Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan kota ihlali ve cezai şart iddiasıyla başlatılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalı ile imzaladığı satış noktası sözleşmesinde belirlenen ürün satış kotasının davalı tarafından ihlal edilmesi ve ödenmeyen cezai şart bedeli nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle dava açmış; davalı ise borcun zamanaşımına uğradığını, arabuluculuk sürecinin usulsüz olduğunu ve yetkisizlik itirazında bulunmuş olup, mahkemece yapılan incelemelerde icra takibinin usulüne uygunluğu ve davacının hukuki yararının varlığı saptanmış, alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin ticari defterlerinin yasalara uygun tutulduğu belirlenmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı taraf arasında 11.02.2013 tarihli Satış Noktası Sözleşmesi ve Özel Şartlar akdedilmiş, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı yana, müvekkil ...nin üreteceği ve satış ve dağıtımını üstlendiği/üstleneceği ürünlerin müşterinin halihazır işyerinde ve ileride açacağı işyerlerinde sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde satış hak ve imtiyazı tanındığını, anılan sözleşme, tarafların akdi imzaları ile yürürlüğe koydukları ve sözleşmenin başlangıcında belirtilen tarihten başlayarak 3 yıl süreli ve 2600 kasakoli kotalı olduğunu,sözleşme’nin ... ’na ilişkin maddesi gereği davalı taraf, müvekkil ...nin ve ürününün isim ve şöhreti ile bağdaşır bir şekilde satış politikasını tayin etmeyi ve satışların optimum seviyede tutulmasını sağlamakla yükümlü kılındığını, optimum seviyeden kasıt sözleşmede belirtilen kota kadar ...... Grubu ürün satışını gerçekleşeceğini, ancak gelinen aşamada, davalı taraf sözleşmede belirtilen kota miktarlarına uygun satış yapmayarak özen borcuna aykırı davranmış, belirlenen kota miktarının çok altında ürün alımı gerçekleşeceğini, bu husus müvekkiline ait ticari defter ve şirket kayıtları ile sabit olduğunu, sözleşme hükümlerinin ihlali nedeniyle doğan cezai şart bedelinden davalı taraf sorumlu olduğunu, davalı ile yapılan tüm şifahi görüşmelere rağmen işbu bedelin ödenmemesi üzerine, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı (yeni esas: ... E.) dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalı tarafça takibe, borca ve faize haksız surette itiraz edilmiş ve takibin durduğunu, davalının sözleşmede yer alan özel şartlarda düzenlenen hususlara ve özen borcuna aykırı davrandığının sabit olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle yatırımın iadesi talep edilmiş, davalı ile yapılan tüm şifahi görüşmelere rağmen işbu bedelin ödenmemesi üzerene İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalı tarafça takibe, borca ve faize haksız surette itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, bu sebeple davalı/borçlu tarafça haksız olarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün .... E. ve İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün .... E. (yeni esas: ... e). sayılı icra dosyalarına yapılan itirazın iptali ile takiplerin devamına davalı/borçlu tarafın, dava konusu alacağın (her bir icra dosyası için ayrı ayrı) %20’sinden aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Davacının herhangi bir alacak hakkı olmadığını, davacı tarafından talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, arabuluculuk sürecinin temel amacının, uyuşmazlık taraflarını sürece dahil ederek süreci ilerletebilmek olduğunu ancak müvekkilinin, usulüne uygun şekilde sürece dahil edilmediğini, arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediğinden TTK m.5/A uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, İTO kayıtlarına göre müvekkilinin adresinin Bahçelievler olduğunu, bu sebeple İstanbul Anadolu Mahkemelerinin değil, Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkili Mahkemeye gönderilmesini, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..... SERVİS VE DAĞITIM LİMİTED ŞİRKETİ. borçlusunun... PAZARLAMA VE TİCARET LİMİTED ŞİRKET olduğu, 21.428,94 TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ... 