İstinaf mahkemesinin, motosiklet kazasından kaynaklanan cismani zarar tazminatı davasında kusur tespiti çelişkileri ve hatalı yönetmelik kullanımı nedeniyle yerel mahkeme kararını bozarak yeniden değerlendirme talep etmesi.
Özet: Davacı tarafın motorsiklet kazasında uğradığı cismani zarar nedeniyle açtığı tazminat davasında, yerel mahkeme başlangıçta taraflar arasında %50 kusur payı tespit ederek kısmi tazminata hükmetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasındaki kusur çelişkisinin giderilmemesi ve maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre belirlenmesi sebepleriyle kararı bozmuş ve dosyanın yeniden incelenerek doğru yönetmelik uyarınca maluliyet tespiti ve kusur çelişkisinin giderilmesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
:█████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; █████/2019 tarihinde, plakası tespit edilemeyen bir aracın asli ve tam kusurlu olarak müvekkilinin sürücüsü olduğu motorsikleti sıkıştırması sonucunda müvekkilinin dengesini kaybedip yere düşerek yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.500-TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın) davalıya başvuru tarihi olan 16.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; █████/2021 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 246.055,25-TL olarak artırmıştır.Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Kazanın plakası ve sürücüsü tespite dilemeyen bir araç nedeni ile meydana geldiğinin davacı tarafça ispatı gerektiğini, kaza tespit tutanağında kusur dağılımında davacının %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafça tek taraflı olarak sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusur ve maluliyet durumunun uzman bilirkişilerce tespiti gerektiğini, davacının koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle müterafik kusurunun dikkate alınmasının icap ettiğini, müvekkili kurumun temerrüde düşürülmediğini, belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra; ''...Adli Tıp Kurumunun █████/2021 tarihli raporunda özetle; davacının meslekte kazanma gücünden kayıp oranının %15 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olduğunun belirtildiği; olay sırasında her iki aracın virajda seyretmeleri sırasında birbirlerine aşırı yaklaşmaları sonucu motosiklet sürücüsünün ani doğrultu değiştirmek istemesi ile kontrolunu kaybettiği, bu nedenle davacı motosiklet sürücüsü ... yönetimindeki motosiklet ile Karayolları Trafik Kanununun 52.maddesinde belirtilen kurallara uymadan, viraja yaklaşırken tedbirli davranıp aracının teknik özelliklerini de dikkate alarak hızını azaltmadığından, viraja girerken yakınında bulunan plakası bilinmeyen araç ile arasında güvenli mesafe bırakmak için gerekeni yapmadığından, diğer aracın yanına aşırı yaklaşması ile kontrolunu kaybetmesinde diğer araç sürücüsü kadar kusurlu olduğu, aktüer bilirkişinin kusur bilirkişisi ile düzenlediği █████/2021 tarihli raporunda özetle; davacının talebi sürekli iş göremezlik zararı ile sınırlı olduğundan taleple bağlı kalınarak %15 oranındaki sürekli iş göremezlik maddi zararının kusur indirimsiz 246.055,25-TL olduğu, kusur indirimi (246.055,25 x %50 kusur) yapıldığında ise 123.027,63 TL olup bu rakama göre davanın kısmen kabulü gerektiği'' gerekçesiyle, davanın Kısmen Kabulü ile, 123.027,62-TL nin 27.12.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.Bu karar taraflarca süresi içerisinde istinaf edilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı █████/2024 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır.Kaldırma ilamında özetle; "Dosya kapsamında alınan 1 kusur ve 1 aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan 30.11.2021 tarihli raporda, kazanın çarpışma nedeniyle meydana gelmediği, kaza tespit tutanağının tek taraflı kaza olarak düzenlendiği, kaza tespit tutanağına katılmanın mümkün olmadığı, davacı sürücü Batuhan'ın viraja girerken tedbirli davranıp araç hızını azaltıp gerekli tedbirleri almadığından, yanına aşırı derecede yaklaşan araç ile arasında güvenli mesafe bırakmayıp ani doğrultu değiştirdiğinden %50 oranında, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise davacı sürücüye virajda aşırı yaklaşması nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğu açıklanmıştır. Davacı vekilince kusur durumuna itiraz edilmiş olup, yerel mahkemece 30.11.2021 tarihli rapordaki kusur tespiti hükme esas alınarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu halde, kaza tespit tutanağındaki anlatımla, itiraza uğrayan bilirkişi raporu arasında çelişki meydana gelmiş olup, yerel mahkemece iş bu çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.Kaza tarihi olan █████/2019 itibari ile yürürlükte olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri esas alınması gerekirken kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenen raporun karara dayanak yapılması doğru olmamıştır. O halde yerel mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre dosya kapsamındaki tüm tedavi evrakları ve diğer sağlık kurulu raporları irdelenmek suretiyle, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp taraflar lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.Davacı sürücünün motosiklet kullandığı ve kaza nedeniyle sol skapula (omuz) kemiği, sol patella (diz) kemiği, ve sol tibia ( alt bacak kemiği) kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla, davalı vekilince davacının koruyucu tertibat kullanmadığı ileri sürülerek müterafik kusur indirimi yapılması istenmiştir. Kaldı ki müterfaik kusur değerlendirmesi, hatır taşımasından farklı olarak taraflarca ileri sürülmese dahi yerel mahkemece resen nazara alınması gereken bir husustur. Bu halde yerel mahkemece, kaza tespit tutanağı, davacının yaralanmasının niteliği ve tüm dosya kapsamına göre davacının koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığı, kullanmıyor ise bunun kaza nedeniyle oluşan yaralanmasında etkisi olup olmadığı, başka bir deyişle davacının kendi yaralanmasında müterafik kusuru bulunup bulunmadığı araştırılıp bu hususun değerlendirilmesi gerekirken, yerel mahkemece bu husus üzerinde durulmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile kararın HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kararın kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği" gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır.Mahkememizce istinaf ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.Dava trafik kazası nedeni ile sürekli iş göremezlik zararının davalı ... hesabından tazmini istemine ilişkindir.Bilirkişi heyetinin düzenlediği █████/2024 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davaya konu trafik kazasında ikinci taşıtın mevcudiyetinin ancak yargılama neticesi ortaya çıkacak mahiyette olduğu, kazanın oluşumu, taşıtın kaldığı konum, yaralanma durumu ve çarpışmaya bağlı diğer taşıtın varlığı hususunda kanaat oluşturmanın mümkün olmadığı, verilen gerekçe ile bu konudaki mütalaanın, gelişecek duruma binaen Sayın Mahkemenin uhdesinde bulunduğu, teknik açıdan kazanın meydana gelmesine ilişkin iki seçenekli değerlendirme yapma zaruretinin hasıl olduğu, ikinci bir taşıtın varlığının ispatlanması veya bu yönde kanaat oluşması durumunda kazanın meydana gelmesinde: sürücüsü ve tescil bilgileri bilinmeyen taşıt sürücüsünün %75 oranında, asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı taşıtın yaralanan sürücüsü ...'in %25 oranında tali kusurlu olduğu, yargılama neticesi diğer taşıtın varlığı ispat edilmediği ya da bu yönde Mahkeme kanaati oluşmaması halinde kazanın meydana gelmesinde: ... plaka numaralı taşıtın yaralanan sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olacağı, netice ve kanaatine varılmıştır.Adli Tıp Kurumu'nun █████/2024 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; ... oğlu 19.04.1995 doğumlu, ...’in 28.07.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, █████/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; I-Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10, Şekil 2.11’e (%3+%2=%5) göre üst ekstremite özürlülük oranı %5, Tablo 2.3’e göre tüm vücut özürlülük oranı %3, II. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, Subrakondüler veya interkondiler kırık, Nondeplase, Tablo 3.33b’ye göre;%5, Tablo 3.2’ye göre%3 İki arzaısnın Balthazard ile toplanmasında tüm vücut özürlülük oranının % 5.91 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunmuştur.Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; █████/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... hesabının sorumluluğu bulunduğunun iddia edildiği, mahkememizce tarafların tüm delillerinin toplandığı, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alındığı, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 6 olduğunun tespit edildiği, mahkememizce istinaf bozma ilamı öncesi alınan kusura ilişkin bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağındaki anlatım arasında çelişki oluştuğundan çelişkinin giderilmesi amacıyla ... makina kürsüsünde görevli alanında yetkin 3 kişilik bilirkişi heyetinden tarafların kusur durumunun tespitine ilişkin rapor aldırılmış, alınan bilirkişi raporu ile kazanın ne şekilde oluştuğuna ilişkin tespit yapılamayacağının belirtildiği, davaya konu kazada olduğu belirtilen taşıt ile temas gerçekleştirilmediğinden, plakası tespit edilemeyen aracın şerit ihlali yapıp yapmadığının dosya kapsamında tespitinin mümkün olmadığının tespit edildiği, nitekim kaza tespit tutanağına göre kazanın tek taraflı trafik kazası olduğu belirtilmiş olup, kazaya plakası tespit edilemeyen aracın kazaya neden olduğuna ilişkin davacının soyut kolluk ifadesi dışında hiçbir delillin bulunmadığı, dolayısıyla bu yönde bir ispatın olmadığı, ispat yükü üzerinde bulunan davacının meydana gelen trafik kazasında, gerek plakası tespit edilemeyen aracın varlığını ispat edememiş olması, gerekse de plakası tespit edilemeyen aracın şerit ihlalinde bulunduğunu kanıtlayamamış olaması dikkate alındığında plakası tespit edilemeyen aracın kusurlu olduğu tespit edilemeyeceğinden davalının sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan 54,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 561,00 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,4-Davalının karşıladığı toplam 620,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır