Danıştay 7. Daire, cep telefonu fason üretimi beyan eden şirketin Özel Tüketim Vergisi mükellefi gerçek imalatçı olmadığına ilişkin alt mahkeme kararlarını delil yetersizliğiyle onadı.
Özet: Cep telefonu fason üretimi beyan eden bir şirket aleyhine, gerçek imalatçı olduğu gerekçesiyle resen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı ile özel usulsüzlük cezalarının iptali talebiyle açılan davada; ilk derece ve istinaf mahkemelerinin, vergi inceleme raporlarındaki tespitlere rağmen şirketin kendi nam ve hesabına üretim yaptığına veya paravan firmaları kullandığına dair yeterli delil sunulmadığı gerekçesiyle vergi işlemlerini iptal etme yönündeki kararları, hukuka uygun bulunarak temyiz başvurusunun reddedilmesiyle kesinleşmiştir.
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı adına, hakkında düzenlenen vergi tekniği ve vergi inceleme raporlarına dayanılarak, fason üretimini gerçekleştirdiğini beyan ettiği cep telefonlarının gerçek imalatçısı ve bu nedenle özel tüketim vergisi mükellefi olduğunun tespit edildiğinden bahisle 2015 yılının Nisan ilâ Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden, davacı şirket ile adına fason üretim gerçekleştirildiği ileri sürülen firmalar arasında ortaklık, sermaye ve yönetim bakımından herhangi bir organik ilişkinin bulunmadığı, gerçekte davacı tarafından kendi nam ve hesabına üretildiği iddia edilen cep telefonlarının adlarına fason üretim yapılan firmalar aracılığıyla davacı adına satılıp satılmadığı, söz konusu şirketlerin paravan olup olmadığı hususuna açıklık getirilmediği, gerek davacı tarafından montajı yapılan cep telefonlarının alıcıları, gerekse adına fason üretim yapılan firmalar nezdinde olayın gerçek mahiyetini açıklığa kavuşturacak herhangi bir karşıt inceleme ve araştırma yapılmadığı, cep telefonlarının gerçekte davacı nam ve hesabına imal edildiğini veya satıldığını, adına fason üretim yapılan firmaların davacı şirketçe organize edildiğini ortaya koyacak para hareketi, karşıt inceleme ve alıcı ifadelerinin bulunmadığı, fason hizmet sözleşmelerinin incelemeye sunulduğu, söz konusu tespitlerin davacı şirketçe fason olarak gerçekleştirilen cep telefonu üretimlerinin kendi nam ve hesabına imalatçı sıfatıyla yapıldığını ortaya koymak için yeterli olmadığı anlaşıldığından, re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinde ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Vergi tekniği raporunda yer alan somut tespitler göz ardı edilerek verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!