İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kefil davacının çift vadeli ve kambiyo vasfına haiz olmayan senede ilişkin borçlu olmadığının tespiti ve icra takibinin iptali davası.
Özet: Davacı kefil sıfatıyla imzaladığı, tanzim ve ödeme tarihlerindeki çelişki nedeniyle kambiyo vasfı taşımadığını ileri sürdüğü senede dayalı icra takibinde borçlu olmadığının tespitini, asıl borçlunun alacağı fazlasıyla karşılayan malvarlığının bulunması ve davalı alacaklının öncelikli olarak asıl borçluya başvurmadan kendisine yönelmesinin hukuka aykırı olması gerekçeleriyle hakkında başlatılan takibin iptalini ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı --- - ile davalı ... arasında 04.11.2022 tanzim tarihli 45 gün vadeli ve 20.12.2022 ödeme tarihli 839.500 TL lik senedin imza altına alındığını, davacı ile dava dışı --- ilgili senedi kefil sıfatıyla imzaladıklarını, bir süre sonra alacaklının borçlu asil ile davacı ve dava dışı diğer kefile karşı uyuşmazlık konusu senedi ----.İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu ettiğini, takibe taraflarınca itiraz edilmiş ise de ---İcra Hukuk Mahkemesi'nin -----sayı ve 25.05.2023 tarihli kararı ile davanın davacı yönünden usulden reddine karar verildiğini, dosyanın halen ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----.Hukuk Dairesi----- sayılı dosyasında istinaf incelemesinde olduğunu, paralel olarak taraflarınca davalı alacaklıya karşı davacının kefil olması, icra takibine konu olan senedin kambiyo vasfına haiz olmaması ve alacaklının öncelikle asıl borçluya gitmeden ve borçludan alacağını tahsil edip etmeyeceğini netleştirmeden kefile gidemeyeceğinden hareketle menfi tespit davası ikame etmiş iseler de----- Asliye Hukuk Mahkemesi -----sayı ve 26.09.2024 tarihli kararı ile -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verdiğini, ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi -----sayı ve 02.05.2024 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kesin olarak onandığını, uyuşmazlık konusu takibe konu edilen senedin düzenlenme tarihinin 04.11.2022 olduğunu, vadenin 45 gün olup, ödeme tarihinin 20.12.2022 olduğunu, Oysa vade ile ödeme tarihinin aynı kavramlar olup, 04.11.2022 tarihinden itibaren 45 gün sayıldığında vadenin 19.12.2022 olarak tespit olunduğunu, uyuşmazlık konusu senedin çift vadeli olduğunu, uyuşmazlık konusu senedin kambiyo senedi olmayıp, davalı alacaklının yapmış olduğu gibi kambiyo senetlerine yönelik takibe konu edilmesinin hatalı olduğunu, senedin kambiyo senedi olmadığından davalının yaptığı gibi kefile asıl borçlu ile aynı anda müracaat edilmesinin mümkün olmadığını, davalı alacaklının asıl borçlu dava dışı ---- herhangi bir ihtar göndermeden ve dava dışı ----- ifa güçlüğü yaşayıp yaşamadığını tespit etmeden davacı davacıya takip başlatmış olup, bu durumun yasaya ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davalı alacaklının zaten alacağına kavuşmuş durumda olduğunu, ---.İcra Müdürlüğü'nün --- sayılı dosyasında asıl borçlu ------ birçok taşınmazına ve banka hesapları ile maaşına haciz koyulduğunu, alacağın bir kısmının tahsil edildiğini, dava dışı asıl borçlu -----, ifa güçsüzlüğü içerisinde olmayıp, davalı ...'in alacağı asıl borçlu tarafından teminat altında olduğunu, asıl borçlu tarafından konulan hacizlerin dava dışı ---- tarafından aşkın haciz şikayetine konu edildiğini, ----İcra Hukuk Mahkemesi----- sayılı dosyalarında aşkın haciz şikayetini kabul ederek, dava dışı ---- ait ----mahallesi, 314 ada, 2 parsel saylı --- Blok ----- Nolu bağımsız bölümde haczin baki kalarak, borçlu ---- adına diğer hacizlerin kaldırılmasına KESİN olarak karar verdiğini, -----. tarafından tanzim ettirilen 01.11.2022 tarihli rapora göre; ilgili taşınmazın piyasa değeri 4.750.000 TL olup, geçen sürede mahcuz taşınmazın daha fazla değerlendiğini ileri sürerek, öncelikle davacının durumu göz önünde bulundurularak adli yardım taleplerinin kabulüne, takip dosyası, dava dilekçesi ve ekleri nazara alınarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile davalı borçlunun -----.İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı dosyasından davacı aleyhine işlem yapmasının önüne geçilebilmesi için teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, (dava dışı asıl borçlu ----- mahcuz taşınmazının değeri, davalı alacaklının alacağını fazlasıyla karşıladığından ihtiyati tedbir taleplerinin ve (adli yardım talepleri gerekçeleri göz önünde bulundurularak teminatsız olarak) ,----.İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyasındaki takibe konu senede yönelik olarak davacının borçlu olmadığının tespitine, yargılama neticesinde ----.İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyasında başlatılan takibin ve dosyanın davacı ... yönünden iptaline, kötü niyetli davalı alacaklı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tüm dosyanın kapak hesabı üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile bu giderlerden olan vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe dayanak bono için, ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- sayılı dosyasından ihtiyati haciz isteminde bulunulduğunu ve aynı Mahkemenin ----- Karar sayılı ilamı ile ihtiyati haciz kararı verildiğini, eldeki davanın davacısı olan borçlulardan ...'ın 03.02.2023 tarihli dilekçesi ile ihtiyati hacze itiraz ettiğini, istinaf edildiğini, talebinin reddedildiğini, Mahkeme kararı ile takibe dayanak senedin kambiyo senedi niteliğinde olduğu ve çift vade bulunmadığının sabit olduğunu, davacının aynı iddiaları Mahkemede yeniden ileri sürmesinin yerinde olmadığını, takibe konu bono incelendiğinde düzenleme tarihinin 04.11.2022 olduğu, ödeme tarihinin 20.12.2022 olduğu ve bono metninin içerisinde de "işbu emre muharrer senedimin mukabilinde 20 Aralık 2022 tarihinde sayın ... veyahut emrühavale" yazılı olduğunun görüldüğünü, davacının iddiasının reddi gerektiğini savunarak, fazlaya ilişkin dava ve diğer talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin adli yardım talebinin Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine ----. Asliye Ticaret ----- Karar █████/2024 tarihli kararı ile itirazının kesin olarak reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı ile talebinin reddine karar verilmiştir.
-----. ATM'nin ---- sayılı dosyası, ----. İcra Hukuk Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyaları ve ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyaları UYAP sisteminden celp edilmiştir.
İddia, savunma, celp edilen belgeler, birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Davacı tarafından kambiyo senedine dayalı alacağın konu edildiği icra takibine dayanak bononun çift vade içerdiği, icra takibinde bir kısım alacağın tahsil edildiği, hacizli taşınmazın borcu fiilen karşıladığı ileri sürülerek menfi tespit istemiyle huzurdaki dava açılmıştır.
İcra takip dosyası incelendiğinde; Alacaklı ... tarafından borçlular ..., , ------ aleyhinde 839.500,00 TL asıl alacak, 10.283,88 TL işlemiş faiz, 2.400 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 501,90 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 852.685,78 TL üzerinden 839.500,00 TL Miktarlı █████/2022 Tanzim Tarihli █████/2022 Vade Tarihli Senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı görülmüştür.Dayanak bono incelendiğinde; Bononun █████/2022 tarihinde keşide edildiği, 45 gün vadeli ve █████/2022 ödeme tarihli, 839.500,00 TL bedelli olarak "----" tarafından "..." lehine keşide edildiği, bonoda davacının aval veren kişi olduğu görülmüştür.
-----Asliye Ticaret Mahkemesi -----Karar █████/2023 Tarihli kararında; İhtiyati haciz isteyen alacaklının ... karşı taraf borçlu (lar) ---- olduğu, Mahkemesince " GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1- İhtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 257. ve müteakip maddeleri gereğince borçluların 839.500,00 TL borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine, İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, " karar verildiği, karara itirazın Mahkemesinin █████/2023 tarihli ek kararı ile red edildiği, ek karar aleyhine gidilen istinaf kanun yolunda ---- Bölge Adliye Mahkemesinin --- Esas ----- Karar █████/2023 tarihli kararıyla başvurunun "Muterizler ----, ... ve ------ istinaf başvurularının 1- 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Muteriz ----- Dairemizden talep edilemeyecek ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verildiği görülmüştür.
