Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, rıza dışı elden çıkan şirket çeklerinin kötü niyetli hamillerce piyasaya sürülmesi üzerine, kıymetli evraktan kaynaklanan borcun menfi tespiti ile arabuluculuk şartı ve hamilin kusurlu iktisabını irdeleyen dava özeti.
Özet: Bu menfi tespit davasında, keşidecisi olduğu çek yapraklarının kötü niyetli kişilerce kopyalanarak veya çalınarak piyasaya sürülmesi iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep eden davacıya karşılık, davalı taraf zorunlu arabuluculuk şartının eksikliği ve çeklerin çalındığı iddiasının yeterli delille ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın usulden reddini savunmuş; mahkeme ise, davalıların kargodan çalınan benzer çeklerle ilgili birçok davada son hamil olarak yer aldıklarını tespit ederek, davacının rızası dışında elinden çıkan çeklere ilişkin sorumluluğun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin keşidecisi olduğu ...... ve ...... seri numaralı çek yapraklarının kopyalanıp orjinallerinin kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilip piyasaya sürülmesinden ötürü bankalar nezdinde ciddi şekilde mağdur olan keşideci müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... İplik Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;söz konusu iş bu davada dava şartı olarak zorunlu arabulucuk başvurusu yapılmadığını, davanın usulden reddi gerektiği, dava şartı olarak ticari davalarda zorunlu arabuluculuk söz konusu olduğunda ve taraflar uyuşmazlık hakkında arabulucuya başvurmadan dava açtığında, dosya üzerinden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecek. (HUAK m. 18A/2). Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğu, dava şartı dava açılmadan yerine getirilmediği için öncelikle iş bu davanın dava şartı eksikliği sebebiyle reddini, davacının talebinin , arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi ve kanunda öngörülen gerekçelerden yoksun olması, kararının açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığının gösterilmemesi, gerekçesiz oluşu ve bu nedenle Anayasaya, HMK’na ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararına, yerleşik Yargıtay içtihatlarına açıkça aykırılığı nazara alınarak dosyanızdan verilen tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini, davalının iddialarının aksine dava konusu çekin çalındığı ve kargoya teslim edildiği hususunu ispat edememiştir. kaldı ki kargoya öek aslını teslim ettiğini de ispatlayamadığını, davacı her ne kadar söz konusu çeklerin kargo aracından çalındığını iddia etse de buna ilişkin savcılık şikayeti tutanağından başka herhangi bir belge ibraz etmemiş ve ilgili çekleri kargo firmasına teslimine ilişkin dosyaya ispata yarar bir belge sunmadığını, izah edilen nedenlerle dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, usule aykırı tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini, esas yönünden inceleme yapılacak ise haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı tarafın İİK.m. 72 uyarınca %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, davacının meşru hamili olduğunu ileri sürülen çekin rızası dışında davacının elinden çıktığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava konusu çeklerde davacının keşideci, diğer davalıların ise ciranta olduğu, █████/2021 keşide tarihli, 60.000,00 TL bedelli çekler olduğu görüldü.
Somut olayda davalıların iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Muhatabın çeki ibraz eden kişiye geçerli bir ödeme yapabilmesi için bu kişinin çek bedelini tahsil konusunda talep hakkına sahip olması zorunludur. Emre yazılı çeklerde düzgün bir ciro zinciri ile hak sahibi olduğu anlaşılan kişi (yetkili hamil) olması gerekir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğine dava; davacının elinden rızası dışında çıkan çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. TTK.'nın 792. Maddesi gereğince çekin herhangi bir surette hamilin elinden çıkması halinde, ister hamile yazılı, ister ciro yolu ile devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkının 790. Maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan kanunun 790. Maddesi gereğince cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır düzenlemesi bulunmaktadır.
Davalılar hakkında çalınan çeklerle ilgili soruşturmanın bulunduğu soruşturmanın bulunduğu anlaşılmıştır. Bakırköy ..... Ağır Ceza MAhkemesinin ...... Esas sayılı dosyasında şirket yetkililerine yönelik ceza davası devam etmekte olup dosya kapsamı itibariyle bekletici mesele yapılmaktan vazgeçilmiştir.
Uyap entegrasyon ekranında yapılan araştırmada; davalılar üçüncü kişiler tarafından kargoda çalınan değişik çeklerle ilgili son hamil sıfatı ile birçok dava açıldığı, dosya arasına alınan entegrasyon raporuna göre davalı ve önceki cirantalara yönelik aynı mahiyette yalnızca Bakırköy Ticaret Mahkemeleri nezdinde birçok davanın açıldığı, Türkiye'nin muhtelif yerlerinde kargodan çalınan çeklerin son hamili olarak davalı şirkete intikal etmesi ve davalı şirket tarafından icra takiplerine konu edilmesi hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu bağlamda davalı şirketin TTK 792.maddesi gereğince kötü niyetli olarak dava konusu çeki iktisap ettiği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Soruşturma sonucunda; takipsizlik, ceza veya beraat kararı verilse bile mahkememizce verilen hükmün etkilenmeyeceği, zira ceza dosyasındaki maddi olaylarla bağlı olunduğu ancak beraat hükmüyle bağlı olunmadığı dikkate alındığında dosyadaki delillere göre her iki hüküm sonucunda da davacının borçlu olmadığının sabit olması nedeniyle ceza dosyası bekletici mesele yapılmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... HD. ..... Esas ve ...... Karar sayılı ilamına göre;
"Dosya kapsamı incelendiğinde davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’nda yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. O halde ilk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatına karar verilmesi gerekirken..."
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin hamili olduğu dava konusu çeklerin meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda zayi olduğu, hırsızlık sonucunda zayi olan çekteki cirantaların aynı olduğu, Türkiye'nin değişik yerlerinde ve değişik kargo şirketlerinden çalınan çeklerin son hamili olarak davalıya intikal etmesi ve aynı mahiyette davalı şirketler aleyhine birçok dava açılması, yalnızca Bakırköy Ticaret Mahkemeleri nezdinde davalı şirket aleyhine açılan davaların Uyap entegrasyon verileri ile sabit olduğu hususu dikkate alındığında davalı şirketin dava konusu çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiği ve bu nedenlerle davacı şirketin dava konusu çekler yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacının ..... Bankası, ..... Şubesi'ne ait █████/2021 keşide tarihli ve ..... seri numaralı, keşidecisi ...... Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. olan, 60.000,00TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 4.098,60TL ilam harcından peşin alınan 1.024,65TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,95TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 99,20TL posta masrafı, 59,30TL başvuru harcı, 1.024,65TL peşin harç, olmak üzere toplam 1.183,15TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim ......
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!