İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin, tanınmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla açılan tazminat davasının istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki belge, davacının iyi bilinen bir markasının davalı tarafından perakendecilik hizmetleri alanında izinsiz olarak kullanıldığı ve bunun marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet oluşturduğu iddiasıyla açtığı tazminat talepli marka davasının istinaf incelemesini konu almaktadır; davacı, davalının kendi markasının tescilinden sonraki tarihlerde aldığı tescillere dayanarak haksız kullanım gerçekleştirdiğini, logoların ve pazarın benzerliğinin iltibas yarattığını ve davalının müvekkili markası üzerinden haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerken, davalı ise kendi markasının züccaciye sektöründe uzun yıllardır tescilli ve kullanıldığını, eylemlerinin davacının 35. sınıftaki markalarına tecavüz etmediğini ve davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu savunmuş, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş ve bu karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı şirketin ... isimli satış mağazasında müvekkili şirketin tanınmış "..." markasını izinsiz olarak 35.sınıfta yer alan mağazacılık alanında kullandığını, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının 35.sınıfta ... markasını kullanımını haklı kılabilecek herhangi bir tescilinin bulunmadığını, tarafların markalarının karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde benzer olduğunu, müvekkilinin 16, 24, 35, 38 ve 41.sınıflarda tescilli ... sayılı ... markası ile 20, 22, 23, 24,25, 26, 27, 35 ve 37.sınıflarda tescil edilmiş ... sayılı ... markasının bulunduğunu, ayrıca internet üzerinde www...com.tr alan adlı sanal mağazası bulunduğunu, bütün mal ve hizmetleri sanal mağazasında kullanma hakkına haiz olduğunu, müvekkilinin tekel hakkı bulunduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin tescilli markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, markaya yönelik tecavüzün tespitini, önlenmesini ve davalı şirketin söz konusu tecavüz nedeniyle elde ettiği net kazancın hesaplanarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın müvekkiline işletilecek ticari faiz ile ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; müvekkilinin dava dışı diğer müvekkili ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin kardeş şirketi olduğunu, müvekkilinin "..." markalı ürün dışında herhangi bir marka altında ürün satmadığını, davacı firma ile dava dışı diğer müvekkili arasında 2010 yılından beri devam eden bir uyuşmazlık bulunduğunu, bu uyuşmazlığın temelinde davacı tarafın ev tekstili sektöründe tescil ettirdiği ve kullandığı "..." markasını züccaciye sektöründe de kullanmak istemesinin yattığını, zira "..." ibaresi züccaciye sektöründe müvekkili adına uzun yıllardır tescilli olup kullanıldığını, davacı taraf da müvekkili markaları nedeniyle markayı tescil ettirip kullanamayacağını bildiği için müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı davalar açtığını, müvekkilinin marka kullanımı █████/11 ve 21.sınıfta tescilli markalarına dayalı olarak yapmakta olduğu satış işleminden ibaret olduğunu, davacının 35.05.sınıfta tescilli markalarına tecavüz oluşturmadığını, davacı iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizin █████/2023 tarihli █████████ Esas sayılı █████████ Karar sayılı kararıyla; Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2019 tarih, █████████ E. █████████ K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf isteminin incelemesine yer olmadığına, dosyanın, mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı
: Mahkemece; "Davacının davasının REDDİNE," karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... İmalat Ltd. Şti. adına 08 ve 21. sınıflarda tescilli markalarına ayırt edilmeyecek kadar benzer bir markayı kullandığını, işletme tabelası ve iç mekanda müvekkili markasına yer verdiğini, 08 ve 21. sınıf mallar üzerinde ve bu malların perakende satışının yapıldığı işletmede “...” markasının kullanımının 35-05. sınıf kapsamında değerlendirilemeyeceğini, ...'nın 1990 yılından bu yana 08 ve 21. sınıf ürünlerin ticaretini yaptığını, müvekkilinin ve dava dışı şirketin 1990 yılından itibaren markalarıyla faaliyet gösterdiğini, davalının züccaciye ürünleri alanında tescilli ve kullandığı markalar ile müvekkilinin ev tekstili ürünlerinde tescilli markalarının kullanım alanları itibariyle farklılaştığını, davalının müvekkili markasına yaklaşma durumunun olmadığı gerekçesiyle marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı yönünde karar verildiğini, bilirkişi raporlarında davalının müvekkili şirketin tescilinden sonraki tarihli markalarını dayanak göstererek hukuka aykırı kullanımlarına haklı bir zemin yaratmasının mümkün olmadığının tespit edildiğini, davalının markası ile müvekkili markasının hitap ettiği kesimin ve pazarın aynı olduğunu, davalının logo kullanımının iltibas yaratacak derecede müvekkili şirketin logosuna benzediğini, davalı tarafın tescilli markası bulunmamasına rağmen “...” ibaresini kullanarak ürünlerini mağazasında satışa sunduğunu ve bu yolla tüketici nezdinde müvekkili marka üzerinden haksız kazanç elde etmeye devam ettiğini , müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, davalının bu tanınmışlıktan haksız faydalandığını, müvekkili markasına benzer ... ve ... numaralı markaların tescil ettirildiğini, davalının zamanla markalarını değiştirerek müvekkili markalarına benzettiğini, marka tescilinin aynı isimle mağaza açma hakkı vermediğini, mahkemenin markalar arasındaki iltibas durumunu incelemediğini, Yargıtay ve BAM kararları ile iltibas bulunduğunun tespit edildiğini, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasına sunulan 08.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda davalının markasını müvekkili markasına yanaştırdığının ve benzerliğin belirgin hale getirildiğinin ortaya koyulduğunu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ████████ ve ████████ E. sayılı dosyalarındaki 09.12.2022 tarihli bilirkişi raporlarında davalının ... ibaresini perakende alanında kullanmasının iltibasa yol açtığının ve TTK m.55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin belirtildiğini, kararda müvekkili markasının tanınmış marka olduğu hususunun incelenmediğini, sorunun mağaza açılması değil, açılan mağaza ismi ve tabelada müvekkili markasının kullanılması olduğunu , kararlarda davalının tescil ettirmek istediği kırmızı bayraklı, gri-beyaz logolu markaların müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edildiğini, farklı emtialar açısından bile karıştırılma ihtimalinin kabul edildiğini, marka tescil başvurusunun reddedilmesinin, o markanın o mal ve hizmetler için kullanımının önceki hak sahibinin hakkını ihlal edeceği anlamına geldiğini, müvekkili şirketin "..." markasının 35. mağazacılık sınıfında tescilli olduğunu ve hükümsüz kılınmadığını, ...’ın 8 ve 21. sınıftaki tescillerinden dolayı 35.05 sınıfta hak sahibi olduğu yönündeki iddiaların doğru olmadığını, dava konusu meselenin yalnızca 35.05 sınıfı kapsamındaki mağazacılık hizmetleri ile ilgili olduğunu, Yargıtay ve BAM kararlarına göre davalının kullandığı marka ve logonun müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalının züccaciye sınıflarında tescil ve kullanımı bulunsa da ... markalı mağazasının bulunmadığını, müvekkilinin ... markasının 35. sınıfta züccaciye ürünlerinin perakende satışı için tescil edildiğini, davalı tarafından müvekkili markasının ve logosunun mağaza adı olarak kullanılmasının önlenmesi gerektiğini beyan ederek, kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın kabul edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının tescilli markaları ile davalının kullandığı “...” ibaresinin benzer olsa da markaların hizmet listelerinin farklı olduğunu, davacının 08 ve 21. sınıftaki farklı markalı ürünleri mağazasında sattığını ispatlayamadığını, bu nedenle davalı kullanımının davacının marka haklarını ihlal etmediğini, SMK’nın 7/1(b) ve 29. maddeleri kapsamında tecavüz teşkil etmediğini, haksız rekabet iddiasına dayanak olarak gösterilen mağaza isminde “...” ibaresinin iltibas yaratmadığını, davalının daha önce tescilli markaları ile mevcut kullanımının aynı olduğunu, sadece renklendirme yapıldığını, görsellerin farklı tasarımlara sahip olduğunu, taraf markalarının işitsel ve kavramsal benzerlik taşısa da görsel olarak farklı olduğunu, dünya figürü, enlem-boylam çizgileri ve çember detaylarının markaları ayrıştırdığını, davalının 21. sınıf ürünler bakımından ticaret markası olarak öncelikli kullanım hakkına sahip olduğunu, mağazasında ve iş evrakında bu ibareyi kullanabileceğini, 35/6. sınıf hizmet markasına sahip olmasa da ürünlerini bu isim altında ticaret mevkiine koyabileceğini, outlet ibaresinin kullanımının davalının markalı ürünlerinin satışına yönelik algı oluşturduğunu, bilirkişi raporlarında “...” markasının mutfak eşyaları üzerindeki etiketlerde kullanılmasının davacının önceki tescil haklarına dayalı olarak iltibas yaratacağı görüşünün bildirildiğini, davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğrayıp uğramadığına ilişkin değerlendirmelerin mahkeme tarafından yapılması gerektiğini, bu nedenle ek rapor alınmasına gerek bulunmadığını, davalının 35. sınıf yönünden istinaf talebi incelendiğinde, bilirkişi raporlarıyla davalı ...’in internet üzerinden “...” markalı züccaciye ürünlerini tanıtıp sattığının tespit edildiğini, 2011 tarihli tebliğden önce 35. sınıfta marka tescili bulunan davalının, 21. sınıftaki ürünler için marka sahibinin 1997 yılındaki tescilinden önce fiili kullanımını ispat etmesi gerektiğini, davacının aksine müvekkili ...'ın 08 ve 21. sınıftaki tescillerinden dolayı üstün hakka sahip olduğunu, Ankara 2. FSHHM’nin ████████ E. ████████ K. sayılı kararında, davacının █████ sınıfta “...” ibaresini kullanmasının müvekkili marka haklarını ihlal ettiğine dair hüküm verildiğini, müvekkilinin uzun yıllardır züccaciye emtiaları için tescilli marka hakkı bulunduğunu, davacının farklı markalı züccaciye ürünleri satmasının bu durumu değiştirmeyeceğini, davacının logoya ilişkin iddialarına gelince, müvekkili adına tescilli ... sayılı markanın bulunduğunu, 2004-2005 yıllarında modernize edilerek renklendirildiğini, bu markanın 1982 ve 1987 tarihli önceki markalara dayandığını, davacının logoyu müvekkili markasının taklidi olarak öne süremeyeceğini belirterek, davacının hukuki ve somut dayanaktan yoksun istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece █████/2019 Tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı karar ile davanın reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi sonunda Dairemizin █████/2023 Tarih, █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamı ile, " dava dışı ... şirketinin bir kısım markalarının davacı markaları ile iltibas tehlikesi bulunduğundan hükümsüzlüğüne karar verildiği, mahkemece teknik bilirkişi raporunun aksine yeterli gerekçe gösterilmeden davalının markasal kullanımının davacının tanınmış markası ile benzer olup olmadığı, kullanım şekli ile iltibas yaratıp yaratmadığı somut olarak belirlenmeden davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığı" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece yargılamaya devam olunmuştur. 30.