'tan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2024 tarihli raporunda özetle; "a. Davacı şirketin, incelemeye sunulan 2013-2014 yıllarında defterlinin noter tasdikine tabii olduğu, bu şekli ile TIK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TIK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği işlemlerin yapıldığı görülmüş olup, sahibi lehine delil niteliğine haiz olup olmadığı hususunda karar Sayın Mahkemenin tadirlerindedir. b. DAVALI ŞİRKETİN, █████/2017 tarihinde devir alan sahipleri döneminde, işbu rapor incelemesi itibariyle inceleme 2013 defterlerinin olmadığı(10 yıllık yasal saklama süresi bitmiştir.) 2017 yılı başlangıcı itibariyle 2017 defterlinin noter tasdikine tabii olduğu. bu şekli ile TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, Muhasebe standartlar ve Tekdüzen Hesap Planı İlkelerine uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TIK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği işlemlerin yapıldığı görülmüş olup, sahibi lehine delil niteliğine haiz olup olmadığı hususunda karar Sayın Mahkemenin takdirlerinde: a. İncelenen 2013 yılında; Davalı tarafından, davacı şirketten yapılan 458,64-TL alıma karşılık, 208,64-7L ödeme yapıldığı, bakiye 249,87-TL borcu kaldığı, b. İncelenen 2014, 2015 ve 2016 yılarında ise; Davalı tarafından davacı şirketten yapılan 4.566.81-TL alıma karşılık, 4.108,75-71L ödeme yapıldığı, bakiye 457,94-TL davalının borçlu olduğu kayıdının yapıldığı, €. Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, 2013 yılından gelen bakiye borç ile birlikte █████/2016 itibariye DAVACI ŞİRKETN, davalıdan cari hesap bakiyesi olarak 457,94-TL alacaklı olunduğunun DAVACI tarafından kayıt altına alındığı tespit edilmiştir. d. Davacı şirket nezdinde yapılan incelemede, 2013-2014 satış raporlar ve muhasebe/cari hesap kayıtlarının karşılaştırmalı incelemesinde kayıtların uyumlu olduğu, davacı tarafından, DAVALI şirkete yapılan satışlarn daha doğrusu DAVALI tarafından yapılan alımların, 2013 yılında toplam 168 kasa/koli olduğu, bunun 150 kolisinin sözleşme gereği verilen bedelsiz ürün olduğu, 2014 yılında 68 kasa/koli olduğu, alımların sözleşme gereği taahhüt edilen miktarları Karşılamadığı, e. Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, DAVACI ŞİRKET nezdindeki, DAVALI cari hesabının █████/2016 tarihinden sonra hiçbir şekilde işlem görmediği, tespit edilmiştir. f. ANCAK önemle belirtmesi gerekmektedir ki; DAVALI TASFİYE HALİNDE ... PAZ.VE TİC.LTD.ŞTİ. kayıtlarında yerinde yapılan incelemede; 2 11.02.2013 tarihli 3 yıl süreli Satış Noktası Sözleşmesinin müşteri tarafı .... PAZ.VE TİC, LTD.ŞTİ.'nin Bakırköy ... Noterliği'nin █████/2017 tarih ve ... yevmiye kayıtlı limited şirket pay devir sözleşmesi ile █████/2017 tarihinde, ... ve ...'ya ait şirket paylarının tamamının, ...'a devri ile .... ve ....'nın ortaklıktan ayrıldığı, devirin █████/2017 tarih ve .... yevmiye numaralı Bakırköy ...Noterliği'nden tasdikli Genel Kurul Toplantı ve Müzakere defterine kaydedildiği, █████/2017 tarih ve ... sayılı ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edildiği, tespit edilmiştir. iü. — DAVALI ŞİRKET, söz konusu devir ile el değiştirdikten sonra tamamı ...'a ait hale gelen DAVALI şirket muhasebe kayıtlarında DAVACI ŞİRKETE İlişkin hiçbir kaydın olmadığı, devir tarihi ve sonrasında taraflar arasında ticari emtia alım/satımına konu ticari İlişki olmadığı, cari hesabının işlem görmediği, fl. — Şirket devrinin, şirketin aktifine ve pasifine İlişkin tüm hak ve borçlar ile devredilmiş olduğu dikkate alındığında, sadece DAVACI şirket ticari defter kayıtlarında, █████/2016 itibariyle kayıt altına alınan 457,94-TL tutarında DAVALI ŞİRKETİN borçlu olabileceği, tespit edilmiştir." şeklinde belirtmiştir.
