Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari anlaşmanın yerine getirilmemesi kaynaklı zararların tazminini amaçlayan ek davanın taraflarca sunulan iddiaları ve bilirkişi tespiti.
Özet: Davacı, önceki ticari anlaşma ihlalinden kaynaklanan tazminat davasında saklı tutulan haklara dayanarak, teslim edilmeyen 440 koli mal için bir önceki bilirkişi raporunda tespit edilen 64.647,72 TLlik maddi zararın ek 63.647,72 TLsi ile ticari faizinin ödenmesini talep ederken; davalı, kesin hüküm ve davacının ödeme yapmaması veya siparişleri iptal etmesi gerekçeleriyle davanın reddini istemiş, bilirkişi raporu ise teslim edilmeyen kısım, bu miktar için ödeme yapılması halinde davalı yükümlülüğünün doğacağı ve kar kaybı hesaplamasının ödeme yapılmadığı durumda kur farkı yerine alım maliyeti üzerinden yapılabileceği yönünde tespitlerde bulunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2024KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalıya karşı aralarında yapılmış olunan ticari anlaşmanın yerine getirilmemesi nedeniyle uğramış olduğu zararların tazmini için daha önce Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E sayılı dosyası ile açmış olduğukları dava ... K numarası ile karar çıkmış olup maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verildiğini, iş bu kararın kesinleştiğini, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dava dosyası celp edilip incelendiğinde 26.01.2021 tarihli celsede fazlaya ilişkin haklarımızı ve ek dava açma hakkımızı saklı tuttuklarının görüleceğini, tekrara düşmeme adına bu dava doyasındaki dava dilekçelerini ve beyanlarını aynen tekrar ettiklerini, söz konusu dava dosyasında aldırılan 30.09.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda müvekkilinin maddi zararının 64.647,72 TL olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin, davalıdan hali hazırda 63.647,72 TL daha alacaklı konumunda olduğunu, ek davanın kabulü ile 63.647,72 TL'nin ilk dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Usulen davacının talebine ilişkin kesin hüküm olduğundan davacının alacağını talep etme hakkının bulunmadığını, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyada aynı talepler ile belirsiz alacak davası ikame edildiğini, davacının, huzurdaki dava ile usul yasalarına aykırı hareket ettiğini, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında 11.06.2018 tarihinde anlaşma yapıldığını, ancak davacının siparişin bir kısmını iptal ettiğini, kendilerine gönderilen siparişinde ödemesini yapmadığını, davacı firma iptal ettirdiği siparişi eski fiyat ve vadede almak istediğini, müvekkil şirkette davacı firmaya yeni fiyat ve vadeler belirttiğini, ancak davacı firma elindeki eski siparişi emsal göstererek eski fiyattan almak istediğini, davacının açmış olduğu dava haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın, kesin hüküm ve derdestlik nedeniyle reddine, esas yönünden incelemeye geçilirse ticari defter kayıtları incelendiğinde, müvekkil şirketin davaya konu dönemde üretimini ve sevkiyatlarını devam ettirmiş olması, davacı şirket yönünden ise davacı tarafından gerçekleştirilen sipariş iptali nedeniyle sevkiyatların gerçekleşmediğinin anlaşılacağından davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi .....'tan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2023 tarihli raporunda özetle; Raporun inceleme ve değerlendirme bölümünde ayrıntıları ile açıklandığı Üzere; 1. Taraflar arasındaki anlaşma kapsamında siparişe konu ticari mallar toplamının 720 koli olduğu, 2. Toplam sipariş adedi 720 kolinin 280 kolisinin teslimatının gerçekleştiği, DAVALI tarafından bu teslimata ilişkin faturaların düzenlendiği, DAVACı tarafından bu teslimata ilişkin ödemelerin yapıldığı ve bu teslimata ilişkin taraflar arasında BORÇ/ALACAK ilişkisi olmadığı, 3. — Dava konusu gerçekleşmeyen sipariş adedinin 440 koli olduğu ve 440 kolinin iskontolu tutarının █████/2018 itibariyle(Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi dava tarihi)64.647,72-TL olduğu, dava tarihi itibariyle hesap edilen bu gerçekleşmeyen sipariş tutarının dava tarihi itibariyle hesaplanan 64.647,72-TL'nin DAVACI tarafından ödenmesi halinde, DAVALI tarafından bu ticari malların siparişinin gerçekleştirilmesi gerektiği,(█████/2018 itibariyle TCMB Döviz Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanmıştır.) 