İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, banka dışı kredi kuruluşu tarafından genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında istinaf sonrası verilen 2025/246 sayılı kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kredi kuruluşunun genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine borçlu ve müteselsil kefil tarafından yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı, muaccel hale gelen borcun ödenmemesi üzerine yasal yollara başvurduğunu belirtirken, davalı kefil ana borçlu ile tüm yolların tüketilmediğini ve kendi borcunun sona erdiğini, asıl borçlu ise davanın mesnetsiz olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, müteselsil kefilin sorumluluğunun ödemelerle ortadan kalktığına karar vererek aleyhindeki davayı reddetmiş, asıl borçlu hakkındaki takibin ise kısmen devamına ve inkar tazminatına hükmetmiş, bu karar taraflarca istinaf yoluna taşınmıştır.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2014
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KANUN YOLU
: İSTİNAF
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu alacağın ... Şubesi tarafından ...'a 31.07.1998 tarihli genel kredi sözleşmesi ile kullandırılan ve geri ödenmeyen krediden kaynaklandığı sözleşmenin 53. maddesi hükmüne göre uyuşmazlıklarda İstanbul mahkeme ve icralarının yetkili olduğunu, sözleşmede diğer davalı...'in de müteselsil kefil olarak imzası bulunduğundan borçtan sorumlu olduğunu, borcun ifa edilmemesi üzerine Nevşehir ... Noterliğinin 07.02.2001 tarih ve...yevmiye sayılı ihtarı ile hesaplar kat edilerek borcun ve ferilerinin ödenmesinin ihtar edilmiş olması nedeniyle borçluların temerrüde düştüklerini ve alacağın muaccel hale geldiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsilini teminen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını davalıların itirazı ile takibin durduğunu, faiz oranının sözleşme ile mutabakata varılan oran olduğunu, 11.891,13 TL'nin halen ödenmediğini, diğer 101.709,71 TL ise takip tarihine kadar işlemiş faiz olduğunu, davalıların haksız itirazı nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davalıların yetki itirazının iptaline, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap
: Davalılara dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle
: davanın rehinli araç kredisine ait borçtan kaynaklandığı, dosyanın varlık şirketine devrolmadan her türlü tahsil kabiliyeti varken ihmal edilmesi ile bu hale geldiğini, borçtan kefil sıfatıyla sorumlu olduğundan önce asıl borçlu ile bütün hukuki yolların tüketilmesi gerektiğini, gelinen aşama itibariyle mağduriyetine neden olunduğunu, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti ve kötü niyet tazminatının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'un cevap dilekçesinde özetle
: Aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, davanın haksız ve mesnetsiz olarak açıldığını, davanın reddini, yargılamagiderleri ve vekalet ücretinin ve kötü niyet tazminatının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Mahkememizce kaldırma ilamı öncesinde;
"...Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın asıl borçlu ve müteselsil kefilden tahsili istemine ilişkindir.
...Bank A.Ş. Nevşehir Şubesi ile davalılardan asıl borçlu ...arasında █████/2000 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, davalı ...'in Genel Kredi Sözleşmesini 10.000,00 TL limitle müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, borcun ödenmemesi nedeniyle davalının kredi hesabının kat edildiği, kat tarihi olan █████/2001 tarihi itibariyle bankanın 16.293,26 TL alacaklı olduğu, Nevşehir ...Noterliğinin █████/2001 tarihli kat ihtarının asıl borçluya tebliğ edilemediği, asıl borçlunun takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, müşterek borçlu müteselsil kefile ihtarnamenin █████/2001 tarihinde tebliğ edildiği, kefil ...'in █████/2001 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, kefilin temerrüt tarihi itibariyle davacı bankanın 16.720,96 TL alacaklı olduğu ancak kefalet limitinin 10.000,00 TL olduğu, kefilin █████/2001 tarihi itibariyle 10.000,00 TL'lik borçtan sorumlu olduğu, █████/2001 tarihine kadar yapılan ödemeler nedeniyle davalı kefilin borcunun sona erdiği anlaşılmakla kefil ...yönünden davanın reddine, takip ile temerrüte düşen asıl borçlunun takip tarihi itibariyle 268,49 TL asıl alacak, 10.594,94 TL faiz ve 527,75 TL gider vergisi olmak üzere toplam 11.351,18 TL için itirazının iptaline ve inkar tazminatına dair denetime el verişli █████/2017 tarihli rapor doğrultusunda aşağıdaki gibi karar verilmiştir..." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi █████/2024 tarih ve █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamında;
"...Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı asıl borçluya kullandırılan kredi borcunun tahsili için başlatılan ilamsı takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
...