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda ; "davalının ... logosu ile bu markayı bir "..." markası olarak 35. Sınıf kapsamında yer alan şekliyle kullandığını, her iki markada da ana unsurun ... ibaresi olduğunu, her iki markanın kırmızı zemin üzerine beyaz harflerle yazılmış olduğunu, markalarda ... kelimesinin oluşturduğu fon farkılılığının ayırt edici düzeyde olmadığını bu nedenle davalının marka kullanımının davacının markasıyla ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik taşımakta olduğunu, davalı kullanımının davacının tescilli markası kapsamında ve 35. Sınıfta olduğunu, davalı tarafın, satışa sunduğu ürünlerin 8. ve 21. Sınıf emtialarda sayılan; Yemek takımı, Çatal Kaşık bıçak Seti, Kahvaltı Takımı, Çeyiz Seti vb. Emtialar olduğunu, davalı tarafın parakende mağazacılık hizmetinin kendi tescilli marka hakları kapsamında olmadığı" belirtilmiştir. Ek bilirkişi raporunda ise; "35. Sınıf içeriğindeki mağazacılığın , hizmet sektörünün önemli bir alanı olarak ayrıca düzenlendiğini, davalının kendi ürünlerini satması değil, marka adıyla mağazacılık faaliyeti yapmasının inceleme konusu olduğunu, ... markalı ürünler dışında mağaza içinde orjinal ambalajında başka markaların yer aldığı ürün ambalajlarına ... ibareli etiket yapıştırıldığı, davalı tarafça bu ürünlerin başka markalı olmadığı ancak ürün kodu nedeniyle farklı isim taşıdığının açıklandığını, piyasa kullanımında ürün ambalajlarında kullanılan isim, o ürünün markası olarak kullaldığını, tüketici gördüğü ismi marka olarak değerlendirip ona göre algılayacağını ancak eğer markalar arasında bir bağlantı varsa örneğin ortak marka kullanımı söz konusuyla iki marka bazen öne çırakılarak veya geriye bırakılarak farklı tekniklerle de olsa ambalajda birlikte yer alacağını, yine bir markanın farklı isimli ürünleri söz konusu ise markanın yanı sıra o isme de yer verileceğini, eğer ambalajlarda ...-..., ... gibi birlikte kullanım söz konusu olsaydı elbette burada ... markalı bir üründen söz edilebileceğini ancak tespit edilen bazı ürünlerde ... markasının hiç yer almadığının sonradan üzerine ... etiketinin yapıştırıldığının görüldüğünü, bu tespitlerden yola çıkılarak da davalının başka markaları da içeren bir mağazacılık faaliyetinde bulunduğu sonucuna varıldığını, somut olaydak farklı markalı ürünlerin de davalı tarafça "..." markası adı altında satıldığını, piyasada pek çok markanın olduğunu ancak bu markaların mağazacılığı olmadığını, tüm satılan ürünlere oranla yaklaşık %10-15 oranında farklı markalı ürünlerin mağaza içerisinde tespit edildiğini, genele vurulduğunda yüzde olarak %1.5-2 oranına ulaşıldığının görüldüğünü, bu oran kapsamında davalının hizmetinin başka markalı ürünleri satmak kapsamına girip girmediğinin mahkeme takdiri olduğunu, davacının kırmızı renkli logolu markasıyla işbu marka arasındaki iltibas incelenmiş olup, iltibas yarattığı görüşünün tekrarlanmakta olduğunu, davalının incelenmediğini belirttiği dosyalardan İstanbul 2. FSHHM'nin ███████ Esas, ███████ Karar sayılı dosyasında , davanın davacısının, davalının web sitelerinin marka tecavüzü oluşturduğuna yönelik bir dava olup, bir ürünün satışının marka sahibi için doğal hak olduğunu, ancak bunun başka markalı ürünlerin de satıldığı fiziki bir mağazacılık hizmetine dönemeyeceği görüşü çeçevesinde,davalının kendi ürünlerini satış hakkı kabul edildiğini, işbu davada ise konu, mağazacılık hizmeti verilmesi olduğunu , diğer dosyaların ise doğrudan bağlantılı olmadığı" belirtilmiştir. Güncel marka kayıtları celbedilerek yeniden bilirkişi raporu alınmıştır. █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; "davaya dayanak yapılan ... ve ... tescil no.lu markalarının 35. sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” için davacı adına tescil edilmiş olduğu; davacı 2011 yılında yapılan tebliğ değişikliğinden önce 35-05. sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” için tescilli dayanak markalarının