4. DAVACI tarafından bu sipariş ile ilgili ödeme yapılmadığından 64.647.72-1L tutarındaki bu hesaplamanın davacının kur farkından kaynaklı alacağı olarak değerlendirilemeyeceği, tespitin sadece DAVACI tarafından sipariş edilen ticari emtianın 440 koliden oluşan iskontolu 64.647,72-TL'lik tutarının DAVACIYA teslim edilmemiş olduğuna yönelik tespit olduğu ve DAVACININ █████/2018 kur değerleme fiyatları ile 64.547,72-TL ödemesi halinde DAVALI ŞİRKETİN bakiye siparişi yükümlülüğü bulunduğu, 5. — DAVALI tarafından siparişin gerçekleştirilmemesi halinde; iş bu dava tarihinin █████/2022 olduğu dikkate alınarak, █████/2018'den █████/2022 tarihine kadar geçen süre için TCMB efektif satış kuru Üzerinden DAVACI ŞİRKET lehine satın alma maliyeti yönünden kar kaybı hesaplaması yapılabileceği, AKSİ HALDE kurdan kaynaklı zarar yönünden hesaplama yapılamayacağı, 6. İlk dava tarihi İtibariyle siparişin gerçekleşmeyen kısmının 64.647,72-TL olduğu, bu siparişin ilk dava tarihi █████/2018 itibariyle USD/TL TCMB efektif satış kurunun 5.5163 olduğu, 64.647,72 / 5.5163511.719,40-USD olduğu ve 11.719,40-USD' nin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. dava tarihi █████/2022 itibariyle 11.719,40 USD' ninX 14.6735 USD/TL kuru üzerinden TL KARŞILIĞININ 171.964,62-TL olduğu, 7. — DAVACININ siparişin gerçekleşmeyen kısmı ile ilgili alacaklı olduğu ancak bu sipariş alacağının ilk dava tarihindeki iskontolu bedel 64.647,72-T1' nin DAVALIYA ödenmesi halinde dava tarihi itibariyle siparişin DAVALI tarafından gerçekleştirilmesi borcu olduğu, halen gerçekleştirilmediği anlaşılan bu siparişle ilgili olarak İlk dava tarihi dikkate alınarak hesaplanan 64.647.72-TL ile bu tutarın 11.719,40-USD' nin █████/2022 tarihi itibariyle karşılığı olan 171.964,62-TL ile farkının alınarak (171.964,62-64.647 ,72x107.316,90-TL Jilk dava tarihi itibariyle tespit edilen bakiye siparişin 64.647,72-TL Üzerinden gerçekleştirilmemesi halinde, DAVACININ 107.316,90-TL sipariş maliyeti nedeni ile alacaklı olduğu, 8. — KAR KAYBI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME; davacı tarafından dava dosyasına bu yönde yapılabilecek hesaplamaya konu bilgi ve belge sunulmadığından hesaplama yapılamayacağı gibi, bekleyen siparişle ilgili DAVACI tarafından hiçbir şekilde ödeme yapılmadığı, DAVACININ ticari emtiası olarak aktiflerinde yer alabilecek varlıkların zarar ve/veya kar kaybı hesaplamasına konu edilebileci ının aktiflerde yer alamaması yanı sıra bekleyen siparişlere konu ticari emtialarla ilgili aktiflerden nakit çıkışı olmadığından malen ve iktisaden zarar ve/veya kar kaybı hesaplanamayacağı,'' şeklinde belirtmiştir.Mahkememiz dosyasına davalı tarafın defterlerinin incelenmesi için talimat yazılarak SMM bilirkişisinden rapor aldırılmış, ...K sunmuş olduğu █████/2023 tarihli raporunda özetle;''1-Davacının alıcı davalının ise tedarikçi/satıcı konumunda olduğu, 2-Taraflar arasında 11.06.2018 Tarihli sözleme imzalandığının beyan edildiği ancak deşmenin dosyaya sunulmadığı, davalı şirket tarafından davacı adına faturalar düzenlendiği ve davacı tarafından davalı tarafa havalelerin yapıldığı ve buna göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, 3-Siparişler kapsamında davalının 3 adet fatura düzenlediği ve fatura bedellerini tahsil ettiği, 4-Sözleşmede satışı/alışı kararlaştırılan 720 koliden 280 kolinin teslim edildiği faturası düzenlendiği ve bedelinin tahsil edildiği ancak sözleşmede kararlaştırılan miktardan 720 koliden 440 kolinin davalı şirket tarafından teslim edilmediği ve bu hususun taraflarca tartışmasız olduğu, 5-Teslim edilmeyen 440 kolinin teslim edilmesi gereken tarihten, davacının stok kayıtlarındaki ortalama vade hesaplanarak bu vadeye kadar kur farkının hesaplanması gerektiği, ayrıca 440 kolinin davacının ortalama satış karı oranında kar payının da talep edebileceği, 6-Davalı şirket tarafından davacı tarafından kendisine verilen siparişler, sözleşmeler vb belgeleri dosyaya sunması gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.'' şeklinde belirtmiştir.Tarafların itirazı üzerine dosya ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişiye tevdi edilmiştir.Bilirkişi .... tarafından mahkememize sunulan ek bilirkişi raporunda özetle;''1-Davacının alıcı davalının ise tedarikçi/satıcı konumunda olduğu, 2-Taraflar arasında 11.06.2018 Tarihli sözleme imzalandığının beyan edildiği ancak izleşmenin dosyaya sunulmadığı, davalı şirket tarafından davacı adına faturalar düzenlendiği ve davacı tarafından davalı tarafa havalelerin yapıldığı ve buna göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, 3-Siparişler kapsamında davalının 3 adet fatura düzenlediği ve fatura bedellerini tahsilleşmede satışı/alışı kararlaştırılan 720 koliden 280 kolinin teslim edildiği faturası düzenlendiği ve bedelinin tahsil edildiği ancak sözleşmede kararlaştırılan miktardan 720 koliden 440 kolinin davalı şirket tarafından teslim edilmediği ve bu hususun taraflarca tartışmasız olduğu, 5-Teslim edilmeyen 440 kolinin teslim edilmesi gereken tarihten, davacının stok kayıtlarındaki ortalama vade hesaplanarak bu vadeye kadar kur farkının 107.862,93 TL olarak hesaplandığı, 6-440 kolinin davacının ortalama satış karı oranında kar payının da talep edilmesi durumunda 3.538,17 TL kar kaybının hesaplandığı, 7-Kar kaybının son faturanın düzenlenme tarihi olan 19.07.2018 tarihinde olduğu ve bu ürünün Temmuz 2018 den sonra 01.08.2018 tarihinde satışının yapıldığının kabulü halinde bu tarihten itibaren ticari faiz talep edebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.'' şeklinde belirtilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının aleyhine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; taraflar arasındaki satım sözleşmesinin yerine getirilememesinden kaynaklı olarak sözleşmenin feshi ve ifa edilememesinden doğan maddi tazminat talebine ilişkin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile belirlenen tutarı davalıdan talep edip edemeyeceği konularında anlaşamadıkları tespit edilmiştir.Dava; ticari satımdan kaynaklanan tazminat davasıdır.Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas .... karar sayılı dosyasında aynı konuya ilişkin yargılama yapılmış, davacı tarafça bedel arttırım talebinde bulunulmamış, mahkemece dava değeri üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, karar █████/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı tarafça fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmuş olduğu anlaşılmıştır. İş bu dava ise Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... karar sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda tespit edilen bedelin davalıdan tahsiline ilişkindir.Yüksek Yargıtay ,,,. Hukuk Dairesinin kararlarında belirtildiği üzere; Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Türk hukukunda da öteden beri MK.nun 2 ve 4. maddesinden de esinlenilerek, hem Clausula Rebus Sic Stantibus ilkesi, hem de İşlem Temelinin Çökmesi Kuramı uygulanmak suretiyle, uyarlanma davalarının görülebilir olduğu benimsenmiştir.6098 Sayılı Yasanın 138. maddesinde “Aşırı İfa Güçlüğü” madde başlığı altında düzenlemiş, “ Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.Maddeye göre "uyarlamanın bütün koşulları gerçekleşmişse borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Bunun mümkün olmaması hâlinde borçlu, sözleşmeden dönebilir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak, fesih hakkını kullanır.” denilmektedir. Ancak davalı tarafça uyarlama ile ilgili dava yoluna başvurulmamıştır.Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı tarafından eksik kolu gönderildiğin tespit edildiği ve bedelinin tespit edildiği, davalının piyasa şartlarındaki değişikliği ileri sürerek sözleşmeden dönme durumunun yukarıda açıklanan nedenlerle mahkememizce haklı görülmemiş olup davanın kabulü ile 63.647,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ İLE 63.647,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 4.348,00 TL ilam harcından peşin alınan 1.086,95TL harcın mahsubu ile bakiye 3.261,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.257,75 TL posta masrafı, 80,70 TL başvuru harcı, 1.086,95 TL peşin harç, olmak üzere toplam 7.425,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2024Katip ...e imzalıdırakim ...e imzalıdır