Somut olayda, kredi kefalet tarihinin 08.03.2020 yılı olduğu dikkate alındığında ve dava konusu takibin daha önce başlatılan takip sonrasında yeniden temlik alacaklısı tarafından █████/2013 tarihinde İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayısında başlatıldığı gözetildiğinde, yukarıda yer verilen kanundaki sürelerin hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması da gerektiğinden ve hak düşürücü sürenin kesilmesi ve durması söz konusu olmayacağından, mahkemece davalı kefil yönünden bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmaksızın davanın esastan reddi yerinde görülmemiştir. Mahkemece gerekirse davalılar hakkında 13.03.2001 tarihinde Avanos... müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında daha önce alacağı devreden banka tarafından başlatıldığı anlaşılan takip dosyası da celp edilerek ve eldeki davaya dayanak icra takibi ve tarihi de değerlendirilmek suretiyle davalı kefil hakkında açılan davanın yukarıda yer verilen hak düşürücü süre bakımında değerlendirilerek ve hak düşürücü süre geçmemiş ise davalı kefilin temerrüde düşürüldüğü göz önüne alınarak, kefilin kefalet limiti ile sorumlu olduğu tutar yönünden kendi temerrüdünün sonucuyla sorumlu olacağı dikkate alınarak, varsa sorumlu olduğu tutar konusunda gerekirse yeni bilirkişi raporu alınarak, oluşacak sonuca göre davalı kefil yönünden sonuca gidilmesi gerekir.
Kabule göre de, ilk derece mahkemesince davalı asıl borçlu yönünden 09.06.2017 tarihli ikinci bilirkişi raporundaki hesaplama ışığında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. İş bu raporun 5. sayfasında "her iki davalının da takiple temerrüdü düştüğü" kabulü ile yapılan hesaplama sonucuna göre karar verilmiştir. Davacı vekilince asıl borçluya kat ihtarı tebliğ edilmemiş ise de kredi sözleşmesinde bildirdiği adrese çıkan tebligatın geçerli tebligat sayılacağının sözleşmede kararlaştırıldığı ileri sürülmüş, ancak asıl borçlu yönünden bu husus gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme kararında değerlendirilmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince kredi sözleşmesinin tamamı dosyaya kazandırılarak, kredi sözleşmesi hükümleri incelenerek, davalı asıl borçluya sözleşmede bildirdiği adrese çıkan tebligatın asıl borçlunun temerrüdü kapsamında etkisi değerlendirilerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan bu gerekçelerle, ilk derce mahkemesince esasa etkili deliller toplanıp gözetilmeksizin ve davalı kefil yönünden resen dikkate alınması gereken hak düşürücü süre hususu değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmediğinden, dairemizce ulaşılan bu sonuca göre, davacı ve davalı asıl kredi borçlusunun bu aşamada diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin, kararın HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir..." denilerek Mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Beyoğlu ... Noterliğinin █████/2017 tarih ve...yevmiye numaralı onaylı kararı ile ... A.Ş.nin eldeki dava açıldıktan sonra tüm aktif ve pasifleri ile birlikte...A.Ş. ile birleştiği, dolayısıyla işbu birleşme sebebiyle davacı ... A.Ş.'nin taraf ve dava ehliyeti ile dava takip yetkisine sahip olduğu noktasında duraksama yoktur.
BAM istinaf kararı uyarınca, taraflar arasında imzalanan █████/1998 tarihli ve █████/2000 tarihli genel kredi sözleşmeleri celp edilmiş, ayrıca Avanos / Nevşehir ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının bir sureti de dosyaya getirtilmiştir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesinde, davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, feragat gereğince davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili █████/2025 tarihli dilekçesinde, davacı tarafça davadan feragat edilmesi halinde feragati kabul ettiklerini, davacıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı beyan etmiş ve █████/2025 tarihli duruşmada '' █████/2025 tarihli beyan dilekçemizi tekrar ederiz, davadan feragat edildiğinden davanın reddine karar verilmesini talep ederiz, davacıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
Bu çerçevede; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacının talep sonucundan kayıtsız ve şartsız olarak tamamen vazgeçtiği anlaşılmakla, vaki feragat uyarınca davanın reddine, ayrıca tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından her bir tarafın yaptığı masrafın kendi üzerinde bırakılmasına, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından taraflarca yapılan masrafların kendileri üzerilerinde BIRAKILMASINA, lehlerine ya da aleyhlerine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine İADESİNE,
Dair, davalılar vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!