Yaralamalı trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebiyle açılan davanın sigorta tahkim komisyonu kararına itirazın temyizi süreci.
Özet: Bir trafik kazasında kalıcı maluliyet yaşayan davacının, davalı sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davasında, tahkim heyeti davacıya 153.940,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile faiz ödenmesine karar vermiştir. Davalı sigorta şirketi, maluliyet raporunun usulüne uygunluğunu, bakıcı ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunu, müterafik kusur indirimi gerekliliğini ve faiz başlangıcını sorgulayarak karara itiraz etmiştir. İtiraz Hakem Heyeti, ana tazminat talebini uygun bularak onaylamış ancak vekalet ücretini revize etmiştir. Davalı vekili ise tahkim itiraz hakem heyetinin bu kararını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ D.İş -████████ K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI
: 2023/İHK-5400SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI
: K-███████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucunda 21.05.2021 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 153.940,64 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davaya konu kaza nedeniyle davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilerek ödeme yapılmış olması halinde yapılan ödeminin hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin teminat dışı olması ve SGK'nın sorumluluğunda olması nedeniyle bakıcı giderinden ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan davacının ehliyetsiz motosiklet kullanıyor olması ve kask ve koruyucu tertibat takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumlu olmadığını, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 153.940,64 TL tazminatın 21.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 24.091,10 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, kusur oranı kabulünün oluşa uygun olmasına göre davalının bunlara yönelik itirazların reddine ve başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile davanın kabulü ile 153.940,64 TL tazminatın 21.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin teminat dışı olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, kaza nedeniyle davacının başkaca bir gelir elde edip etmediğinin araştırılması suretiyle gelir elde ettiğinin tespiti halinde hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gerektiğini, davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığının tespiti halinde hesap olunacak tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir1- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 18.02.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin hipertrofik skar ve keloid, hafif, vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplayan maddesine göre %3 ve omuz hareketlerine bağlı üst esktremite engelliği maddesine göre %8 ve balthazard formülü uygulandığında toplam engellilik oranının %11 oranında olduğu kabul edilmiştir.Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde plastik cerrahi uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacının yerleşim yerine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.2-Kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı sigortalı aracın sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/g maddesinde düzenlenen şerit ihlali yapmak kuralını ve 52/1-a maddesinde düzenlenen aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak kuralını ihlal ettiğinin, yine davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a madde hükmünü ihlal ettiğinin ifade edildiği görülmüştür.6100 sayılı HMK'nın 266. ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında tarafların kusur oranlarını belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır. Hakem heyetince, herhangi bir kusur raporu alınmaksızın davalının sigortaladığı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir. Bu sebeple eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için alanında uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.3-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.02.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.