İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, davacının kendi mülkü üzerindeki ipotek nedeniyle davalı şirketin banka borcunu ödeyerek rücuen talep ettiği alacağın tahsili için açtığı itirazın iptali davası ve davalının iflası sonrası alacak kaydı talebine dair istinaf kararı.
Özet: Kendi gayrimenkulü üzerine tesis edilen davalı borcundan kaynaklı ipoteğin paraya çevrilmesi takibi üzerine bankaya ödeme yaparak davalı adına borcu tasfiye ettiğini iddia eden davacı, bu ödemeyi icra takibine itiraz ederek reddeden davalıya karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle dava açmış; davalı ise davacının bankaya yaptığı ödemelerin aralarındaki sözleşmelere aykırı ve haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, ilk derece yargılaması devam ederken davalının iflas etmesi üzerine davacı alacağının iflas masasına kaydedildiği bir hukuki uyuşmazlık.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
KARAR TARİHİ
: █████/2021
DAVA TÜRÜ
: Kayıt Kabul
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2025
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı lehine, ... A.Ş.'ye İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... nolu parseldeki gayrimenkul üzerine ipotek tesis ettiği, davalının mali durumunun kötüleşmesi üzerine ... A.Ş. tarafından hesapların kat edilerek davalının borcu için müvekkili aleyhinde ipotek konusu gayrimenkulün maliki sıfatı ile İstanbul ... icra müdürlüğünün ... E ve ... E Sayılı dosyaları üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlandığı, davalının alacaklı banka ile akdettiği borç itfa sözleşmesine uymaması ve ödemelerini yapmaması sonucunda Alacaklı Banka tarafından Beşiktaş ... Noterliğinin 13.11.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi İle borç itfa protokolünün hükümsüz kalacağı ve mevcut icra takiplerine devam edileceğinin davalıya ihtaren bildirildiği, 15.11.2014 tarihinde davalı şirket vekilince ilgili ihtarın müvekkiline iletildiği, davalının kredi borcunu ödememesi sonucunda ipotek alacaklısı ... A.Ş. ile davalının borcu için müvekkili şirketin 21.01.2015 tarihinde borç itfa sözleşmesi ve yine ilgili dosya borcunun vekalet ücreti için de aynı tarihli vekalet ücret sözleşmesini akdettiği ve protokollere uygun olarak ödemelerini yaptığı, davalı şirket yönetim kurulunu oluşturan ve şirketi temsil ve ilzama o dönem yetkili olan ...' a Beyoğlu ... Noterliğinin 08.06.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... A.Ş.'ye olan borcun müvekkiline ödendiği ve tebliğden itibaren 1 aylık sürede ödenen bu bedelin müvekkiline ödenmesinin ihtaren bildirildiği, davalının müvekkiline olan bu borçlarını ödememesi üzerine müvekkili şirketçe 21.01.2015 tarihli borç itfa sözleşmesi gereğince 20.07.2015 tarihinde 100.000 USD, 20.08.2015 tarihinde 100.000 USD, 18,09.2015 tarihinde 625.848 USD' nin ... A.Ş.'ye ödendiği, davalı tarafa Beyoğlu ... Noterliğinin 08.06.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi borçların sözleşme gereğince müvekkili şirketçe ödendiği, ihtar tarihinden sonra kalan taksit rakamları ve taksit tarihleri de bildirilerek müvekkili hesabına ödenmesinin ihtaren bildirildiği, ödeme yapılmaması üzerine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin mali sıkıntı içerisine girmesi üzerine ... A.Ş., tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takibine girişildiği, akabinde müvekkili şirket ile ... A.Ş, arasında borç yapılandırma protokolü yapıldığı ve bu doğrultuda bankaya ödemelerin yapıldığı, davacı şirketin ortakları olan ... ve ...'un aynı zamanda müvekkili şirketinde %50 hissesine sahip olduğu, müvekkili şirketin yetkilisi olan ... ile diğer %50 hissedar olan ... ve ... arasında yapılan sözleşme ile mal alım üzerine kurulu sözleşmeler yapıldığı ve bu sözleşmeler çerçevesinde ... A.Ş. borcunun ödenerek ipoteğin kaldırılmasının kararlaştırıldığı, ancak davacı şirket yetkililerinin mal alımı yapmadığı, sözleşme hükümlerine uymadığı, ortakları olduğu şirketlerin müvekkile olan borçlarını zamanında ödemedikleri, bu suretle ... A.Ş. ödemesinin müvekkili şirket tarafından zamanında yapılamamasına sebebiyet verdikleri, davacının müvekkili ile ... A.