İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, zayi olduğu iddia edilen çekten kaynaklanan menfi tespit davasında, ciro silsilesi ve iyi niyetli hamil itirazlarını inceleyerek ilk derece kararını onayan istinaf kararı.
Özet: Kaybolduğu iddia edilen bir çekten kaynaklanan menfi tespit davasında, davacının keşidecisi olduğu çekin lehtara ulaşmadan zayi olduğunu, davalının kötü niyetli icra takibi başlattığını ve borçlu olmadığının tespitini talep ettiği uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir; istinaf incelemesinde ise, davacının kendi imzasını inkar etmediği, ciro silsilesinin dış görünüşü itibarıyla muntazam olduğu, imzaların istiklali ilkesi gereği cirantalardan birinin imzasının sahte olmasının ciro zincirini etkilemeyeceği ve davalı hamilin kötü niyetinin kanıtlanamadığı gerekçeleriyle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esasa aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden kambiy takibi başlatıldığını, takibe konu çekin keşideci olan müvekkili tarafından çekin lehtarı olan dava dışı ... San ve Tic Ltd. Şti'ye ulaştırılmak üzere kargoya verildiği esnada zayi olduğunu, davaya konu çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu olmadığının tespiti ile kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davalının, dava miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının lehdar lehine davaya konu çeki keşide ettiğini açıkça ikrar ederek, kargo sırasında çekin zayi olduğunu iddia ettiğini, bilhassa keşideci sıfatını taşıyana davacın, çeki iyiniyetle iktisap eden yetkili ve meşru hamile karşı borçtan sorumlu olduğunu, müvekkilinin dava konusu çeki aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ... AŞ'den aldığını, dava konusu çekin meşru hamilinin müvekkili olduğunu savunarak davanın reddini, kötüniyetli davacı aleyhine %20 oranından az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davaya konu çekin keşidecisi olan davacının, dava dışı çek lehdarı olan şirketin imza ve kaşesinin sahteliğine dayandığı, imzaların istiklali ilkesi gereğince davacının ancak kendi imzasının sahteliği iddiasında bulunabileceği, davacının kendi imzasını inkar etmediği, davalının dava konusu çeke ciro yoluyla hamil olduğu, çek metnine göre ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı, davacının şahsi def'i olan dava dışı lehdarına yaptığını ileri sürdüğü ödeme iddiasını davalı hamile karşı ileri sürülebilmesi için, davalı hamilin senedi iktisabında kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerektiği, davalının kendisinden önceki ciranta ile ticari ilişkisini ortaya koyan fatura ve tahsilat makbuzu sunduğu, davalının dava konusu çekin yasal hamil olduğu ve kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıa ve beyanlarını tekrar ederek; ilk derece mahkemesinin red gerekçelerinin yerinde olmadığını, dava konusu çekin arka arka yüzünde lehdar adına yapılan ciro ve imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, lehtara ait olmayan imzanın ciro silsilesini koparacağını, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████████ E- █████████ K.sayılı ilamında da bu konuya değinildiğini, ilk derece mahkemesinin ilgili CBS dosyasında davalının taraf olmaması sebebiyle dosyayı incelemediğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca imzaya itiraz edilmesinin önüne geçmek ve takibin durmasını engellemek amacıyla davalının icra takibine çekin lehdarı şirketi borçlu olarak eklemediğini, davalının kendisinden önceki ciranta ile ticari ilişkisini ortaya koyan fatura ve tahsilat makbuzu sunmuşsa da, ilk derece mahkemesi bu şirketlerin ve dava dışı diğer cirantaların ticari defterlerini incelemediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı tarafından inkar edilmediği, ciro silsilesinin muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemenin yeterli olduğu, cirantalardan birinin imzasının sahte olmasının ciro zincirini etkilemeyeceği, ayrıca imzaların istiklali prensibi gereğince ciro silsilesinde şekli bir eksiklik bulunmadığı sürece çeki elinde bulunduran hamilin iyi niyetli olduğunun kabul edileceği, davalı hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin ispat edilemediği, davalının çekin ilk cirosunun sahte olduğunu bilmesinin beklenemeyeceği, davalının taraf olmadığı soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesinin uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği Yargıtay ilamına konu uyuşmazlığın konusunun farklı olduğundan somut olaya uygulanamayacağı, bu nedenlerle davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!