığı,dükkan içerisinde bulunan elektrikle çalışan eşya sayısının az olduğu, kesilen kaçak elektrik cezası tutarı bir hayli yüksek olup, bilirkişi raporunda belirtilmiş olan tüketim miktarının detaylı bir inceleme yapılmaksızın hazırlandığını,davacı tarafından kullanılmaması nedeni ile elektrik faturasının ortalamanın altında gelmesi hayatın olağan akışına uygun olup kaçak elektrik kullanıldığını göstermediğini,bilirkişi raporundaki hesaplamalarında mevzuattaki günlük süreler dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını,ancak yönetmelikte kaçak tüketim miktarı, ve kaçak elektrik miktarının hesaplanması ve faturalandırılmasının açıkça belirtildiğini,bilirkişi raporunda yönetmeliğin 45 maddesine göre faturalandırma 42. maddenin c bendine göre yapılan tespit çerçevesinde hesaplama yapıldığının belirtildiğini,söz konusu madde hükmü "ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ madde 42/1(c)’de “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.” Hükmü düzenlenmiştir. Aynı yönetmeliğin 45. Maddesinin 1. Fıkrası (c) bendinde “42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.” hükmü düzenlendiğini,davacının kaçak elektrik kullandığını hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte kaçak elektrik kullanımının hesaplamasında kaçak elektrik tüketim süresinin baz alınması gerektiğini,ayrıca yerel mahkeme gerekçeli kararında vekalet ücreti yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine şeklinde hukuki dayanaktan yoksun bir hüküm kurduğunu,söz konusu hukuka aykırı hükmün bozulması gerektiğini, davacı vekili oldukları dosyada dava dilekçesinde de görüleceği üzere kısmi olarak 200,00 TL üzerinden davamızı açtıklarını,yrel mahkemenin kararını tümden kabul etmemekle birlikte ret yönünden verilen bir karar verilse dahi miktar yönünden dava göz önünde bulundurularak talebimiz yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini,davacı aleyhimizde fazladan vekalet ücretine hükmederek inkar tazminatına karar verildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğundan kararın kaldırılması gerektiği,davacının Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce ████████ E ve ████████ K. Sayılı dosyasının kararı bozularak işin esasına girerek alınacak üçlü heyet bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... istinafa cevap dilekçesinde; davacı istinafının reddini istemiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı fazlaya ait haklarını saklı tutarak 200 TL yönünden davasını açtığını bildirmiş,davasında belirsiz alacak davası açtığını bildirmemiştir.Aynı kaçak tahakkuku yönünden ... tarafından açılan itirazın iptaline dair davanın eldeki menfi tespit davası ile birleştirilmesine karar verildiği,ancak asıl dava olan menfi tespit davasının takip edilmemesi nedeniyle asıl davanın tefrikine karar verilerek birleşen itirazın iptali davasının kabulüne dair 24.███████ tarihinde karar verildiği,işbu menfi tespit davasının ise yenilerek ayrı esastan yargılamasının yapılarak istinafa konu bu hükmün tesis edildiği anlaşılmıştır.Somut olaya ilişkin alınan kök ve ek bilirkişi raporu değerlendirildiğinde,raporda davacının sayaca müdahale ederek şönt yaparak kaçak elektrik kullandığının belirlendiği,tutanak öncesi sayaç verileri ile tutanak sonrası sayacın düzeltilmesiyle aradaki tüketim ortalamasının 14 kat arttığının tespit edildiği,ilgili yönetmelik 42/c maddesi gereği davacının tüketiminin kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edileceği,işletme 1200 watt ve 0,6 katsayı çarpımı ile 7200 wat güç değerinin baz alındığı,█████/2022 tutanak tarihi ile bundan 6 gün önce sayaç okuma işlemi yapılan █████/2022 tarihleri arasındaki 6 günlük süre kaçak tüketim süresi olarak alınarak 8 saat üzerinden yapılan hesaplama ile kaçak tahakkukun 1.531,19 TL olarak hesaplandığı,bunun kurumun kaçak tahakkuk tutarı ile birebir aynı olduğu,kaçak ek tüketim yönünden ise tüketimin tamamen düştüğü █████/2022 tarihinden son okuma tarihi arasında 210 günlük süre dikkate alınarak 34.438,30 TL hesaplama yapıldığı,hatta davacının bu sürede kaçak tüketime kadar ödediği tutarın da düşüldüğü gözetilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmakla, davalı tarafça 1.531,19 TL kaçak tahakkuku + 34.438,30 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 35.969,49 TL kaçak tahakkuku yapılmasının mevzuata uygun olduğu anlaşılmıştır.Yeni bilirkişi incelemesinin davaya katkı sağlamayacağı açıktır.Kök ve ek bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmuştur.Ayrıca asıl davada ihtiyati tedbir kararı verildiği ve davanın ise reddedildiği görülmekle,verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacaklı alacağına geç kavuşacağından davalı lehine kötüniyet tazminatı verilmesinde aykırılık bulunmamaktadır.Bununla birlikte AAÜT gereği kısmi dava açılmasında ,vekalet ücretinin davanın tamamını oluşturan değer üzerinden hesaplanması gerektiğinden,buna uygun şekilde hükmedilen vekalet ücreti yönünden de istinaf talebinin reddi gerekmiştir.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!