Ş. arasında imzalanan sözleşmenin dışına çıktığı ve alacaklı bankaya müvekkil şirketin zararına olacak faiz üzerinden ödeme yaptığı, davacının yaptığı ödemelerin yasal bir dayanağının olmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ilk başta İİK'nın 67. maddesine dayalı olup davalının hakkındaki icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkin davada, davacı taraf, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında 825.848,00-USD asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili istemli ilamsız icra takibi yaptığı ve fakat davalının İİK 66 Mad.uyarınca itiraz ederek takibi durdurduğu, ayrıca itirazın iptali davasınında İİK'nın 67. maddesinde belirtilen ve hak düşürücü nitelikte olan 1 yıllık süresi içinde açıldığı, yargılama devam ederken davalı taraf, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasından verilen 22.11.2016 tarihli iflas kararı ile iflas etmiş olup İstanbul ... İflas Müdürlüğü ... İflas sayılı dosyası ile davalı şirketin tasfiye işlemleri yürütüldüğü, davacı tarafın alacak talebi 136 kayıt no ile kaydedildiği ve 23.01.2018 tarihinde tamamen reddedildiği, açılan dava her ne kadar itirazın iptali davası olarak açılmış ise de yargılama devam ederken davalının iflas etmesi ve iflas masasınca davacı tarafın başvurusunun reddedilmiş olması nedeniyle dava kayıt kabul davasına dönüşmüş olup davaya dayanak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında ipotek maliki olan davacı-alacaklının kredi borçlarını ödeyemeyen davalı şirket yararına yaptığı ödemenin istirdatını talep ettiği, davacı şirketin davalı müflis yararına ... lehine İstanbul İli, Arnavutköy ilçesi, ... Mah., ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde ipotek tesis ettiği, davalı müflis şirketin mali zorluk içine girmesi nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiplerin başlatıldığı, davalının yaptığı yapılandırma sözleşmelerine uymayarak kredi borçlarını ödemediği, takiplere devam edileceğinin ihtar edilmesi nedeniyle ipotek alacaklısı banka ile davacının itfa sözleşmesi yaparak ödemelerde bulunduğu, gerek incelenen ticari defter ve kayıtlar gerekse banka dekontları ile davacının 825.848,00 USD ödediği hususunun ispat edilmiş olduğu, ödemelerin kredi borçlarını ödemeyen müflis borçlu şirket yararına yapılmış olması nedeniyle davacının ödediği bedelin istirdatını talep etmekte haklı olduğu, takibe konu asıl alacağın talep edilebileceği, takipten önce faiz talebi olmayıp takipten itibaren asıl alacak, işleyecek fiili ödeme günündeki kur üzerinden devlet bankalarınca USD yönünden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz alacağını isteyebileceği ayrıca dava konusu likit yani belirlenebilir olup davacı tarafça talep edilip davalı da haksız olduğundan kabul edilen asıl alacak %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle Davanın KABULÜNE, 825.848,00 USD asıl alacağın takip tarihinden iflas tarihine kadar ve iflas tarihinden fiili ödeme günündeki kur üzerinden devlet bankalarınca USD yönünden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faiz alacağı, kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 165.169,60 USD icra inkar tazminatı ve iflas idaresince dikkate alınacak takip masraflarının davalı Müflis şirketin tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü İstanbul ... İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında KAYIT VE KABULÜNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin mali sıkıntı içine girmesiyle ... A.Ş. tarafından müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibi akabinde müvekkili şirket ile ... A.Ş arasında borç yapılandırma protokolü düzenlenerek bu protokol uyarınca bankaya ödemeler yapıldığını, davacı şirketin ortakları olan ... ve ... aynı zamanda müvekkili şirketinde %50 hissesine sahip olduğunu, müvekkili şirketin diğer %50 hissedarı ... ile diğer %50 hissedarlar arasında yapılan sözleşme mal alımı ile ... A.Ş.'nin borcu ödenerek ipoteğin kaldırılması üzerine olduğunu, ancak davacı şirket yetkililerinin mal alımı yapmayarak, sözleşme hükümlerine uymadığını ve ortakları olduğu şirketlerin borçlarını zamanında ödemediğini, bu suretle ... A.Ş. ödemesinin şirket tarafından zamanında yapılamamasına sebebiyet verdiğini ve alacaklı bankaya müvekkili şirketin zararına olacak faiz üzerinden ödeme yaptığını, davacının yaptığı ödemelerin yasal bir dayanağının olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olarak açılmış iken, davalı şirketin dava devam ederken iflas etmesi nedeniyle kayıt kabul istemine dönüşmüştür. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Ticaret A.Ş., borçlunun ise ... A.Ş. olduğu, 825.848,00 USD üzerinden 15.10.2015 tarihinde başlatılan icra takibinde 21.01.2015 tarihli sözleşme ile, 20.07.2015, 20.08.2015, 18.09.2015 tarihli ödemelere ilişkin borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 20.