İşçinin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen hizmet süresinin tespiti davasında hak düşürücü süre itirazının reddiyle, tanık ve yazılı delillerle çalışma döneminin ispatlanarak istinaf başvurusunun reddi.
Özet: Bir hizmet tespiti davasında davacı, davalı işveren yanında 2001-2004 yılları arasında Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitini talep etmiş, davalı ve feri müdahil ise davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini savunmuş; ilk derece mahkemesi, yazılı ve tanık delilleriyle davacının 15.10.2001-15.10.2004 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş, istinaf mahkemesi de davacının çalışmasının ve davanın süresinde açıldığının tespit edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararını onamış ve davalı ile feri müdahilin temyiz başvurusu üzerine dosya yüksek mahkemece incelenmeye başlanmıştır.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 7. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve feri müdahil Kurum tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş veren yanında 20.08.2001-31.12.2020 tarihleri arasında kesintisiz olarak yardımcı personel olarak çalıştığını, davalı iş verenin davacının işe başlangıcını SGK'ya bildirmediğini ve 3 yıl 2 aylık sürede SGK primlerinin davalı işverence yatırılmadığını ileri sürerek davanın kabulü ile davacının 15.10.2001-15.10.2004 tarihleri arasında davalı iş verenin iş yerinde tam gün ve bilfiil çalıştığının tespitini, çalışma süreleri boyunca ödenmeyen SGK primlerinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının 15.10.2004 tarihinde işe başladığını, 31.12.2020 tarihinde tüm velilerin öğrenci kayıtlarını sildirmesi sonucu kreşin faaliyetlerine son verilmesiyle işyerinin kapanması sonucu tüm işçilerin iş akdinin sonlandırıldığını, davacının hafta sonu ve hiç bir resmi tatilde çalışmadığını ileri sürerek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Feri müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Kurum kayıtlarına göre davacının 15.10.2004-31.12.2020 tarihleri arasında çalışması bulunduğunu, bunun dışında dava konusu dönemde çalışmasının görülmediğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın kabulü ile dinlenen tanıkların davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığı yönünde beyanda bulundukları, davalı tarafından sunulan davacıya ait özlük dosyasında uyuşmazlık konusu dönem içinde davacı adına davalı iş yerinden Mayıs 2003, Nisan 2003 ve 23.6.2004 tarihli takdir belgelerinin verildiği, davacı adına 30.4.2004 tarihli izin kağıdının düzenlendiği, yine özlük dosyasında bulunan 3 aylık sağlık kontrolüne ilişkin portör muayene kartlarında davacının göreve başlama tarihinin 23.08.2001 olarak belirtildiği, dosya kapsamında toplanan tüm somut yazılı deliller ve tanık beyanlarından davacının davalıya ait iş yerinde 23.08.2001-31.12.2020 tarihleri arasında çalıştığı kanaatine varılmış, davacının Kuruma bildirilmeyen 15.10.2001-15.10.2004 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespitini talep etmesi nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 15.10.2001-15.10.2004 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFA.İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.B.İstinaf Sebepleri
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hak düşürücü süre içinde bu davayı açmadığını, davacının hafta tatillerinde, genel tatillerde çalışmadığını, fazla mesai yapmadığını, yıllık ücretli izin alacaklarını kullandığını ileri sürerek davanın reddine dair istinaf isteminde bulunmuştur.Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücüyü süreye uğradığını, davacının hizmet tespitini istediği dönemde sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alıp almadığının tespit edilmediğini, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini ileri sürerek davanın reddine dair istinaf isteminde bulunmuştur.C.Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı işveren Bakanlık bünyesinde işçi sıfatıyla 31.12.2020 tarihine kadar çalıştığı, davanın ise hak düşürücü 5 yıllık süre dolmadan önce ve 06.04.2021 tarihinde açıldığı ve davacının 15.10.2001-15.10.2004 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının gerek bordro tanık beyanları gerekse dava dosyasında bulunan yazılı delillerden anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın usul ve esas yönlerden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca davalı Bakanlık ve fer'i müdahil vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 15 Ekim 2001–15 Ekim 2004 tarihleri arasında iddia ettiği sigortasız çalışma dönemine ait hizmet tespit davasını hak düşürücü süre geçtikten sonra 06 Nisan 2021 tarihinde açtığını, bu nedenle davanın esasa girilmeden hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının 15 Ekim 2004 tarihinde işe başladığını ve 31 Aralık 2020 tarihinde tüm velilerin öğrenci kayıtlarını sildirmesi sonucu kreşin faaliyetlerine son verilmesi nedeniyle tüm işçilerin iş akitlerine son verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazının dikkate alınmadığını, davacının hizmet tespitini istediği dönemde sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alıp almadığının tespit edilmediğini, kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.2.İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesi ilgili hükümlerdir.3. Değerlendirme1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.