tüm malları kapsadığını beyanı etmekteyse de davacının 35-05. sınıfta bu şekilde genel bir tescilinin olması davalının 08 ve 21. sınıflardaki markasal kullanımını doğrudan engellemeyeceği, davalının 08 ve 21. sınıf kapsamında olan züccaciye ürünleri (mutfak eşyaları) satışı yaptığı ürünler üzerinde davalının kardeş şirketi olan dava dışı ... Ltd. Şti. adına 08 ve 21. sınıflarda tescilli olan markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer/benzer olan markasını kullandığı ve işletme tabelası ile iç mekanda markasını kullandığı; Davalının 08 ve 21. sınıf mallar üzerinde ve bu malları perakende satışa sunduğu işletmesinde “...” markasını kullanması 35-05. sınıf kapsamında bir kullanım olarak değerlendirilemeyeceği; Davalının 08 ve 21. sınıf mallar yönünden mağazasında perakende satış yapması mal sınıflarının doğal bir sonucu olarak kabul edildiği; Mahkemece, davalının 35-05. sınıfta veya benzer bir sınıfta “...” esas unsurlu markaları kullandığı kanaati oluşacak olursa, tarafların “...” esas unsurlu markalarının benzer olduğu ancak raporda yer verdiğimiz Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere, davalının kullandığı markaların sahibi olan dava dışı ... İmalat Ltd. Şti.’nin 1990 yılından bu yana 08 ve 21. sınıf ürünlerin ticaretinde “...” ibareli marka ile ticari faaliyette bulunmakta olduğu, davacı markaları ile dava dışı şirket markalarının 1990 yılından bu yana birlikte yan yana yaşamakta oldukları, davalının züccaciye ürünlerinde tescilli/kullandığı önceki tarihli markalar ile davacının ev tekstili ürünlerinde tescilli/kullandığı markaların içerdikleri ürünler itibariyle kullanımla birbirinden bağımsızlaştıkları ve piyasada ayrı ayrı tutunmakta oldukları, tescilli markanın farklılaştırılarak kullanılması suretiyle davacı markasına yaklaşma durumunun olmadığı göz önünde alındığında somut olayda marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığının kabul edilebileceği" belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacı adına, █████/2004 tarihli ... sayılı 16, 24, 35, 38 ve 41.sınıflarda tescilli ... markası ile 11.04.2011 başvuru tarihli ... sayılı 20, 22, 23, 24,25, 26, 27, 35 ve 37.sınıflarda tescil edilmiş ... şekil markasının tescilli olduğu, davalı adına 08, 21.sınıfta tescilli ... ibareli markaların tescilli olduğu, davacı markalarının 35. sınıfta mağazacılık hizmetinde ürün sınıfı belirtilmeden tescil edilmiş olduğu, davalı kullanımının 35 . Sınıf kapsamındaki "Müşterilerin mallan elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Züccaciya Mallarının (08. ve 21. sınıflar) bir araya getirilmesi hizmetlerine ilişkin olduğu, davalının bu şekilde mağazalarında ürün markasını kullandığı, davalının 21. Sınıfta korumakta olan markası ile bu sınıfta üretim, satış ve pazarlama yapma hakkına sahip olduğu, dolayısıyla ünlerinin mağazasında satışını yapabileceği, herhangi bir ürünün satışı için ayrıca 35. Sınıfta tescil olunmasına gerek bulunmamakta ise de bu alanda fiili kullanımın bir başkasının marka hakkını ihlal edecek şekilde gerçekleşmemesi gerekir. Somut olayda davalı tarafa ait en eski markanın ... ibaresi ile altında küçük yıldız şekilleri ile tertip edildiği, davacının eski tarihli markalarında ise ... ibaresinin gri çerçeve içinde kırmızı dalgalı şekil içinde beyaz harflerle yazılması şeklinde olduğu, davacının bu markasının ev tekstili sektöründe belli bir bilinirliğe sahip olduğu , davalı şirket adına siyah beyaz renk unsurları ile tescilli ... numaralı önceki markanın ise dünya şekli ve üzerindeki beyaz dalgalı kuşak zemininde siyah harfle ''..." kelimesinden oluştuğu, aynı markayı dünya şekli ve üzerindeki sarı dalgalı kuşak zemininde sarı harfle ''..." kelimesi ve dünya şekli üzerinde ... figürü ile tescil ettirdiği, yine bir kısım markalarda ise davacı markası ile aynı gri