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, 21.10.2015 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasından 22.11.2016 tarihinde Tümka Kablo Sanayi Anonim Şirketi hakkında iflas kararı verilmiştir. Davacının yargılamanın devamı sırasında bu iflas nedeniyle 4.502.708,80 TL alacağın kaydı için masaya 136 kayıt numarası ile başvurduğu ve alacak talebinin reddedildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince mali müşavir bilirkişiden aldırılan 25.02.2019 tarihli raporda:" davacı taraf ticari defterlerinin; 6102 sayılı kanunun 66. Md, 64. Md. ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 220. md, uyarınca usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu. 6100 Sayılı Kanunun 222. md uyarınca kendi lehlerine delil olma niteliğine haiz olduğu, davalı tarafça Sayın Mahkemenin takdir etmiş olduğu İnceleme günü ve saatinde herhangi bir beyanda bulunulmamış olması sebebiyle evrak İbrazından vazgeçmiş sayıldığının varsayıldığı, davacı tarafın icra dosyası ve akabinde açmış olduğu itirazın iptali davasına kaynak teşkil eden belirtmiş olduğu toplam tutarda ödemeye ait banka ödeme dekontları ile ticari defter kayıtlarının karşılıklı olarak incelenmesi neticesinde, ilgili ödemelerin ticari defterlerinde kayıt altına alındığı. ipotekli gayrimenkulun verilişine ilişkin taraflar arasında herhangi bir husumetin söz konusu olmadığı, davalı tarafından borcun kapatılmaması akabinde dava dosyasına vaki 3 farklı tarihli toplam 825.843 USD' nin ipotekli gayrimenkulun maliki olarak Davacı tarafından dava dışı alacaklı ... A-Ş'ne ödendiği, davalı tarafın rapor içerisinde detayları gösterildiği üzere; mail yazışmaları, cevap dilekçesi ve başka mahkeme nezdinde görülen iflas erteleme davasına konu iyileştirme projesi içerisinde ödemeleri teyil yoluyla ikrar ettiği, davacı tarafın sunmuş olduğu delil niteliğindeki bulgulara karşı Davalı tarafın cevap dilekçesinde iş bu bulgulara karşı farklı deliller sunmadığı, davalı tarafın karşı iddiasında belirtmiş olduğu şekilde dava dışı şirket ortaklarıarasında akdedilen bir sözleşmenin dava dosyasına sunulmadığı ve karşı iddiasının ispatlanmadığı, Şirketlerin ayrı bir tüzel kişiliğe haiz olduğu ve şahıslardan bağımsız olduğu göz önüne alındığında şahısların Davacı ve Davalı şirket nezdinde ortak olmasının tüzel kişilikleri borç alacak ilişkisinden sorumsuz hale getirmeyeceği, Dava dosyasına vaki bilgi ve belgeler ile tüm inceleme ve değerlendirmeler neticesinde Davacı tarafın dava tarihi itibariyle KAYDİ OLARAK 825.848.00 USD alacağı dava ve talep etmekte haklı olduğu. Davacının itirazın iptaline ilişkin talebinin verinde olduğu davacı tarafın alacağına ilişkin lîbor faizi üzerinden işleyecek faiz talebine karşılık: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/son maddesine göre, alacaklının seçimlik hakkının mevcut olup fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını İstemesi halinde takip konusu alacağın tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirilebileceği, bu alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiilen ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının o para birimi ile acilmiş bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebileceği, davacı tarafça işleyecek faiz talep edilmesi sebebiyle tarafımca herhangi bir faiz hesaplamasının yapılmadığı ve bu durumun Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, dava dosyasına mübrez tüm inceleme ve değerlendirmelerin kaydi bilgi ve belgeler üzerinden yapıldığı. hukuki tüm görüş ve İzahların Yüce Mahkemeniz değerlendirme ve takdirinde olduğu..." şeklinde kanaat bildirilmiştir. Davacı tarafça davalının ... A.Ş.'ye olan borçları nedeniyle davacı taşınmazlarına ipotek tesis edildiği, davalı tarafça borcun ödenmemesi nedeniyle dava dışı banka tarafından davacı aleyhine ipotekli takip yapılması üzerine davacı şirket tarafından davalının ... A.Ş. nezdindeki borcunun ödendiği sabittir. Davalı taraf bu ödemeye itiraz etmemekle birlikte ödemenin davacı şirketçe aralarındaki başkaca sözleşmelerin ifa edilmemesi nedeniyle istenilemeyeceğini savunmaktadır. Davalı tarafın bahsettiği sözleşmelerin varlığına dair dosyada herhangi belge ve delil bulunmamaktadır. Davacı taraf dava dışı banka ile yaptığı 21.01.2015 tarihli sözleşmenin üçüncü kişi yararına sözleşme niteliğinde olması nedeniyle ödeme yaptığı nispette dava dışı bankanın haklarına halef olur. Bu kapsamda davacı tarafça takip konusu edilen 825.848,00 USD'nin dekontlar ve bilirkişi raporu ile ödendiği anlaşılmakla bu miktarı davalıdan talepte bulunabilecektir. Bu kapsamdaki davalı vekilinin istinaf sebebine itibar edilemiştir.Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda 2004 sayılı İİK'da açık bir hüküm bulunmamakla birlikte İİK'nın 198/1 maddesinde konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymette para alacağına çevrileceği öngörülmüş olup öğretide de konusu yabancı para olan alacakların anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı hususu kabul edilmiştir. (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İİK'nın 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir. Bunun için de yabancı para alacaklarının Türk Lirasına çevrilmesi gerekir. Yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacakların Türk Lirasına çevrileceği tarih ise iflas kararının verildiği tarihtir. Ayrıca, yabancı para alacağının aynen kaydı alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı paranın TL'ye karşı değer kazanması halinde yabancı para alacağı yönünden bir azalma söz konusu olacağından alacaklar arasındaki eşitlik bozularak TL'nin alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olup, bu durumda, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. İflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle alacağın iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/1997 tarih ve 2756 E. 4683 K. sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2014 tarih ve █████████ E. █████████ K. sayılı, █████/2015 tarih ve █████████ E. █████████ K. sayılı, █████/2015 tarih ve █████████ E. █████████ K. Sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ve █████████E. █████████ K sayılı emsal ilamları). Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 07.09.2022 Tarih ve █████████ E., █████████ K. ilamı:"Dava kayıt kabul istemine ilişkindir. Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunu'nda açık bir hüküm yoktur. Sadece İcra ve İflas Kanunu'nun 198. maddesinin 1. fıkrasında, konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymete para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Öğretide, konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı kabul edilmiştir (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İcra İflas Kanunu'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacakların aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukukunun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç ise, her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder.Dairemizin istikrarlı içtihatlarında da belirtildiği üzere, iflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle, davacının müflis şirketten olan alacağının iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yabancı para cinsinden hüküm tesisi doğru olmamıştır..."şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 18.12.2014 Tarih ve █████████ E., █████████ K. ilamı:"Öte yandan, iflas kararının kesinleşmesi ile müflis hakkındaki icra takiplerinin düşmesi nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceği gözetilerek, icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmelidir....Öte yandan kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, bu davalarda vekalet ücretinin maktu tarife üzerinden belirlenmesi ve maktu harca hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, bu husus gözardı edilerek, davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ve nispi harç hesaplanması da doğru olmamıştır..."şeklindedir. İlk Derece Mahkemesince davalı şirketin yargılama sırasında iflası nedeniyle itirazın iptali davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi nedeniyle asıl alacağa USD cinsinden hükmedilmesi ile icra inkar tazminatına hükmedilmemesi istinaf sebebi yapılmamış ise de bu hususlar kamu düzeninden olmakla ayrıca kabul edilen asıl alacak miktarına icra inkar tazminatı ve faiz alacağı şeklinde oluşturulan hükmün taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu ve yukarıda yer alan içtihatlar doğrultusunda yabancı para alacağının iflas tarihindeki TL karşılığının tespit edilerek hüküm tesis edilmesi ile icra takibinin düşmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken aksi yönde USD cinsinden hüküm tesis edilmesi hususlarının resen gözetilmesi gerektiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince 2004 sayılı Kanunun 195 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takip tarihi ile iflasın açıldığı tarih arasındaki yabancı para cinsi alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD yönünden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının tespit edilmesinden sonra asıl alacak ve faizden oluşan toplam alacağın iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yabancı para cinsinden hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle; kamu düzenine aykırılık nedeniyle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ E. ████████ K. sayılı █████/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!