Tarafların itirazı üzerine dosya ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi .... tarafından mahkememize sunulan ek bilirkişi raporunda özetle; ''Ek rapora konu yeniden yapılan nceleme ve değerlendirmesonucunda: a. İncelenen 2013 yılında; Davalı tarafından, davacı şirketten yapılan 458,64-TL alıma karşılık, 208,64-TL ödeme yapıldığı, bakiye 249,87-TL borcu kaldığı, b. İncelenen 2014, 2015 ve 2016 yılarında işe: Davalı tarafından davacı şirketten apılan 4.566.81-TL alıma karşılık, 4.108.75-71 ödeme yapıldığı, bakiye 457,94-TL davalının borçlu olduğu kayıdının yapıldığı, €. Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, 2013 yılından gelen bakiye borç ile birlikte █████/2016 itibariyle DAVACI ŞİRKETN, davalıdan cari hesap bakiyesi olarak 457,94-TL alacaklı olunduğunun DAVACI tarafından kayıt altına alındığı tespit edilmiştir. d. Davacı şirket nezdinde yapılan incelemede, 2013-2014 satış raporlar ve muhasebej/cari hesap kayıtlarının karşılaştırmalı incelemesinde kayıtların uyumlu olduğu, DAVACI tarafından, DAVALI şirkete yapılan satışların daha doğrusu DAVALI tarafından yapılan alımların 2013 yılında toplam 168 kasa/koli olduğu, bunun 150 kolisinin sözleşme gereği verilen bedelsiz ürün olduğu, 2014 yılında 68 kasa/koli olduğu, alımların sözleşme gereği taahhüt edilen miktarları karşılamadığı e. Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, DAVACI ŞİRKET nezdindeki, DAVALI cari hesabının █████/2016 tarihinden sonra hiçbir şekilde işlem görmediği, tespit edilmiştir. f. ANCAK önemle belirtilmesi gerekmektedir ki; DAVALI TASFİYE HALİNDE ... PAZ.VE TİC.LTD.ŞTİ. kayıtlarında yerinde yapılan incelemede; i. — 11.02.2013 farihli 3 yıl süreli Satış Noktası Sözleşmesinin müşteri tarafı ... PAZ.VE TİC, LTD.ŞTİ.'nin Bakırköy .... Noterliği'nin █████/2017 tarih ve 2716 yevmiye kayıtlı limited şirket pay devir sözleşmesi ile █████/2017 tarihinde, ... ve .... 'ya ait şirket paylarının tamamının, ...'a devri ile ... ve .... 'nın ortaklıktan ayrıldığı, devirin █████/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı Bakırköy ...Noterliği'nden tasdikli Genel Kurul Toplantı ve Müzakere defterine kaydedildiği, █████/2017 tarih ve 9282 sayılı ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edildiği, tespit edilmiştir. fl — DAVALI ŞİRKET, söz konusu devir ile el değiştirdikten sonra tamamı | ül — DAVALI ŞİRKET, söz konusu devir ile el değiştirdikten sonra tamamı ... 'a ait hale gelen DAVALI şirket muhasebe kayıtlarında DAVACI ŞİRKETE ilişkin hiçbir kaydın olmadığı, devir tarihi ve sonrasında taraflar arasında ticari emtia alım/satımına konu ticari cari hesabının işlem görmediği Şirket devrinin, şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçları ile devredilmiş olduğu dikkate alındığında, sadece DAVACI şirket ticari defter kayıtlarında, █████/2016 itibariyle kayıt altına alınan 457,94-TL tutarında DAVALI ŞİRKETİN borçlu olabileceği, tespit edilmiştir.'' şeklinde belirtmiştir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, İstanbul anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... E(Yeni esas ... ) sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı itirazın iptali gerekip gerekmediği konularında olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Mevcut olayımızda; taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre sözleşme süresinin 3 yıl süreli olduğu ve 2600 kasakoli kotalı olduğu, sözleşmenin özen borcu kısmında aylık en az 73 kasakoli ürünün satışının gerçekleştirilmesi durumunun kararlaştırıldığı, sözleşmenin 18. Maddesinde ise özen borcuna aykırılık halinde davalının cezai şartı ödemesi gerektiği hususunun kararlaştırıldığı, cezai şart; borçlunun asıl borcunu ileride hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taaahhüt ettiği edime denir. Taraflar sözleşmenin hiç yada gereği gibi ifa edilmemesi durumu için cezai şart kararlaştırmışlar ise taraflar yükümlülüklerine uygun hareket etmesinin gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre yapılan incelemeye göre █████/20216 tarihi itibariyle davalı ticari defterlerine göre davacı ile ilgili hiçbir şekilde işlem yapılmadığı, 2013 yılında davalının 168 kasakoli aldığı bunun 150'sinin bedelsiz ürün olduğu, 2014 yılında davalının 68 kasakoli aldığı, sözleşmede belirtilen miktara ulaşılmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de davalının sözleşmede belirtilen kotaya ulaşmadığı anlaşıldığından davacının sözleşme ile belirlenen cezai şarta hak kazandığı değerlendirilerek davanın 21.428,94-TL üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 21.348,00-TL asıl alacak, 80,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.428,94 TL üzerinden aynı koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-21.428,94-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.463,81-TL ilam harcından peşin alınan 352,62-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.111,19-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 80,70-TL Başvuru Harcı, 352,62-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 433,32-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.050,68-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1320 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 269,31-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 379,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.879,50-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 3.087,97-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 21.428,94-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.492,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2024
Katip ...
e imzalıdır
Hakim ...
e imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!