İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin, çalınan ve sahte ciro iddiasıyla ciro zinciri kopan çek nedeniyle açılan menfi tespit davasında yetkili hamilin belirlenmesine ilişkin kararı.
Özet: Davacı, ticari ilişki kapsamında davalıya teslim edilen ancak çalındığını ve lehtar kaşe/imzasının sahte olması sebebiyle ciro zincirinde kopukluk oluştuğunu iddia ettiği bir çek nedeniyle kendisine borçlu olunmadığının tespitini talep etmiş; davalı taraf cevap vermemiş, bilirkişi raporları taraflar arasında ticari ilişkinin ve çekin defterlerde kaydının olduğunu belirtse de, mahkeme, çekteki hakkın devri ve yetkili hamil olabilmek için müteselsil ve geçerli bir ciro zincirinin bulunmasının zorunluluğunu, aksi halde hamilin hak talep edemeyeceğini vurgulamıştır.

T.C.
İSTANBUL15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili firmanın, davalı ... firması ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle bu firmaya 3 adet çek teslim edildiğini, teslim edilen çeklerin ... Gıda şirketinden çalındığını, çalınan çeklerle ilgili çek iptali davası açıldığını ve ödeme yasağı konulduğunu, davaya konu █████/2023 keşide tarihli ... çek numaralı çekin davalılar tarafından ciro edildiğini ve davalı ... ... tarafından █████/2023 tarihinde bankaya ibraz edildiğini, ancak çekteki lehtar kaşe ve imzasının sahte olması nedeniyle ciro zincirinin koptuğunu, bu sebeple çekteki hakkın davalılara geçmediğini iddia ederek müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.-█████/2024 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafından davalıya verilen menfi tespite konu edilen █████/2023 keşide tarihli ... nolu 240.048,20 TL çekin davacının defter kayıtlarında olduğunu, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, ticari iş ilişkisi kapsamında davacının davalıdan 2023 yılında 2 adet KDV dahil genel toplamı 1.485.475,68 TL olan mal faturası almış olduğunun tespit edildiğini bildirmiştir.-█████/2024 tarihli raporunda özetle; Davalıya ait 2023 yılı yasal defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğunu, menfi tespit davasına konu 240.048,20 TL tutarlı çekin davalı ... A.Ş ye ait yevmiye defterinde ... nolu yevmiye maddesinde alınan çekler hesabında kayıtlı olduğunu, her iki tarafın defter ve kayıtlarının birbirini teyit ettiğini, Davalı ... A.Ş ile davacı ... LTD ŞTİ arasında 2023 yılında alım satıma dayalı bir ticari ilişkinin var olduğunu bildirmiştir.GEREKÇE
:Dava, ... seri nolu █████/2023 keşide tarihli 240.048,20-TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı keşideci, uyuşmazlığa konu çekin lehtar davalı ... Gıda şirketinde iken çalındığını, lehtarın kaşe ve imzasının sahte olması nedeniyle ciro silsilesinin koptuğunu ve çek üzerinde bulunan hakkın davalılara geçmediğini iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuştur.Soruşturma dosyasında bulunan banka müzekkere cevaplarından, çekin davalı ... ... de bulunduğu tespit edilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/(19)11-2738 Esas, █████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere;Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur.Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz.Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz.Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; uyuşmazlığa konu çekteki keşideci imzasının davacı keşideciye ait olduğu, çekin lehtar davalı ... Gıda şirketinde iken kaybolduğu, sahte olduğu iddia edilen lehtar cirosundan sonra çeki alan ciranta ... şirketinin çekin keşide tarihinde faal olmadığı, davalı ... ve davalı ciranta ...'in incelenen UYAP kayıtlarında çok sayıda benzer mahiyette soruşturma ve takip dosyalarının bulunduğu, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında zayi nedeniyle iptal davasında uyuşmazlığa konu çek için ödeme yasağı kararı verildiği, çekin bankaya davalı ... tarafından ibraz edildiği, ödeme yasağı kararı nedeniyle çekin davalıya iade edildiği, imza incelemesi yapılmak üzere çek aslını ibraz etmesi için davalı ... ...'e ihtaratlı kesin süreli muhtıra çıkarıldığı, ancak çek aslının mahkememize ibraz edilmediği, soruşturma dosyasına da çekin sunulmadığı, çek aslının araştırılması nedeniyle soruşturma dosyasının derdest olduğu, bu durumda lehtar davalı ... Gıda dışındaki davalıların, 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edemediği, bir başka anlatımla lehtar cirosunun sahteliği iddiasında ispat yükü üzerinde olan davalıların ciro zincirinde kopukluk olmadığını ve yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığından (ciro zincirindeki kopukluktan önceki) lehtar ve keşideciye başvurma hakkının bulunmadığı, sonuç olarak çek aslının sunulmaması nedeniyle lehtarın cirosunun sahte olduğu kabul edilerek, birbirini takip eden geçerli ciro zinciri olmadığı için lehtar dışındaki davalıların 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu yani kendisine çek üzerinde bulunan hakkın geçtiğini ispat edemediğinden aynı Kanun’un 792. maddesine göre ispat yükünün davacı keşidecide olduğu düşünülemez. Çünkü 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki düzenleme, çeki 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesine göre geçerli bir ciro ile hakkın devredildiği ve yine 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat eden yetkili hamiller içindir.Bu durumda lehtar dışındaki davalılar, çekteki hakkın geçerli ve birbirine bağlı ciro zinciri ile hak sahibi olduğunu ispat edemediğinden ve keşideciye başvuru hakkı bulunmadığından, davanın lehtar ... Gıda dışındaki davalılar yönünden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Lehtar ... Gıda yönünden ise; davalının lehtar olması nedeniyle hak sahibi olduğu ve davacı keşidecinin lehtara borcunu ödediğini ispat edemediği anlaşıldığından, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ yönünden davanın REDDİNE,2-Davanın KABULÜ ile, Davacının uyuşmazlığa konu ... nolu █████/2023 keşide tarihli, 240.048,20-TL bedelli çek nedeniyle davalılar ... İnşaat ... LTD. ŞTİ'ne, ...'e borçlu olmadığının TESPİTİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 16.397,69-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 4.099,43-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 12.298,26-TL harcın davalılar ... İnşaat ... LTD. ŞTİ, ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 38.407,71-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... İnşaat ... LTD. ŞTİ, ...'den alınarak davacıya verilmesine,4-Red edilen kısım yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 38.407,71- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ödenmesine,5-Davacı tarafından yapılan 4.279,33-TL ilk gider, 1.840,75-TL tebligat ve müzekkere gideri ve 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.120,08-TL yargılama giderinin davalılar ... İnşaat ... LTD. ŞTİ, ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*