kırmızı beyaz renk kombinasyonu ile tescil ettirmeyi tercih ettiği, davacı markası ile aynı renklerdeki bu tip marka tescillerinin " davalı markasının da davacı markalarına yanaşma kastı taşıdığından, davalı yararına kazanılmış hak yaratmayacağı, dava konusu başvurunun renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyla davacının tescilli markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi ve haksız yararlanmaya yol açacağı" gerekçesi ile hükümsüzlükle sonuçlandığı (Yargıtay 11. H.D. 15.01.2024 tarih, █████████-████████ sayılı kararı), dolayısıyla süreç içerisinde davalı yanın marka tescillerinde eski markası (...) dünya şekli ve üzerindeki beyaz dalgalı kuşak zemininde siyah harfle ''..." kelimesinden oluştuğu halde sonraki tescillerinde davacı markasına yanaşacak şekilde renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyla tesciller yapma yoluna gittiği, bu tescillerin kesinleşen yargı kararları ile iltibasa neden olduğunun tespit edilmiş olduğu açıktır. Dava konusu olayda , mağaza tabelasında ve mağaza içerisinde yuvarlak dünya şekli üzerinde dalgalı bant içinde ... ibaresi yer alacak şekilde marka kullanımı tespit edilmiş olup, bu kullanımların bir kısmında ... ibaresinin altında siyah bir kısmında sarı bir dalgalı bant kullanıldığı , satılan ürün ambalajlarında ise çoğunlukla kırmızı dalgalı bant üzerinde beyaz harflerle ... ibaresi şeklinde kullanıldığı, ayrıca davalının kullandığı markanın tescilli halindeki "..., ..., ... v.b" tali kelime unsuru alınmadan kullanıldığı görülmektedir. Bu durumda davalının özellikle mağaza içinde satışa sunulan ürünler üzerindeki markasal kullanımının tescilli markayı tescile uygun kullanımdan ziyade davacı markasının esas unsurunu oluşturan dalgalı kırmızı bant üzerinde beyaz harflerle ... ibaresini baskın ve ön planda tutarak kullandığı, davacının mağazacılıkta davacı markası ile benzer olmayan ... numaralı █████ sınıfta tescilli ... kelimesi altında 6 adet küçük yıldız şekli içeren markasını kullanma olanağı varken bu markayı kullanmayı tercih etmediği görülmektedir. Tanınmış büyük markaların zaman içinde esas unsuru muhafaza ederek seri marka oluşturdukları bilinen bir durumdur. Davalının davacı markasına yakın marka kullanımı halinde ortalama tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı kurma , bilinen tanınmış markanın serisi olduğu izlenimine kapılma gibi durumların yaşanılması kaçınılmazdır. Nitekim istinaf dilekçesine ekli tüketicilerin şikayetleri ve yapılan müşteri yorumlarında karıştırılma ihtimalinin bizzat vuku bulduğu , iltibasın fiilen yaşanmakta olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin tescilli olan markalarını yenilemesi, seri marka yaratmak için tesciller yapması ticari yönden olağan bir durum olmakla birlikte yeni markalarını tescil ettirirken ve bunları kullanırken bir başkasının marka tescili ile karıştırılmayacak şekilde gerekli önlemleri alarak tercihler yapması yasal bir zorunluluk ve ticari dürüstlük kurallarının da bir gereğidir. Sonuç olarak davacının dünya şekli üzerinde dalgalı kırmızı bant üzerinde beyaz harflerle yazılan ... ibareli markayı mağaza içinde sergilenen ürünler üzerinde markasal olarak kullanım şeklinin davacının tanınmış markasına yanaşma kastı taşıdığı ve iltibasa yol açan bir kullanım olduğu , ihlal söz konusu olduğundan SMK 155. maddesi gereği, tescilli markanın savunma sebebi yapılamayacağı, davalının 35. Sınıftaki markasal kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının tazminat talebi olduğu, alınan bilirkişi raporlarında bu konuda bir hesaplama ve inceleme bulunmadığı görülmekle, tazminat talebi ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, kararın kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ████████ E. ████████ K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2025