---- Asliye Hukuk Mahkemesi ---- Esas ---- Karar █████/2023 tarihli kararında; Davacının ... davalının ... olduğu, davanın menfi tespit istemine ilişkin olarak açıldığı, Mahkemesince; ".... davacı taraf, takibe konu senedin kambiyo niteliğinde olmadığını ileri sürerek davayı açtığı, kambiyo senetleri TTK’da düzenlendiği ve iddianın TTK hükümleri uyarınca incelenmesi gerektiği, bu sebeple dava ticari dava niteliğinde olup; yargılamanın, Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekmekte olduğu ve mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla; görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının HMK 114/1-c maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,..." karar verildiği, karar aleyhinde, istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, İlk derece mahkemesinin █████/2024 tarihli kararı ile yasal süre içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.
----- İcra Hukuk Mahkemesi---- Esas ---- Kararında; Davacının -----, davalının ... olduğu, Mahkemesince
HÜKÜM
: "Gerekçesi yukarıda yazıldığı üzere;1-Şikayetin KABULÜ ile;-----İcra Müdürlüğü ------ Sayılı dosyasından verilen █████/2023 tarihli borçlu -----maaşına, tazminatlarına, sosyal hak ve alacaklarının tamamı ile banka hesaplarına haciz konulmasına yönelik kararın KALDIRILMASINA,..." karar verildiği görülmüştür.
Yargılamada davacı tarafından her ne kadar bononun çift vade içerdiği ileri sürülmüş ise de; TTK'nın 776. Maddesinde bono unsurlarının sayıldığı, TTK'nın 777/2. Madde kapsamında "vade" bononun zorunlu unsuru olmamakla birlikte "çift vade" içeren bononun batıl olduğu, somut olayda bonoda vade olarak 45 gün belirlendiği, █████/2022 keşide tarihinden itibaren vade tarihi bitimi olan 45 gün sonrasının bono üzerinde yazılı █████/2022 tarihine denk geldiği ve farklı iki ayrı vade tarihi bulunmadığı, dayanak bononun kambiyo vasfına haiz olduğu, takip alacaklısının kambiyo vasfına haiz bonoda aval veren davacı aleyhinde takip yapmasının asıl borçlunun acizine ya da aval verene ayrıca bir protesto çekilmesine bağlı bulunmadığı, ileri sürülen iddianın hukuken yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından "bononun çift vade içerdiği" gerekçesi ile icra hukuk mahkemesinde açılan davanın bekletici mesele yapılması talebinde bulunulmuş ise de icra hukuk mahkemesinin takip hukukuna ilişkin dar yetkili mahkeme olduğu dikkate alınarak bekletici mesele yapılması talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından her ne kadar, icra dosyasında asıl borçlunun borca yeter taşınmazına haciz konulduğu, alacağın bir kısmının takip dosyasında tahsil edildiği, dava dışı asıl borçlunun ifa güçsüzlüğü içerisinde olmadığı ileri sürülmüş ise de; TTK'nın 701/3. maddesi uyarınca; Muhatap veya düzenleyenin imzaları dışında poliçe yüzüne atılan her imzanın aval şerhi sayılacağı, TTK 702/1. maddesi uyarınca aval veren kişinin aynen asıl borçlu gibi borçtan sorumlu olduğu, icra müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından icra dosyasında yapılan tahsilatların dosya kapak hesabından mahsup edilerek bakiye borcun hesaplandığı, icra hukuk mahkemesi kararından kesinleşen takip nedeniyle icra dosyasından taşınmaz haczi uygulandığı anlaşılmakla birlikte aval veren davacı sorumluluğunun takibe konu borcun hitamına kadar devam ettiği, huzurdaki davada bononun bedelsizliğine, haricen tahsile ya da icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınan ve istirdat talebine dönüşen bir iddia da ileri sürülmemesi karşısında ayrıca bir inceleme yapılmasına da gerek bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Arabuluculuk Kanunu ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Karar ve ilâm harcı olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 14.336,56-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.721,16‬-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 129.530,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin e- duruşma yolu ile yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!