Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, basının insansız hava araçları hakkında gerçeğe aykırı haberle kişilik haklarını ihlal ettiği iddiasıyla açılan manevi tazminat davasını inceledi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının siyasi saiklerle gerçeğe aykırı haber yapılarak kişilik haklarına saldırıldığı ve insansız hava araçlarının itibarının düşürüldüğü iddiasıyla açtığı, basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan 80.000 TLlik manevi tazminat davasına ilişkindir; davalı vekili haberin gazetecilik görevi kapsamında ve yasalara uygun yapıldığını savunarak davanın reddini isterken, mahkeme basın özgürlüğü ve kişilik hakları arasındaki dengeyi, haberin gerçekliği ve kamu yararı ölçütlerini esas alarak konuyu değerlendirmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı Borçlar Kanunu 58. maddesine aykırı bir şekilde müvekkilin kişilik haklarına zarar vermiş, haber yapma ve basın özgürlüğü sınırlarını aşar şekilde gerçeğe aykırı haber ile insansız hava araçlarını halkın gözünden düşürme kastı taşıyarak, siyasi saiklerle müvekkilin kişilik haklarını haleldar ettiğini, Yargıtay yerleşmiş içtihatları gereği, basın özgürlüğü, Anayasanın 28 inci maddesiyle 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde (ek.10.7, 5187 sayılı Basın Yasası, 1. ve 3. maddeleri) düzenlendiğini, bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı, basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmek olduğunu, bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olmasıyla olanaklı olduğunu, basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunu, basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmadığını, ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın temel hak ve özgürlükler bölümüyle Türk Medeni Kanununun 24. ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunlululuk olduğunu, gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de koruması gerektiğini, yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. açıklanan sebeplerle yapılan haberle kişilik hakları zedelenen müvekkile gerçeğe aykırı haber ile kişilik hakları zedelenen ve hakarete uğrayan müvekkili ..... Makina A.Ş. için 40.000,00TL müvekkili ...... için 40.000,00TL olmak üzere toplam 80.000,00-TL manevi tazminat ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu haberde yer alan ifadeler ile davacı ...... arasında bir ilişki kurulmamışken açılan bu davada hukuki yarar bulunmadığını, yazı, gazetecilik görevi ve sorumluluğu gereği, haber değeri taşdığını, yasal ve etik esaslar çerçevesinde süzgeçte geçirilerek yayınlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacı .... tarafından açılan davanın reddine ilişkin kararla tefrik edildiği görülmüştür.
Mahkememizce arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararın ise kaldırılarak mahkememizin işbu esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava; basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat davasıdır.
Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasası'nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.
Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.
Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ E. ██████████ Karar sayılı ilamı)
Somut olay incelendiğinde; "Damadın İHA'ları yerli, milli, birazda Kanada'lıymış" başlığı ile verildiği, alt metinde; "Kanada, Türkiye’ye insansız hava aracı ekipmanlarının bazılarının satışını askıya aldı. Ekipmanın Dağlık Karabağ’da Ermenistan’la savaşan Azeri güçleri tarafından kullanıldığı iddialarını araştırdığını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı Kanada’ya tepki gösterdi. Türkiye’nin kullandığı ‘Yerli ve Milli’ olarak tanıtılan İHA’lar, AKP’li Cumhurbaşkanı ......’ın damadı ....... ’ın Teknik Müdürlüğünü yaptığı aile şirketi ...... tarafından üretiliyordu. Azerbaycan tarafından yayınlanan hava saldırıları görüntülerine dayanarak çatışmada kullanılan insansız hava araçlarının ...... şirketinin Kanada’daki birimi olan ...... tarafından üretildiğini tespit etmişti. Kanada Dışişleri Bakanı ....., ihracat izinlerini askıya aldığını belirterek, şöyle konuştu: “Kanada’nın güçlü ihracat kontrol rejimine uygun olarak ve devam eden çatışmalar nedeniyle, durumu daha ayrıntılı değerlendirmek için zaman tanımak amacıyla Türkiye’ye yönelik ihracat izinlerini askıya aldım.” ......’in insansız hava aracı üreticisi ...... ’a bu yıl yedi sistem satmak için izin aldığını belirtti..." şeklinde haber olarak sunulduğu, haberin devamında Kanada'nın Türkiye'yi ihracatı askıya aldığını duyurduğu ve Türk Dış İşlerinden yanıt başlıkları atıldığı, haberin detaylandırıldığı görülmüştür.
Davalılardan ...... ise ..... adlı sosyal paylaşım sitesinde; “İktidarın yeniçerileri, fitne bataklığına saplandıklarını unutmuş sallıyor. Neymiş efendim; Türk İHA ve SİHA'larının Azerbaycan'da etkin kullanımından TELE 1 rahatsızmış. Yalan.. ve tam bir ahlaksızlık. Söylenen şey şu; yerli ve milli denilen İHA'lar Kanada malı çıktı. O kadar.” mesajını paylaşmış. 08.10.2020 tarihli paylaşımında ise; “Daha net ve doğru bir ifade ile, İHA'ların parçaları Kanada, montaj Türkiye..” şeklinde paylaşımda bulunduğu görülmüştür.
Davalı ..... Yayıncılık Anonim Şirketi 'nin www...... com.tr adresinde yayınlanan haberde, haberin başında Kanada'nın, Türkiye'ye insansız hava aracı ekipmanlarının bazılarının satışını askıya aldığını haberleştirdiği, davacının dava dilekçesinde müvekkili şirket tarafından üretilen ...... sisteminin %100 milli özgün bir tasarım olup, %93 yerli üretim olduğunu belirttiği, bunun da savunma sanayinde çok yüksek bir oran olarak ifade edildiği, ne var ki haber sitesinde yayınlanan haberin başlığında insansız hava araçlarının bir kısım ekipmanlarının yurtdışından ihracatının askıya alındığı ve buna ilişkin Kanada ve Türkiye tarafından yapılan açıklamalar haberleştirildiği halde haberin devamında "Azerbaycan tarafından yayınlanan hava saldırı görüntülerine dayanılarak çatışmada kullanılan insansız hava araçlarının ..... şirketinin Kanada daki birimi olan ...... tarafından üretildiğini tespit etmişti" şeklinde açıklama ile insansız hava araçlarının Kanada da üretildiği şeklinde habere devam edildiği, ancak bu hususun haberin verilişi sırasında özle biçim arasındaki dengenin bozulmasına neden olmadığı, basın özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki çatışan yararlar dengesinin bozulmadığı, kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle davalı ...... Televizyon ve Dijital Yayıncılık A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Diğer davalı ...... 'ın ...... paylaşımı ile açıkça davacı şirket tarafından tasarlanarak üretilen insansız hava araçlarının tüm parçalarının Kanada'da imal edildiğine ilişkin kullanılan ifade ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu,bu davalının davacı şirkette oluşan manevi zararları tazmin ile yükümlü olduğu, eylemlerin oluş şekli, tarafların ekonomik durumu ve hakkaniyet ölçüsü çerçevesinde manevi zararlarının tazmini amacıyla davalı ..... aleyhine 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın davalı ...... Televizyon ve Dijital Yayıncılık A.Ş. yönünden REDDİNE,
2-Davanın ...... yönünden KISMEN KABULÜ ile; 10.000,00TL manevi tazminatın dava tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...... 'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Alınması gereken 427,60TL başvuru harcı, 427,00TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20TL'nin davalı ..... 'dan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00TL vekalet ücretinin davalı davalı ...... 'dan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 219,00TL posta masrafının davalı ...... 'dan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip .......
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!